1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Girne'de ürküten tablo: 19 günde, 227 yerel vaka
“Zor durumdayız”

“Zor durumdayız”

2020 yılının ikinci asgari ücretini belirlemek amacıyla,toplanan Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nda işverenler adına konuşan Metin Arhun “İşverenler de zor durumda” İşçiler adına konuşan Ali Yeltekin ise “Özel sektör çalışanları sahipsiz bırakıldı” dedi.

A+A-

Aygün Bahar ÖKMEN

Asgari Ücret Saptama Komisyonu 2020 yılının ikinci asgari ücretini belirlemek amacıyla toplandı, taraflar masaya görüşlerini koydu. İşverenler adına konuşan Metin Arhun “İşverenler de zor durumda” derken, İşçiler adına konuşan Ali Yeltekin, “Özel sektör çalışanları sahipsiz bırakıldı” şeklinde konuştu. Toplantı arasında açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Erçin Tekakpınar, “Karar alma aşamasında değiliz” dedi. YENİDÜZEN’e konuşan vatandaş ise; asgari ücretin en az 4500 TL olması gerektiğini belirtti. Asgari ücretin belirlenmesi amacı ile yapılan toplantı esnasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dışarısında Emek Platformu eylem yaptı. Sekiz sendikanın oluşturduğu Emek Platformu, asgari ücretin en düşük kamu çalışanı maaşına eşitlenmesi çağrısında bulundu.

 

Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplantısı’nda neler konuşuldu?

Asgari Ücret Komisyonu Toplantısının başında yapılan açıklamada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Erçin Tekakpınar, konuştu. Tekakpınar, sektörlerin ve çalışanların içinde bulunduğu durumu değerlendirmek üzere toplandıklarını bildirirken, toplantının amacının “Mevcut şartları değerlendirmek, tarafların çalışmalarını dinlemek ve Bakanlığın görüşlerini ortaya koymak” olduğunun altını çizdi.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Erçin Tekakpınar:

“Karar alma aşamasında değiliz. Önümüzdeki toplantılara bir zemin yaratmaya çalışıyoruz”

Sözü alan ilk kişi olan Müsteşar Tekakpınar, 2020 yılının ilk asgari ücretinin Şubat ayında belirlendiğini anımsattı.
Tekakpınar sektörlerin, çalışanların, ekonominin durumunu değerlendirmek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu topladıklarını belirterek, pandeminin ekonomiye etkilerine işaret etti. 
Tekakpınar, “Amacımız mevcut şartları değerlendirirken tarafların varsa çalışmalarını da gözden geçirmek ve bakanlığın görüşlerini ortaya koymaktır” dedi.
 

“Asgari ücret tabi ki belli bir miktarda mutlaka artacak”

Tekakpınar şunları söyledi: “Bir karar alma aşamasında değiliz. Bugün sadece tarafların çalışmaları varsa çalışmalarını değerlendirmek, bizim yapmış olduğumuz bir takım çalışmalar var, onları taraflara anlatmak üzerine geçiyor. Önümüzdeki toplantılara bir zemin yaratmaya çalışıyoruz. Asgari ücret tabi ki belli bir miktarda mutlaka artacak. Bunları hep beraber değerlendireceğiz. Ümit ediyorum ki ilerideki toplantılarda bir karar alma noktasında olacağız. Bu aşamada tek söyleyebileceğim budur.”


Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Temsilcisi Metin Arhun:

“Battık, bittik, geçinemiyoruz açıklamalarını duyuyoruz”

Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Temsilcisi Metin Arhun, ülkemizde uzun süredir sağlıklı giden bir ekonomik yapı olmadığını belirterek şu şekilde konuştu:

“Ülkemiz maalesef uzun bir dönemdir sağlıklı bir ekonomik yapıya kavuşamadı. Biz zor günler içerisinde, çalışanlarımızı da, ülkemizin ekonomik şartlarını da düşünerek bir çözüm üretmek, çalışanlarımıza daha iyi şartlar sunmak hedefiyle bu toplantıya gelip elimizden gelen katkıyı yapmaya çalışıyoruz. Ancak sözüme başlarken de ifade ettiğim gibi işverenlerimiz de bu durumdan etkilenmiş, hatta maalesef çalışanlarımızdan katbekat fazla etkilenmiş durumda. Biz toplantı çağrısını aldığımızda şok olduk. Acaba bu süreç içerisinde belki başka düşüncesi vardır, özellikle ekonomik politikaları ortaya koyan kesim olarak devletin. Çünkü sizin de bildiğiniz gibi henüz bir hükümet yok. Ve var olan sorunlara çözüm üretmek için çırpınılıyor. Hem işveren olarak biz çırpınıyoruz hem de devlet de her ne kadar kamuoyu önünde iyi mesajlar verse de görüyoruz ki o da çırpınıyor. Biz çalışanların temsilcilerinin görüşlerini alalım, saygımız var. Ülkenin durumunu görüyoruz. Onlar da bizden alsınlar ve hükümet kanadından da değerlendirmeleri alalım. Daha çok rakamlarla konuşalım, ülkenin koşullarını konuşalım ve mümkün olan en iyi ücreti belirleyelim ama mümkün olanı… ”
 

“Diğer tarafın da halini anlamak gerek…”

Her toplantıdan önce ve her toplantı ardından asgari ücretin ne olacağına dair tartışmalar olduğunu ifade eden Arhun, “‘Battık, bittik, geçinemiyoruz’ açıklamalarını da duyuyoruz. Evet, bir kısmı haklı ama diğer tarafın da halini anlamak gerek…” şeklinde konuştu.
Bakanlar Kurulu’nun işten durdurma olmaması adına pandemi sürecinde bir karar ürettiğini hatırlatan Arhun, “Çalışanların bu ortamda işverene yükü nedir? Bununla ilgili devletin yapacağı katkı nerde? Sıkıntılı bir süreç içindeyiz.  İşveren, bu olumsuz ortamda şu anki asgari ücreti bile vermekte zorlanıyor” ifadelerini kullandı.


“Fon kaynağı da tükenmek üzere, fonda 22 milyon TL kaldı”

İşverenlerin katkıları ile oluşturulan fondaki kaynağın da tükenmek üzere olduğunu dile getiren Arhun, destek ödemeleri için 280 milyon TL harcandığını ve fonda 22 milyon TL kaldığını öğrendiklerini belirtti. Arhun, konuşla ilgili şu şekilde konuştu:

“Bu fon ne kadar doğru kullanıldı, bilemiyorum. Yabancı uyruklu işçilere verilen katkılar da bize göre yanlış şekilde verildi. Devlet onu herhalde bir şekilde iade edecektir. Bunu da konuşacağız.”


Hür-İş Genel Sekreteri Ali Yeltekin:

“Özel sektör çalışanları sahipsiz bırakıldı”

İşçi temsilcileri adına konuşan Hür-İş Genel Sekreteri Ali Yeltekin, bakanlığa 18 Eylül’de yazdıkları yazıya ancak 2 ay sonra cevap verildiğini ve komisyonun ancak toplanabildiğini belirtti. Yeltekin şu şekilde konuştu:
“18 Eylül’de yazmış olduğumuz yazıya iki ay sonra cevap verildi. Tabi ki işçi temsilcileri olarak büyük bir sıkıntı içerisindeyiz. Ülkede covidle ilgili yapılan uygulamalarda bütün kısıtlamalarda özellikle özel sektörde çalışan insanların çektiği acıyı buradan paylaşmak isterim.  Bildiğiniz üzere Şubat 2020’den itibaren asgari ücret brüt 3.820, net 3.320 TL oldu. Mart’tan itibaren covid-19 salgından dolayı kapanan işyerleri 1 Mayıs’ta tekrar açıldı. Bu kapanma sonrasında maalesef işletmeler emekçileri daha zora sokmuştur. İşverenlerin de hakkını vereyim. Onları da zora soktu. Ancak ülke siyasetinin içinde bulunduğu durum da covid-19 salgının yaptığı hasarı katbekat arttırmıştır. Seçim yasakları, Cumhurbaşkanlığı Seçim sürecinin uzatılması, tekrar seçim yasakları, Parti Kurultayları, 3 Bakan’ın istifa etmesi, siyaseten bir kaosun oluşmasından dolayı da bugünlere kadar geldik. Şunu da belirtmekte fayda görüyoruz, biz Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’na bundan 1 ay önce bir mektup attık. Dedik ki gelin oturun, bu asgari ücretle ilgili eksiklikleri, işçinin-emekçinin zorluklarını, işverenin zorluklarını oturup konuşalım. O mektuptan sonra bizi ne aradılar ne sordular. Sadece kendi başlarına birtakım düşüncelere savruldular. Oysa biz sosyal ortağız masada. Ben soruyorum, acaba bizim yazdığımız mektubu mu kale almadılar? Bizi mi önemsemiyorlar? Yoksa bu ülkenin sahibi işverenler mi zannediyorlar? Doğrudur aslında, sömürüye devam. Açlığa devam. Her türlü zulme devam olan asgari ücretli özel sektör çalışanlarına bir damla su verebilir miyiz diye bir mesaj ilettik biz. Ama elimiz havada kaldı. Buradan söyleyelim. Halkımız da bizi dinlesin.”

 

“İktidar da muhalefet de bu krizi iyi yönetemedi”

Yeltekin, “Bizim kimsenin parasına gözümüz yok, derdimiz evimize bir parça ekmek götürmek onu da zamanında götürmek” dedi. Pandemi döneminde yaşanan sorunlara da değinen Yeltekin, ülkedeki siyasi durumun COVİD-19’un etkilerini derinleştirdiğini söyledi, “İktidar da muhalefet de bu krizi iyi yönetemedi” şeklinde konuştu.
Yeltekin konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu dönemde evine 3 bin 323 TL götüren asgari ücretliye rastlamadım. Onlarca telefon, bir sürü ihbar alıyoruz. İhbarları ilgili kurumlara imzamızla gönderdik. 31 Ekim’e kadar özel sektördeki insanlar çok zor günler geçirdi. Ne işveren ne de devlet sorunlara çare üretemedi. Özel sektör çalışanları sahipsiz bırakıldı. Teşvik verdik, sigorta affı, prim affı yaptık ama bu insanlar ne aldı diye sormadık. 124 kişi ile konuştum. 2 bin TL’nin altında maaş aldıklarını ifade ettiler. Sosyal Sigortalara ve Çalışma Dairesi’ne durumu ilettim. Sonuç nedir bilmiyorum…”
Yeltekin, İş Yasası ile Asgari Ücret Yasası’nın ve teşvik modellerinin gözden geçirilerek düzenlenmesi gerektiğini ifade etti, “Asgari ücretin ivedi şekilde belirlenmesini, Ocak 2021’e yönelik toplantı çağrısının da yapılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
 


Asgari Ücret Tespit Komisyonu en son ne zaman toplanmıştı?

Hatırlanacağı üzere, Asgari Ücret Saptama Komisyonu 25 Şubat 2020 Salı günü yapılan itirazları görüşmek üzere tekrar toplanmıştı. Devlet tarafı 5, işçi tarafı 4 evet oyu verirken işveren tarafı toplantıyı terk etmişti.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu tarafından 2020 yılının ilk asgari ücretinin brüt 3 ,820 TL, net 3 323 TL olarak belirlenmesine ilişkin karar, 26  Şubat 2020 tarihli ve 30 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği açıklanmıştı.

 

1 Şubat 2020 tarihinden itibaren geçerli olan asgari ücret:

Saatlik: 22.04 TL
Günlük: 176.31 TL
Haftalık: 881.54 TL
Aylık: 3.820 TL ( Brüt)
Aylık: 3.323 TL ( Net)

 

Asgari ücretin belirlendiği 25 Şubat 2020’den 25 Kasım 2020’ye döviz değişimi

Asgari ücretin belirlendiği 25 Şubat’tan 25 Kasım’a döviz radikal şekilde yükseldi. İşçi sendikalarına göre; "Dövizin artması ve hayat pahalılığı karşısında Asgari Ücret yüzde 35 eridi"

YENİDÜZEN’in 12 Kasım 2020’de yayımlanan haberine göre; ülkemizde yılda iki kez toplanan ve iki kez artış yapan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bu yıl sadece 1 kez toplandı ve asgari ücrete sadece 1 kez artış yapıldı. Şubat ayında artış yapılmasıyla net 3 bin 233 TL olan asgari ücret, TL’nin döviz karşısında değer kaybetmesiyle birlikte Sterlin karşısında eridi gitti. Şubat 2020’de 422 Sterlin’e denk gelen asgari ücret 25 Kasım’da 312 Sterlin’e denk geliyor. 


"Geçinemiyoruz"

Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi?

Hasan Yağış Ak: “Asgari ücret alan insanlar geçinemiyor”

“Asgari ücret en az 5000 TL olmalıdır” diyen Hasan Yağış Ak, şu anki asgari ücretin son derece yetersiz olduğunu belirtti. Ak şöyle konuştu:

“Asgari ücret alan insanlar geçinemiyor. Açlık sınırının altındalar. Bu parayı alan insanın evi de muhtemelen kiradır. Hem kirayı ödemesi, hem mutfak masraflarının karşılaması… En azından bir çocuğu olan bir ailenin 3.323 Liralık asgari ücretle geçinmesi mümkün değil.”

 

Aziz Ahmed: “Asgari ücretle geçinmek çok zor oluyor”

Dövizin yükseldiğini ve maaşların yetersiz kaldığını belirten Aziz Ahmed, “Asgari ücretle geçinmek çok zor oluyor” dedi. Ahmed şu şekilde konuştu:

“Sterlin yükseldi. Evimiz kira. Tüp gaz 90 lira oldu. Bu şekilde çok zorlanıyoruz. Eskiden 500 TL alıyor, daha rahat yaşıyorduk. Şimdi 3.323 TL asgari ücret yetersiz kalıyor. Mutfak masrafları ve kira zaten maaşın çoğunu eritiyor. Bir de çocuk olunca bu şekilde geçinmek mümkün olmuyor.”

 

Murat Cüneytoğlu: “Asgari ücretin en az 4000-4500 TL olması gerekir”

Ürünlere gelen zamları hatırlatan Murat Cüneytoğlu, bir ailenin asgari ücretle geçinmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Cüneytoğlu şu şekilde konuştu:

“Herkes biliyor ki hayat pahalandı. Ekmek 2,50 Lira oldu. Asgari ücretin en az 4000-4500 TL olması gerekir ki hayat şartlarını karşılasın. Şu anda asgari ücret yetersiz… Çocuğu olan bir ailenin de 4500 TL ile geçinmesi çok zor, hele de Kıbrıs’ta… Ama en azından bu rakama ulaşılmalıdır diye düşünüyorum.”

 

Mustafa Karataş: “Pandemi var, zam var, asgari ücrete artış yok”

Pandemi dönemi gibi ekstrem koşulların yaşandığı günlerden geçerken asgari ücretin yetersiz kaldığını ifade eden Mustafa Karataş şu şekilde konuştu:

“Asgari ücret yeterli değildir. Pandemi döneminden geçiyoruz. Asgari ücretin en az 200-300 TL yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Elbette bu artış yeterli olmayacaktır ama en azından insanlara biraz faydası dokunur, nefes aldırır. Şu anda pek çok ek masraf da var içerisinde bulunduğumuz dönem dolayısı ile. Gelen zamlar da mevcut. Market alışverişi en büyük masraflardan biri haline geldi. Bu hali ile asgari ücret yetersiz kalıyor. Pandemi var, zam var, asgari ücrete artış yok”

eylem-009.jpg

Emek Platformu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde pankart açtı:

“Özel sektör emekçileri kamuda uygulanan eşel-mobil sisteminden yararlanabilmelidirler”

Sekiz sendikanın oluşturduğu Emek Platformu, asgari ücretin en düşük kamu çalışanı maaşına eşitlenmesi çağrısında bulundu.

Emek Platformu’nu oluşturan, HAKSEN, KTÖS, Güç-Sen, El-Sen, Vergi-Sen, Hazine-Sen, Basın-Sen ve HTKS’den bazı yetkililer, Asgari Ücret Saptama Komisyonu toplantısı sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde pankart açtı. 

Eylemde Platform adına Güç-Sen Başkanı Abdullah Özdoğan tarafından okunan ortak açıklamada, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun kararlarının sermayenin çıkarları doğrultusunda olduğu iddia edildi.

Açıklamada, “Asgari ücretin sermayenin örgütlü gücüyle kendi çıkarları doğrultusunda etkilediği bir komisyon tarafından belirlenmesi yanlıştır. Asgari ücret, en düşük kamu çalışanı maaşına eşitlenmeli, böylece özel sektör emekçileri kamuda uygulanan eşelmobil sisteminden yararlanabilmelidirler”  denildi.

Açıklamada, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun 10 ay toplanmamasının özel sektör emekçileri açısından kötü olduğu da belirtildi.

Hak-Sen Genel Başkanı Eren Büyükoğlu, Emek Platformu’nun bir sonraki toplantısının 3 Aralık’ta yapılacağını, tüm sendikaların davetli olduğunu belirtti.

Toplantı öncesinde basın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde toplanan Emek Platformu asgari ücretle ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Bu haber toplam 5936 defa okunmuştur