1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ZİYARETİ NASIL OKUMALIYIZ
ZİYARETİ NASIL OKUMALIYIZ

ZİYARETİ NASIL OKUMALIYIZ

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 18-20Temmuz 2011 tarihlerindeki ‘’Kıbrıs’’ açıklamaları en başında Kuzey’i ve Güney’i ile adamızda, diğer yandan Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve tüm dünyada gen

A+A-

 

 

Türkiye Başbakanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın 18-20Temmuz 2011 tarihlerindeki ‘’Kıbrıs’’ açıklamaları en başında Kuzey’i  ve  Güney’i  ile adamızda, diğer yandan Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve tüm dünyada geniş yankı yaptı. Bu açıklamalar kimilerince hayal kırıklığı yaratırken, bir diğer kesimlerce de olumlu karşılanmıştır. Bu haftaki yazımda Sayın Erdoğan’ın açıklamalarının hangi kısımlarının okunması gerektiği hususundaki kişisel görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Ankara, verdiği mesajlarda öne çıkarılması gereken net ve kesin bir vurgu yaptı. ‘’ Ya yıl sonuna kadar bir çözüm üzerinde anlaşma sağlanacak, ya da müzakere süreci sona erecek ‘’ demişlerdir. Üstelik bu sözlerine devamla da konuşmasında çözümün parametrelerini  şu sözleriyle ortaya koymuştur. Bence ifadcelerinde Sayın Talat’la Sayın Hristofyas’ın  23 Mayıs , 1 Temmuz mutabakatlarını da tüm dünyaya hatırlatarak, Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ki burası çok önemlidir, çözümü ortaya koyarak, yeni ortaklık çerçevesnde, iki kesimli, iki toplumlu  ve Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlanan şekliyle, siyasi eşitlik temelinde bir federasyon olacak, bu ortaklık tek uluslararası kimliğe sahip bir Federal Hükümetin yanı sıra, eşit statüye sahip bir Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ve bir Kıbrıs Rum Kurucu Devleti bulunacak... ‘’ vurgusunu yapmıştır. Bu ifade hakikaten olumsuz diğer ifadelerinin yanında bence dikkat edilmesi gereken bir önemli vurgudur ve bir duruştur. Ayrıca Ekim ayına kadar geçecek sürede yaz ayına rağmen haftada 2 kez ve de yoğunlaştırılmış görüşmelerle yakınlaşmaların sağlanabilmesi için gerekli zaman müsaittir. Peki bu aşamadan itibaren ne yapılmalı derseniz bence yukarıda belirtilen ifadelerin öne çıkarılarak başta Güney Kıbrıs’taki Müzakere Heyetinin, Referandumda halkını Evet yönünde oy kullanması için motive edecek siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin aynı vizyonda bu süreci değerlendirmeleridir. Bunun yanında Kıbrıs’ın Kuzeyindeki  tüm siyasi partiler olmak üzere aynı şekilde belirtilen parametreler ışığında hatta kendi aralarında diyaloglarını geliştirerek her iki lidere gerekli olumlu katkıyı sağlamalarıdır. Şu an Güney’deki motivasyonsuzluğun  nedeninin Zigi Bölgesi diye bilinen yerdeki Evangelos Florakis Deniz Üssünde yaşanan çok şiddetli patlama neticesinde yaşanan önemli trajedidir. Bu gelişmelerin çok kısa sürede geride bırakılarak temel hedefin müzakerelere yoğunlaşmak olmalıdır. Yurdumuzu ve toplumlarımızı tüm bu olumsuz gelişmelerden kurtarmaktır. Önümüzdeki  6-7 ayı en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz. Türkiye Kıbrıs için bir zaman limiti koymuştur. Bu süreyi  kendi aramızdaki kavgaları bir yana bırakarak doğru bir şekilde yapıcı kullanmalıyız. Bu dönemde başta 2.Cumhurbaşkanı  Sayın Talat da bu süre içerisinde toplumundan uzaklaşmadan, yabancılaşmadan sürece aktif katkı yapmalıdır. Toplumunu  başta referandum olmak üzere çözüm sürecine hazırlanmasına aktif katkıda bulunmalıdır. CTP’nin, TDP ve DP ile başlattığı yakın işbirliği çalışmaları tavandan tabana yayılmalı ve bu zemin genişletilmelidir. Bir diğer önemli olgu 7 Temmuz Cenevre Zirvesinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri  Sayın Ban Ki Moon’un her iki lidere de verdiği bir görev vardı. Toplumlarını çözüme hazırlama konusu. Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu ve UBP Liderliği, kendi partileri başta olmak üzere kendilerine destek veren kitlelerini bu sürece hazırlamalarıdır. Buna diğer partilerden ziyade kendi  partilerinin ve partililerinin ihtiyacı olduğu bilinmelidir. Ayrıca son olarak  önemli bir husus da,  bu dönemde Avrupa Birliği merkezlerinde daha çok mesai harcanmalı, Ankara ile ilişikiler bu süre içerisinde geliştirilmelidir. Kıbrıs Sorununun kalıcı bir anlaşma ile sonuçlandırılması adına sorumluluk sahibi her birey bu yönde aktif katkı yapmalıdır.Aksini düşünmek dahi istemiyorum.       

           

 

 

 

 

Bu haber toplam 530 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler