1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. YORGANCIOĞLU'NDAN SERT ÇIKIŞ
YORGANCIOĞLUNDAN SERT ÇIKIŞ

YORGANCIOĞLU'NDAN SERT ÇIKIŞ

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Anayasaya aykırılık gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne taşınan Özelleştirme Yasası’na dayandırılarak peşkeş çekilmek istenen ve yarın gerçekleşecek olan Ercan Havalimanı ihalesi hakkında tespit ettiği b

A+A-

 

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Anayasaya aykırılık gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne taşınan Özelleştirme Yasası’na dayandırılarak peşkeş çekilmek istenen ve yarın gerçekleşecek olan Ercan Havalimanı ihalesi hakkında tespit ettiği bulguları kamuoyuyla paylaştı. Yorgancıoğlu’nun halktan gizlenen unsurların yer aldığı açıklamasının tam metni şöyle:

 

Ercan Havalimanı İhalesi ihanetin kanıtıdır!

 

Anayasaya aykırılık gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığımız Özelleştirme Yasası’na dayandırılarak peşkeş çekilmek istenen Ercan Havalimanı ihalesi yarın gerçekleştirilecek teklif sunumuyla 25 yıllığına özel bir şirkete verilecek. Dün açıklamalarda bulunan ilgili Bakan Ersan Saner’e göre bu ihale televizyonlar önünde gerçekleştirileceği için şeffaf sayılacak. Oysa Sn. Saner’in halkın gözünden kaçırmak istediği şey, ihalenin gizlenen içeriğinin şaibeli ve zararlarla dolu olduğudur. Neden mi?

Halka verilen bilgiler acemice ve bilimsel akıldan yoksun olarak hazırlanmıştır. İhale şartnamesinde, projeye ilişkin gelir-gider projeksiyonları yapılmamış, bu yüzden devletin kazancı ya da kayıpları belirlenememiştir. Uzmanlar işin sonunda devletin birçok nedenle zarara uğrayacağına kesin gözüyle bakmakta ve bu gerçek de halktan gizlenmektedir.

Devletin kazancı belirgin olmamakla birlikte, ihaleyi kazanacak firmaya havaalanının tüm gelirleri tahsis edilmiştir. Bunun tam olarak kaç liralık bir kayba neden olacağını tespit edebilmemiz için Bakan’ın hepimizden gizlediği havalimanına ilişkin gelirleri halkımızın bilgisine sunulması şeffaflığın özünü oluşturmalıdır. Ancak Bakan’ın şeffaf dediği ihalede bunu da öğrenmemiz mümkün gözükmemektedir.

Bu da yetmezmiş gibi ihaleyi alacak firma bir kereye mahsus devlete 100 milyon Euro ödeyecekken, devlet bu firmaya her giden yolcu başına 15 Euro gelir garantisi vermektedir. Yani kabaca bir hesaba göre öngörülen yatırım süresi olan 6 yıl içinde firma verdiği 100 milyon Euro’dan fazlasını geri alacaktır.

Monopol hale gelecek olan işletmeci, havalimanı harçlarının da belirleyicisi olacak, devlet onayına ihtiyaç duymadan istediği oranda artış yaparak turizme darbe vurma riski yaratacaktır. Devlete gelirden verilecek pay da ihaleyi alan tarafından belirlenecek ve işletmeyi kısıtlayan koruyucu madde olmaması nedeniyle tekel olan firma bu payı keyfine göre belirleyebilecektir. 

Ayrıca, yerli firmalar ve tedarikçilerin ihaleden dışlanmış olmaları da içler acısı olan başka bir durumdur. Projenin hiçbir kısmında yerli firmalara ekmek şansı tanınmamıştır. Her şey yine dışarıdan gelecek, bu halka ait olan havalimanı halktan habersiz birilerine peşkeş çekilecektir. Şartnamede yerel istihdamın da önü kapatılmış, yoksulluk seviyesinde seyreden halkımıza bir ihanet de burada yapılmıştır. Halkımızın kendine ait olanlara sahip çıkmak için bunları bilmeye hakkı vardır.

Siyasi partiler tarafından dava edilen Özelleştirme Yasası’nın akıbeti henüz netleşmemişken, yasayla ilgili sorunlar ortada dururken, geri dönüşü olmayan icraatlarda bulunmak bu halka yapılacak en büyük ihanettir. Yangından mal kaçırır gibi ne yaptığını bilmeden hareket eden UBP Hükümeti’ni sükunete ve aklı selim düşünmeye davet ederim. Aksi takdirde tarih sizi ihanetlerinizle anacak, Kıbrıs Türk halkı sizi sonsuza dek lanetleyecektir.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1182 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler