1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. "Zirköy'den Mermertepe'ye"
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

"Zirköy'den Mermertepe'ye"

A+A-

Her zaman dile getirdiğim üzere anılar; kişisel görünse de toplumsal açıdan büyük önem taşımaktadır. Ne yazık ki Kıbrıs Türk toplumu, onca zaman anı biriktirmiş olsa da, bunları kayıt altına almak ve gelecek kuşaklara bırakmak için ne bir satır yazıp bir yerlere koymuş ne de elindeki "belge" nitelikli kaynakları saklamayı düşünmüştür. Kendi belleğinde yaşanılan anıların toplumla ilgili olan taraflarını da toprağa birlikte götürmek, "toplumsal hafızamızı" işte bu denli eksik bir hale de getirmiştir. Bundan dolayıdır ki, neredeyse son 15-20 yıldır Kıbrıs Türk yazın alanımızda "anı-roman" şeklindeki üretimlerimizin git gide çoğalması, "toplumsal bellek" adına önemli bir kazanım olduğunu vurgulamak isterim.

Bu alanda kimi "anı" kitapları kimi romanlaştırılmış anı kitaplarının "edebi" açıdan çok, paylaşılan bilgi benim için birinci derecededir. Elbette "edebi" yanını yok saymak ya da önemsiz kılmak gibi bir düşüncede değilim ama şu "toplumsal hafıza" var ya, sanki ilk etapta konuya buradan başlanması gerektiği gibi geliyor bana.

***

"Toplumsal Mücadele Tarihi"miz denildiğinde aslında bunun merkezinde her daim yakın geçmiş olan 1958-1967 yılları gelmektedir. Pek de uzak bir tarih değil ve bu dönemlerde gençliğini, çocukluğunu yaşamış insanların hatırladıklarının bile kayıt altına alınmasının değerinin ölçüsü yoktur.

Araştırmacı, roman yazarımız sn. İsmail Bozkurt'un, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasından çıkan "Zirköy'den Mermertepe'ye, Kıbrıs'ta Direniş ve Mücahitlik Yılları, (1 Nisan 1955-1968 Baharı)" isimli kitabı "Mücadele Tarihimiz" üzerine olduğu kadar sosyal ve kültürel yaşanmışlıklar açısından da, önemli bir bellek sunuyor bizlere. 656 sayfalık kitabını 6 ana başlık altında, şu isimlerle sunuyor okura:

"1) Yeraltından Yerüstüne (1 Nisan 1955-20 Aralık 1963), 2) Köyüm Diye Çıktım Yola (27-29 Şubat 1964), 3) Geçitkale/Köfünye Kovan Heyeti Üyeliğim ve Kovanbeyliği Dönemim (1 Mart 1964-Kasım 1967), 4) Türk Ordusu'nda Üç Komutan Günay Bey, Çetin, Deniz Bey (Nisan 1966-15 Kasım 1967), 5) 15 Kasım 1967 ve Sonrası, 6) 15 Kasım 1967 Saldırısı İçin Yazılanlar..."

TMT yani, Türk Mukavemet Teşkilatı üzerine bugüne kadar birçok yazı, makale, anı, roman, araştırma, haber yayınlanmış olmasına rağmen, yıllardır "tabu"laştırılan ve tartışmaya kapalı olan söz konusu yapılanma ve işlevselliği, etkinlikleri hakkında daha bilinmedik çok şeyin olduğu bir gerçek. İsmail Bozkurt bey artık bu tabunun kalkmasının ve anlatacak birşeyleri olanların, "doğruya" ulaşabilmek için anlatması gerektiğini savunuyor. Bu düşüncesinden yola çıkarak pek de alışık olmadığımız bir belgeyi de kitabında paylaşıyor ki aslında kendi değimiyle, böylesi belgelerin yok edilmesinin askeri bir gereklilik olduğunu da dile getiriyor. "EK'ler" bölümünde yer alan ve kendi bölgesinde TMT'ye yemin ettirilen kişilerin isimleri, bulundukları görev yerleriyle birlikte verilen detaylı bir belgederi bahsettiğim. Böylesi detaylı ve hatta silah gücünü bile içeren belgelerin zaman zaman özellikle "Erenköy Savaşı" üzerine yazılan kitaplarda da rastlıyoruz. Konu bakımından okurun ister ilgisi olsun ya da olmasın bence böylesi belgelerin yer alması, "kaynak" açısından önemli.

İsmail Bozkurt bey kitabın önsöz'ünde şöyle bir cümle kaleme alıyor:

"Anılarımın bu cildindeki en önemli olay, Türkiye ile Yunanistan'ı savaşın eşiğine getiren, 15 Kasım 1967'de Geçitkale'ye ve Boğaziçi'ne yapılan saldırılardır..."

O bölgede yaşanılanların bire bir tanığı ve hatta komutanı olan İsmail beyin anlattıkları ışığında, olay üzerine önemli detaylar ve bilgiler yer almaktadır. Özellikle Geçitkale ve Boğaziçi'nin düşmesinden sonra köyden kaçış maceraları.

Ama tüm bunların dışında toplumda pek konuşulmayan, hani deyimi yerindeyse "es" geçilen bir başka konu var ki, özellikle yöre halkı açısından önem taşıyan, bazı TC komutanlarıyla ilgili olandı. Bu konuyu 4. bölümde "Türk Ordusu'nda Üç Komutan..." ana başlığı altında kaleme alıp bölgede komutanlık yapmış olan Günay Bey, Çetin ve Deniz Beylerden bahsederken, özellikle Günay beyin bir Kıbrıslı Türk tarafından vurularak öldürülmesi yanında, "Çetin'in çılgınlıkları beni çileden çıkardı" alt başlığıyla ele aldığı, bölgenin bir başka komutanlarından Çetin komutanla ilgili hatıraları gerçekten okunması gereken ilginç olaylar. Bu konular özellikle, köy halkı ile oraya gönderilen komutanlar arasındaki yaşanmışlıkların, artısıyla eksisiyle ortaya konulması, bu konuda pek dillendirilmeyen "sosyal" olaylardan biridir kanımca.

Kitap, evet sadece bir "Milli Mücadele" tarihini ele alan bir kitap değil. Bunun yanında genelde Kıbrıs'ın özelde ise o dönemin köylerindeki sosyal-kültürel yaşamı da belgelemektedir.

Bu yazı toplam 773 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar