1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. "Zararı kim karşılayacak?"
"Zararı kim  karşılayacak?"

"Zararı kim karşılayacak?"

Mühimmat patlaması nedeniyle Çatalköy ile Alagadi bölgesinde, evi veya iş yeri hasara uğrayan bölge sakinlerinden kimileri zarar ziyanını kendi giderdi, kimisi de ekonomik gücü olmadığı için hala tadilatını yapamadı.

A+A-

Mühimmat patlaması nedeniyle Çatalköy ile Alagadi bölgesinde, evi veya iş yeri hasara uğrayan bölge sakinlerinden kimileri zarar ziyanını kendi giderdi, kimisi de ekonomik gücü olmadığı için hala tadilatını yapamadı. Zarar gören yurttaşlar yetkililere yardım çağırısında bulundu, bölge kaymakamı ise hasar tespiti yapıp konuyu bakanlığa aktaracaklarını kaydetti.  

 

Girne Kaymakamı Sinan Güneş hasar müracaatları kabul ettiklerini anlattı. Güneş, “Yerlerine gidip tespit yapılacak, daha sonra da bakanlığa aktarılıp takip edilecek” diye konuştu.

 

Kaymakam Güneş, “Benim ziyan karşılamakla ilgili bütçem yok. Hasar tespitleri yapılacak ve konuyu bakanlığa aktaracağız. Bunu beklenmeyen durumlar veya hasar tespitlerle ilgili de yapıyoruz, yine yapacağız ve bakanlığa aktaracağız.” şeklinde konuştu.

 

 

BÖLGEDE ZARAR ZİYANA UĞRAYAN KİŞİLER NE DEDİ?

Nevvar Alişo: (Alagadi Bölgesi, Teknecik Elektrik Santrali Karşısı):

“Zarar ziyanımı kim görecek? Bu olaylar yaşanmasın, kendimizi güvende hissedelim lütfen...”

Muhammet Kurtoğlu (Arapköy Sakini):

“Kendimizi çok güvende hissetmiyoruz”

Uğur Burunkaya (Arapköy Sakini):

“Bahçede havan evin üst tarafında tank mermisi buldular, camlarımız kırıldı”

Osman Akbaş (Çatalköy Bölgesinden bir işletme sahibi):

“Neden bize de gelip zarar ziyanımızı soran olmadı?”


Fehime ALASYA

Çatalköy’de askeri bölgedeki cephanelikte yaşanan patlamanın ardından zarara uğrayanlar mağdur olduklarını belirtti, yetkililerden yardım istedi.

Evi, iş yeri hasara uğrayan bölge sakinleri, kimisi zarar ziyanını kendi giderdi, kimisi de ekonomik gücü olmadığı için hala tadilatını yapamadı, yetkililere yardım çağırısında bulundu...

Maddi hasarları bulunan bölge sakinleri, aradan geçen yedi günün ardından, hiçbir yetkili tarafından hala bölgede hasar tespiti yapılmadığını ifade ederek sitem etti.

10 milim kalınlığında camların yerle bir olduğunu anlatan Nevvar Alişo, maddi gücü olmadığı için hala yardım bekliyor.

Kaymakamlıktan yardım talebinde bulunan ve cevap alamadığını iddia eden Alişo, yetkililere seslenerek “Lütfen bana kim yardım edecek cevap verin!” dedi, YENİDÜZEN ve Kanal Sim aracılığıyla yardım talebinde bulundu.

Patlamalarla 1974 olaylarını anımsadığını dile getiren Alişo, göz yaşlarına hakim olamadı.

Alişo: “1963 göçmeniyim, 1974 olaylarını yaşadım, uçakların gürültüsünü, o korkuyu hatırlıyorum. Savaş olmasın, bu olaylar yaşanmasın, kendimizi güvende hissedelim lütfen...”

 

Güneş: “Hasar tespitleri yapılacak ve konuyu bakanlığa aktaracağız”

Girne Kaymakamı Sinan Güneş hasar müracaatları kabul ettiklerini anlattı. Güneş, “Yerlerine gidip tespit yapılacak, daha sonra da bakanlığa aktarılıp takip edilecek” diye konuştu.  Kaymakam Güneş, “Benim ziyan karşılamakla ilgili bütçem yok. Hasar tespitleri yapılacak ve konuyu bakanlığa aktaracağız. Bunu beklenmeyen durumlar veya hasar tespitlerle ilgili de yapıyoruz, yine yapacağız ve bakanlığa aktaracağız.” şeklinde konuştu.

 

Yaşananlar hala hafızalarda…

Bölgede oluşturulan kriz masasından ümitli olan bazı bölgeliler, hasarların karşılanması temennisinde bulundu, asker ve polis tarafından bölgede etrafa yayılan mühimmat arama çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Patlamanın neden olduğuna dair yetkili makamlardan açıklama bekleyen bölge sakinleri, kendini hala güvende hissetmediğini aktardı.

Askeri bölgedeki cephaneliğin çok büyük olduğunu iddia eden bölgeliler, bununla ilgili ne gibi önlemler alınacağının halk ile paylaşılması gerektiğine dikkat çekerek ancak bu sayede güvende hissedeceklerini söyledi.

Hala o gece yaşananların tesiri altında olan bazı Arapköy sakinleri ise evdeki camlarının kırıldığını, bahçelerinde çeşitli mühimmatlar bulunduğunu ifade etti.

Olay gecesi birçok siyasinin otele ziyarette bulunmasına atıfta bulunan bazı vatandaşlar, “Neden bize de gelip zarar ziyanımızı soran olmadı?” diye sitem etti. 

 

patlama-zarar-foto-(1).jpg
Bölgede birçok ev zarar gördü, çeşitli noktalardan camları kırıldı.

patlama-zarar-foto-(2).jpg
Çatalköy bölgesindeki bazı iş yerlerinin vitrin camları yerle bir oldu.


BÖLGEDE ZARAR ZİYANA UĞRAYAN KİŞİLER NE DEDİ?

Nevvar Alişo: (Alagadi Bölgesi, Teknecik Elektrik Santrali Karşısı):

“Zarar ziyanımı kim görecek? Bu olaylar yaşanmasın, kendimizi güvende hissedelim lütfen...”

"Gece uyuyordum, evim buranın üst katındadır. Bir gürültü duydum, hemen çıkıp baktım. Kaza oldu sandım, hiç bir şey yoktu, rüya gördüm sandım, yeniden yattım. Birkaç saniye içinde patlama sesleriyle uyandım. Dışarıya koştum, karşıdan alevler görülüyordu. Ortalık toz dumandı. Bölgedeki kuzenimden patlama olduğunu öğrendik. Başımızın üzerinden geçen cisim sesleri duyuyorduk. Bu sesler bana hiç yabancı değildi… En son altıya on kala patlama oldu. Sabah olunca aşağıya inerken gördüm ki camlar yerlerde, evimin kapı girişi olan alan patlamış. On milim kalınlığındaki cam kırıldı. Bölgede başka yerlerin de camları kırıldı. Onlar taktırdı. Ben Kaymakamlığa gittim, müracaat ettim. Evimin kapısı açık, kime söylemem gerek dedim, bölge kaymakamlığı müfettişi sorumluluk kabul etmedi. Orada çeşitli temaslarım oldu, cevap alamadım. Bu zarar ziyanımı kim görecek? Bunları kim yaptıracak? Ben cebimden ödeyemem, param yok. Ben bu parayı kimden alacam bana açıklama yapsınlar, güvence versinler. Nereye başvuracağımı bilmiyorum. Son çare olayı basına taşımak aklıma geldi. Şimdi evimin kapısı açık, güvenlik sıkıntısı da yaşıyorum. Çoluk çocuğum yukarıda... Esentepe Belediyesi’ni de kınıyorum. Gelip temizliğe bile yardım etmedi, ‘yola çıkart ben alırım’ dedi. Ben yaşlı başlı adam nasıl temizlik yapayım. Ancak dışarıdan alırım diyor. Çatalköy Belediyesi adam yolladı, bana temizliğe yardım ediyor, kırık camları dışarıya çıkarıyorum. Onlara çok teşekkür ederim.

Lütfen bana kim yardım edecek cevap verin.

Bölgede kırk tane bomba bulmuşlar, geçen gün yine detektörlerle parça araması yapıyorlardı. 1995 yılında yine böyle şeyler olmuş, ben burada yoktum, ben Kaymaklı’da 1963 göçmeniyim, 1974 olaylarını yaşadım, uçakların gürültüsünü, o korkuyu hatırlıyorum. Savaş olmasın, bu olaylar yaşanmasın, kendimizi güvende hissedelim lütfen..."

 

nevvar-aliso-foto-(1)-001.jpg 
Alişo, 10 milim kalınlığındaki camları ekonomik gücü olamadığı için yaptıramıyor.

nevvar-aliso-foto-(2)-001.png


Muhammet Kurtoğlu (Arapköy Sakini):

“Kendimizi çok güvende hissetmiyoruz”

“Patlama gecesi evimde dinleniyordum, beni aradılar. Koştum mahalleye çıktım, bağırıp kaçan, ağlayan insanlar vardı. Aracımı alıp mühimmata 50 metre yakın olan akrabalarımın evine koştum, onlar evi terk ediyordu, oradan beş yüz metre yakınında olan eve koştum çünkü araçları yoktu, onları bölgeden uzaklaştırdık. O sırada otel çalışanlarını dışarıda gördük. Toplu kalmamalarını, uzaklaşmalarını söyledik. Köyde otobüsü olan arkadaşlar hemen bölge sakinlerini uzaklaştırdı. Çok heyecanlı bir geceydi, tek tesellimiz can kaybı olamamasıdır. Benim evimde zarar olmadı ama ablamın, eniştemin, komşularımızın evinde çok hasar oldu, camları patladı, bahçeye mühimmatlar düştü... Patlamamış mühimmata denk gelmedik ama ablamın evinin üst tarafında, köyde bazı evlerin bahçe girişlerinde bulundu ve kaldırıldı. Şarapnel parçaları hala toplanıyor, aranıyor, bulduklarını kaldırıyorlar. Kendimizi çok güvende hissetmiyoruz. Oradan cephaneliği kaldırmak çok kolay değil. Sanırım cephanelik içinde patlama olsaydı köy bile ortadan kalkardı, ciddi oranda can kaybı olurdu. Çalışmalar şu an yeterli ama cephanelik dışında olan mühimmatın bölgeden sevk edilmesi gerekiyor. Yetkililerden neden olduğuyla ilgili açıklama bekliyoruz. Nedenini ve aldıkları önlemleri bize söylemeliler. Tüm bölge halkına geçmiş olsun. Belediye ve Başbakan yardımcımız bölgeye geldi, kriz masası oluşturuldu, herkes hasarını oraya bildirirse kaymakamlık tarafından destek görecektir diye düşünüyorum. Faturalarını alsınlar, temennimiz hasarlarının karşılanması."

 

Uğur Burunkaya (Arapköy Sakini):

“Bahçede havan evin üst tarafında tank mermisi buldular, camlarımız kırıldı”

“Patlama esnasında Girne’deydim. Aileme ulaşamadım. Sonra babamı buldum ama onları bulana kadar çok endişelendim. Çıkıp geldim, can havliyle onlara ulaşmaya çalıştım. Onlar ağlıyordu, çok endişeliydi, köyden çıkıyorlardı. Balaban'ına çıktım, olanları oradan izledim, köye giremedim. Evim cephaneliğin 50 metre yakınındaydı, evimi gözden çıkarmıştım, tek derdim ailemdi. Cephanelik tarafında olan bölgede oturma odasında bir cam kırıldı. Çok büyük bir maddi hasar olmadı. Sürgülü cam kırıldı. Basınçtan kapı kilitleri kendiliğinden açıldı. Bahçemizin arkasında, evin etrafında dokuz parça şarapnel bulduk. Arama yaptılar ve bahçede havan buldular, üst tarafımıza yakın tank mermisi buldular. 1995 yılında yine buna benzer bir olay olmuştu. İki yıl önce de yangın çıkmıştı, açıkçası güvende hissetmiyoruz. Çok kuvvetli mühimmatlar varmış, çok endişe verici. Bölgede asker ve polis çok fazla uğraşıyorlar, hala çalışmalar devam ediyor. Ama yetkililerden gelen açıklamalar yetersiz, daha detaylı bilgi paylaşılmalı.”

 

Osman Akbaş(Çatalköy Bölgesinden bir işletme sahibi):

“Neden bize de gelip zarar ziyanımızı soran olmadı?”

“Henüz uyumamıştım, önce uçak düştü sandım. Önce sallandık sonra müthiş bir gürültü… Arabamın camı kaportası, iş yerimin camları, karavanımın camı hepsi kırıldı. Toplamda belki de 10 bin TL zararımız oldu.

Bölgede kendimizi güvende hissetmiyoruz, orada olan mühimmat, cephelik çok korkunç. O gece hemen çocuklarımı eşimi alıp Girne’ye kaçtım. Küçük oğlum hala korkuyla uyanıyor. Yetkililerin açıklaması tatmin edici değil. Kimse halkın içine inip hasarınız ne diye sormadı, siyasiler kimseyi göndermedi. Bu ülkede sadece otel mi var? Neden bize de gelip zarar ziyanımızı soran olmadı?”


Bir felaketin daha eşiğinden dönülmüştü

Girne, 11 Eylül gecesini 12 Eylül sabahına bağlayan saatlerde, büyük bir patlama ile uyanmış, askeri cephanelik patlayarak, yangın çıkmasına neden olmuştu. Bölgede, yollar kapatılmış, turistlik tesisler ve bazı köyler boşaltılmıştı.

Gece saat 01.30'da başlayan patlamalar, sabahın ilk ışıklarına, saat 05.00'e kadar sürmüştü.

Ada, önemli bir felaketin eşiğinden dönülmüştü.

Patlamayla birlikte cephaneliğin hemen yanındaki turistik tesiste yaklaşık 2 bin kadar turist sahilde sabahlamış, panik ve korku yaşanmıştı. Patlamalarda can kaybı olmazken, 12 kişi ambulansla hastaneye sevk edilmiş, sağlık durumlarının iyi olduğu açıklanmıştı.

Ankara'dan gelen 'Teknik Heyet'in inceleme yapacağı açıklanırken, bölgede ‘kriz masası’ oluşturulmuştu.

Bu haber toplam 1894 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler