1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Yusuf Kaptan mühürlendi, Canbulat gözden mi kaçtı?
Yusuf Kaptan mühürlendi, Canbulat gözden mi kaçtı?

Yusuf Kaptan mühürlendi, Canbulat gözden mi kaçtı?

Kuzey Kıbrıs’ın artık çivisi çıktı dersek beklide en hafif serzenişi yapmış olurur. Siyasi hayattan, tutun da, ekonomik, sosyal, kültürel ve sportif alanda ne tutuyorlarsa ellerinde kalıyor. Ekonominin uçmasından, diyanet kolejlerine, daha öneml

A+A-

 

 

Kuzey Kıbrıs’ın artık çivisi çıktı dersek beklide en hafif serzenişi yapmış olurur. Siyasi hayattan, tutun da, ekonomik,  sosyal, kültürel ve sportif alanda ne tutuyorlarsa ellerinde kalıyor.

Ekonominin uçmasından,  diyanet kolejlerine,  daha önemli olaylar yokmuş gibi,  iktidar partisinin başkan değişikliğinin, UBP’yi karpuz gibi bölmesi,  Lefkoşa Belediyesi sendromu hepsi KKTC’nin dibe çöktüğünün resmi olarak ortada duruyor.

İşte, bu kaotik uygulamalara halk hem güler, hem de kızarken, geçtiğimiz Çarşamba günü sentetik çim çalışmaları için temel i atılan Lefkoşa’nın tarihi surları altındaki Yusuf Kaptan Sahası hükümetin iki bakanlığını karşı karşıya getirdi.

Bu kez, yasaları çiğneyen Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Dürüst, Dürsüt’ten şikayetçi olan ise, Turizm ve Çevre Bakanı Üstel. Yani tam bir komedi.

Tabii, Eski Eserleri koruma yasasına göre, eski eser niteliğini taşıyan yapılardaki değişiklikler ve restorasyonlar, Yüksek Anıtlar Kurulu’nun iznine tabidir.

Ne var ki, uzun yıllardır futbol sahası olarak kullanılan Yusuf Kaptan Stadı’nın bu özelliği bugüne kadar başbakan dahil yöneticilerin gözünden kaçmış olacak ki, geçtiğimiz gün göstermelik bir temel atma töreni yapıldı.

Bu temel atma töreninde kimler yoktu ki. Başbakan İrsen Küçük, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi, Maliye Bakanı Ersin Tatar vs.

İşte, bu komik temel atma töreni Küçük Kabinesi’nin başka bakanı  Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel’den döndü.  Şantiye alanına polis gücünü gönderen Üstel, hem inşaatı durdurdu, hem ihaleyi kazanan şirketin polislik olmasını sağladı.

Bu noktada, konu ile ilgili açıklama Spor Bakanı Dürüst’ten beklenirken, açıklama Spor Koordinatörü Göktaş’tan geldi. Göktaş, “Evet Turizm Bakanlığı’ndan öyle bir şey geldi. Çünkü biz bilgilendirmedik. Bugüne kadar sahada birçok çalışma yapıldı. Böylesi bir bilgi Turizm Bakanlığı’na verilmedi. Bu kez de biz vermeyi düşünemedik” derken, “Yazıları hazırladık. Turizm Bakanlığı’na ulaştırdık. Herhangi bir sorunun olacağını düşünmüyorum” dedi.

 Göktaş, bugüne kadar sahada böyle çok iş yaptıklarından ve kimseye böyle bir bilgi verilmediğinden bahsediyor.

Bu noktada, 2012 Mart ayında açılan ve hemen hemen aynı konumda olan Mağusa Canbulat Stadı aklıma geldi. Acaba, Canbulat Stadı için Yüksek Anıtlar Kurulu’ndan izin alınmadığı, Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu tarafından açıklandı.

Ancak, Milli Eğitim ve Spor Bakanlığı, Mağusa Canbulat Stadı’ndaki gibi beklide  Turizm ve Çevre Bakanlığına bağlı Yüksek Anıtlar Kurulu Canbulat Stadı’nda olduğu gibi  takmadı. Böylece, Yusuf Kaptan Stadı, Mağusa Canbulat Stadı gibi “kim vurduya gitti?”

  


Dünya Londra Olimpiyatlarında, ya KKTC

 

Bugün (dün) Londra’da tüm dünya halklarının buluştuğu Londra Olimpiyatları görkemli bir törenle start aldı. Bu büyük şölende, Afrika’nın ezilmiş halklarından, Uzak Asya’nın güzeli, Ortadoğu’nun mücadeleci ve son yıllarda büyük travmalar yaşayan Balkan halklarının da temsilcileri vardı.

Modern olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertin,  Latince olan "Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü" anlamına gelen "CITIUS-ALTIUS-FORTIUS” ile rahip Didon'un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı bu sözcükleri Olimpiyat Oyunları ruhuna uygun bulduğundan aynen almış ve olimpiyatlara simge yapmıştır.

İşte, her dört yılda dünya halklarının en büyük şöleni olan olimpiyatlarda, dünya halkları keyfini çıkarırken, Saray önünü dünyanın merkezi zanneden politikacılarımızın çağdışı tutumu ve çözüm düşmanlığı bizi tribüne bile değil, TV kanallarına bağlamaktadır.


Erol Belge bebek veya Junior Belge 

 

Her insanın yaşamında olan güzel olaylardan biri de benim başıma geldi. Sevgili oğlum Nazım Belge ile dünyalar güzeli gelinim Gizem Belge’nin bir oğulları dünyaya geldi.

Heyecan içerisinde beklediğimiz doğumda, DOĞUM ODASI”na getirilen ve henüz daha göbek kordonu kesilmeyen tatlı mı tatlı, minik elleri ve çipil, çipil gözleriyle dünyaya “merhaba” diyen Erol Bebek, hepimizin sevinci oldu.

Bu arada, babası ve iki büyük babası futbolun içinden olunca, Erol Bebek de hayata futbolla  başladı gibi. Sarı-kırmızılı ilk elbiseleri ile de en genç Cimbomlu olmanın onurunu da yaşadı.  

İşte böyle bir ortamda “Büyük baba” olmanın hazzı ile yuvasında izlediğimiz Junior Belge o büyük ozanın dediği gibi “Hoş geldin bebek” demek istiyorum.

 Öylesine bir dünyaya geldin ki Junior Belge, bu dünyada seni sevinç, üzüntü,  coşku, heyecan kavga ve en önemlisi kuracağınız güzel bir gelecek beklemektedir. Aramızdan yıllar önce sonsuzluğa uçan çok sevgili yoldaşım dostum Cem Karaca’nın o güzel şarkısı “Mutlaka Yavrum” da dediği gibi “Biz görmedik sen görürsün yavrum, yalansız dolansız bir dünyayı, kuramadık kurarsınız mutlaka”.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 593 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler