1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Zamana oynayan kaybeder!
Zamana oynayan kaybeder!

Zamana oynayan kaybeder!

Zamana oynayan kaybeder! Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, Kıbrıs’a ilişkin iyi niyet misyonu raporunun içeriği, uluslararası toplumun Kıbrıs’a yönelik ilgisinin devamına işaret eden önemli bir konu. Basından elde et

A+A-

Zamana oynayan kaybeder!

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, Kıbrıs’a ilişkin iyi niyet misyonu raporunun içeriği, uluslararası toplumun Kıbrıs’a yönelik ilgisinin devamına işaret eden önemli bir konu.

Basından elde ettiğimiz bilgilere göre Ban’ın raporunda dikkat çeken iki konu var:  Birincisi Ban zamanın, çözümün bir parçası olmadığının ve iki toplumun mümkün olan en kısa zamanda karşılıklı faydalar ve yaşayabilir bir çözüme sahip olmayı istemelerinin anlaşılır bir şey olduğuna vurgu yapıyor.

Bu vurgu, “takvim”den kaçan ve Kıbrıs sorununu zamana yayarak çözme tercihini (doğum yılım) 1968’den beri uygulamaya çalışan Kıbrıs Rum egemen siyasetine açık bir göndermedir.

Geçen zamanın, gerek toplumların birbiri ile medeni diyalog kurmasını gerekse adada ortak yaşamı teşvik edici işbirliğini yok etmiş olması nedeniyle, “zamana oynayan” bir siyaset yönteminin geçersizliğini düşünmemek imkansız.

Soğuk savaşın sona ermesinin ardından değişen dünya coğrafyasında “değişmeyen tek şeyin Kıbrıs” olmasının yaratmış olduğu sosyal, siyasal ve ekonomik tahribatın maliyeti oldukça büyüktür. Özellikle son günlerde Orta Doğu’nun “Arap Baharı” ile yeniden şekillenme süreci ile ilgili izlediğimiz ayaklanmalar, küreselleşen dünyada ekonominin, siyaset üzerindeki gücünü ortaya koyan önemli ve dikkate alınması gereken bir konudur.

Orta Doğu’daki kapalı ve otoriter siyasi yapıların on yıllardan beridir yaratmış olduğu baskıcı rejimlerin yıkılması çok önemli bir gelişmedir. Bu durum, pek çok faktör yanında yeni iletişim teknolojilerinin yarattığı büyük siyasi hareket ile organizasyon gücü ile küresel sermaye hareketlerinin yarattığı yeni dünya ekonomik sisteminin de bir sonucudur. Değişimin hızı o denli büyük olmuştur ki, gelişmelere ABD’nin bile kolay ayak uyduramadığı Mısır gibi örnekleri izlemek hepimiz için ilginçti. Dolayısıyla on yıllardır batı güçleri ile “müttefik” olan bu otoriter devletlerin yaşadığı büyük değişimin, Akdeniz’in ortasındaki adaya uğramaması düşünülemez.

Ban raporunda hepimizin bildiği ancak kendisinin uluslararası güçlerin dikkatine getirmeyi uygun gördüğü ikinci bir konu ise “iki toplumun da Birleşik bir Kıbrıs olasılığına yönelik güvenlerini kaybetmekte oldukları, ancak çözümle ilgili isteklerinin sona ermediğine” dair son anketlere atıfta bulunmasıdır.

Elbette zamana oynama oyunu müzakere sürecinin “yozlaşmasına” “anlamsızlaşmasına” yol açıyor. Ve yıllardır Denktaş’ın uyguladığı, Makarios ve takipçilerinin izlediği “güç oyunu” hâlâ masanın ruhuna egemen durumda!

Downer, Ban ve en genelde BM’nin Kıbrıs konusunda ilerleme sağlama kararlılığı, BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden aldıkları misyonun bir sonucudur. Downer’in sık vurguladığım kişisel kararlı duruşu elbette önemlidir. Bu kurumsal ve kişisel duruşun ardında, bölgede yaşanabilme ihtimali yüksek yeni gelişmeler karşısında, istikrarsız Kıbrıs’ın gerilime açık bir alan olarak kalmasından duyulan kaygıdır.

Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, Kıbrıs ülkesi ve bunun adı olan Federal Kıbrıs’a ulaşma enerji ve aklını yeniden ortaya koymadıkları sürece, dışarıdan belirlenecek gelişmelerin sadece nesnesi olabileceklerdir.

Bu nedenle, şu an sürdürülen süreç konusunda barış güçlerinin duyarlı olması çok önemlidir. Sonuç: Zamana oynayan kaybeder! Ya da Carpe diem! (günü yakala)

Bu haber toplam 697 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler