1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'YÜRÜYORUM YARI BAĞIMSIZ ÜLKEMİN YARI PARKE DÖŞELİ KALDIRIMLARINDA'
YÜRÜYORUM YARI BAĞIMSIZ ÜLKEMİN YARI PARKE DÖŞELİ KALDIRIMLARINDA

'YÜRÜYORUM YARI BAĞIMSIZ ÜLKEMİN YARI PARKE DÖŞELİ KALDIRIMLARINDA'

Türkay Ilıcak… “Ben baraj yapmak için uğraşırken, adamlar yatmayı tercih ediyorlardı” diyerek memurluktan istifa etti…

A+A-

 

Türkay Ilıcak… “Ben baraj yapmak için uğraşırken, adamlar yatmayı tercih ediyorlardı” diyerek memurluktan istifa etti… Avustralya’nın yerli halkı olan Aborijinler ile tanıştı… Emeklilikle Kıbrıs’a döndü… Şu satırları ona “Mizah Ülkesinin Mizah Şairi” unvanını kazandırdı:

“Yürüyorum yarı bağımsız ülkemin Yarı parke döşeli kaldırımlarında”

Resim, heykel, yazarlık, yayıncılık gibi alanlarda halen aktif olan Ilıcak; çeşitli enstrümanlar da çalıyor. Yaylı tambur, ud, keman, bağlama, kemençe ve piyano çalan Ilıcak, kabak kemençe adı verilen enstrümanı ise kendi yapıyor

Tanju KONURALP

1945 Serdarlı doğumlu olan Türkay Ilıcak, müzisyenlikten yazarlığa, mucitlikten fotoğrafçılığa birçok tutkuya sahip bir isim. Sekiz yaşında, ilk resminin bir çocuk dergisinde yayınlanması ile başlayan sanat hayatına hiç ara vermeden devam eden Ilıcak, kendi deyimi ile hayata Güney Yarım Küre’den bakma şansını yakalamış birisi…

68 KUŞAĞI VE İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Coğrafya bölümünde okuyan Ilıcak, 1968 dönemi ve sol hareketinin merkezinde yer alan isimlerden birisi oldu. Devrimci Talebe Cemiyeti Başkanlığı görevini de bir dönem üstlenen Ilıcak, sol hareketinin yaşandığı dönemlerde birçok ölüm ve zulme şahit olmakla birlikte ilk dünya görüşünü de burada kazandı. Kendi kaleme aldığı ‘Kıbrıs’ta sol hareketin gelişim tarihi’ isimli kitabı, aynı dönemlerde bastıran ve öğrenci arkadaşları ile paylaşan Ilıcak, ihtilal ile birlikte bütün kitapları yakmak zorunda kaldıklarını ve olaylar nedeni ile erken mezun edilerek ülkeye dönmek durumunda kaldıklarını belirtiyor.

DÜZEN NEDENİ İLE MEMURLUKTAN İSTİFA ETTİ

İstanbul’da geçirdiği öğrencilik günlerinin ardından adaya dönen Ilıcak, 1972-74 yılları arasında Kıbrıs Rum Su İşlerinde memurluk görevinde bulundu. 1974 yılında Avustralya’ya göç eden Ilıcak, burada yaklaşık bir yıl yaşadıktan sonra, 1975 yılında adaya dönerek, bu kez Türk Su İşleri Dairesinde memuriyet görevi üstlendi.  Topografya sorumlusu olarak 2,5 yıl çalışan Ilıcak, çalışma ortamındaki kişilerin görevlerini tam anlamıyla yerine getirmemelerinden dolayı istifa etme kararı veriyor. Karar verme nedenini kendi cümleleri ile Ilıcak, “Ben baraj yapmak için uğraşırken, adamlar yatmayı tercih ediyorlardı. Daha fazla tahammül edemedim ve istifa ettim.”  şeklinde açıklıyor. İstifasından sonra 5 yıl serbest olarak çalışan Ilıcak, 1984 yılında Avustralya’ya kesin dönüş yapıyor.

HAYALLERİNDE HEP YAZMAK OLDU

Hayatı boyunca kitap yazmayı hayal eden Ilıcak, Avustralya’ya kesin dönüşü sonrasında ilk iş olarak matbaa kursu görüyor. Daha sonra ‘Venus Printing and Publishing’ isminde bir yayın evi açan Ilıcak, burada birçok yayın hazırlıyor. Türkçe ve İngilizce olmak üzere 10 adet kitabı olan Ilıcak, özellikle şiir alanında birçok ülkede sesini duyuruyor. Ilıcak’ın  ‘İki Türk’ün Avustralya’ya savaş ilanı’ isimli kitabı ise film yapılmak üzere senaryolaştırılıyor.

“GÜNEY YARIM KÜREDEN DÜNYA DAHA FARKLI GÖRÜLÜYOR”

Bütün insanların dünyanın, Kuzey yarım küreden ibaret olduğuna inandıklarını belirten Ilıcak, Güney yarım küreden dünyayı izlemenin bambaşka bir duygu olduğuna değiniyor. Sahip olduğu bu duygular ile daha barışçıl ve sıcak Güney yarım kürede kendisinin ilham bularak şiirlere yoğunlaştığının altını çizen Ilıcak; 2003 yılında şiir alanında Türkiye’yi de temsil ediyor.

MİZAH ÜLKESİNİN MİZAH ŞAİRİ

2003 Yılında Türkiye’yi temsil etmek üzere, Yeni Zelanda 1. Wellington Enternasyonal Şiir Festivali’ne katılan Ilıcak, burada aslında Kıbrıs için yazdığı meşhur ‘Yarım’ şiirini okuyor. Ülkenin içinde bulunduğu durumu oldukça güzel bir şekilde katılımcılara anlatan ‘Yarım’ şairler tarafından büyük beğeni topluyor. Festivalin kapanış şiiri olarak seçilen ‘Yarım’ Ilıcak’a, ‘mizah ülkesinin mizah şairi’ unvanını kazandırıyor. 

ABORİJİNLER İLE TANIŞMA…

Avustralya’nın yerli halkı olan Aborijinler ile tanışma fırsatı bulduğunu belirten Ilıcak, en önemli özellikleri olarak, doğayı kandırmaya çalışmamalarından bahsetti. Lügatlerinde yalan, vahşet, düşman gibi kelimelerin bulunmadığına işaret eden Ilıcak; tek düşmanlarının GANGA ( Beyaz Adam) olduğuna vurgu yapıyor.

EMEKLİLİK VE KIBRIS’A DÖNÜŞ

Emekli olduktan sonra adaya dönüş yapan Ilıcak, burada kurduğu atölyesinde çeşitli çalışmalarda bulunuyor. Resim, heykel, yazarlık, yayıncılık gibi alanlarda halen aktif olan Ilıcak; çeşitli enstrümanlar da çalıyor. Yaylı tambur, ud, keman, bağlama, kemençe ve piyano çalan Ilıcak, kabak kemençe adı verilen enstrümanı ise kendi yapıyor. Ayrıca büyük bir motosiklet tutkunu olan Ilıcak, atölyesinde çeşitli icatlar yaparak zamanını geçiriyor.







Kitapları:

Kıbrıs’ta sol hareketin gelişim tarihi

Özün sözü

İki Türk’ün Avustralya’ya savaş ilanı

The Stories of Nasrettin Hoja

Avustralya’dan serpintiler

Göz ve özlemler

Bademler Eylül’de açar

Bir avuç şiir

Nasrettin Hoca ve Anadolu hikâyeleri

Avustralya’dan maniler

Anthology – Epic of identidy

 

Yarım
Yürüyorum yarı bağımsız ülkemin
Yarı parke döşeli kaldırımlarında.
Elimde yarı yanmış sigaram.
Yoldan geçenler yarım yamalak bakışlarla süzüyor beni.
Dün Melbourun’ndan geldim görmek için ülkemi.
Lefkoşa’dayım.
Binlerce hatıramın gömülü olduğu
Yarısı benim olan şehirde.
Yarı vatandaş insanların doldurduğu bir parktan geçiyorum
Yarı bakımlı.
Köşedeki bayiden bir bilet alıyorum yarım.
Mevsim kış, hava yarı güneşli, mutluyum.
Gazeteciden bir yerli gazete alıyorum yarım milyona.
Köşeleri yarı aydınların yazılarıyla dolu.
Saat 12.00, günün yarısı.
Acıkmışım.
“Bir döner kes.” diyorum Girne Kapısı’ndaki dönerciye,
Yarım porsiyon.
Fiyatını soruyorum, yarım milyon.
Yolda arabalar, yarısı yerli, yarısı yabancı.
Sohbet ediyorum yarı umutlu dostlarla
Yarı mesaili dairelerde.
Konumuz maaşlar, ayın yarısında biten.
Güneş çoktan çekildi, ay aydın şimdi.
Yarı serbest kızlarla çapkın oğlanlar
Çoktan randevulaşmışlar yarı harçlıklı.
Çoktan düşmüşler yarı dağlık Girne yoluna.
Yarı loş diskolarda şimdi âşıklar göz göze, diz dize.
Yarı Türkçe müziklerin eşliğinde danslar.
Vakit neredeyse gece yarısı.
Konsantrem yarım.
Şiiri bitiremiyorum.
En iyisi böyle kalsın diyorum.
YARIM.

 

 

 

Bu haber toplam 521 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler