1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. YORGANCIOĞLU'NDAN HÜKÜMETE
YORGANCIOĞLUNDAN HÜKÜMETE

YORGANCIOĞLU'NDAN HÜKÜMETE

Elektrik Dairesi’nin özerkleştirilmesi konusunda El-Sen tarafından hazırlanan ve Meclis’te temsil edilen muhalefet partileri tarafından geçtiğimiz hafta başbakana sunulan yasa taslağının, bugünkü ivedilik görüşmesinde reddedilmesi, CTP-BG Gene

A+A-

 

 

 

Elektrik Dairesi’nin özerkleştirilmesi konusunda El-Sen tarafından hazırlanan ve Meclis’te temsil edilen muhalefet partileri tarafından geçtiğimiz hafta başbakana sunulan yasa taslağının, bugünkü ivedilik görüşmesinde reddedilmesi, CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu tarafından sert bir dille eleştirildi. Yorgancıoğlu’nun,  “Reşit olmayan bu hükümetin yalanları da, icazet bağımlılığı da, Kıbrıs Türk Halkı’na ihanet düzeyindedir” sözlerinin yer aldığı açıklamasının tam metni şöyle;

 

 

Bu Hükümet Reşit Bile Değil

 

UBP Hükümeti, artık yalan söylemeden tek bir gün dahi geçiremiyor. Söyledikleri sayısız yalanla, seçim dönemini geride bırakarak hükümet olan UBP’nin artık tek meziyetinin bu olduğu resmiyet kazanmıştır. Ancak, o kadar yeteneksiz yalancılarla karşı karşıyayız ki, birinin söylediğiyle, diğerininki birbirine tamamen zıt olabilmektedir.

 

Belediyeler Yasası’nda yapmayı öngördükleri değişikliği anlatırken, İçişleri Bakanı ile Maliye Bakanı birbirine ters izahatlar vermekte, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı da, daha farklı bir telden çalarak adeta “çok sesli koro” gibi davranmaktadır. Belediye Hizmetlerinden Yararlanma Resmi’nin devlet tarafından tahsil edilmesini öngören yasa değişikliğini izah ederken İçişleri Bakanı bunun belediyelere geri ödeneceğini, Maliye Bakanı bunun devlete kalacağını, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı ise bunun özelleştirme sonrası ilgili şirkete bırakılacağını söyleyerek, adeta acemiliklerini kanıtlamaya çalışmaktadırlar. Sorduğumuz hiçbir soruya net bir cevap veremeyen bu acemilerin derdi, aslında başarılı icraatlarıyla halkımızın takdirini kazanan CTP-BG’ye mensup Belediye Başkanları tarafından yönetilmekte olan belediyelerdir.

 

Yönettikleri hiçbir belediyede herhangi bir başarısı olmayan UBP, bizim anlayışımızla yönetilmekte olan belediyelerin başarısını kıskanmakta ve bunu ortadan kaldırmak için uğraşmaktadır. İyi örnekten hoşlanmayan yalancı ve batakçı UBP hükümeti, bütün kamu kurumlarını batırmak için canla başla çalışmaktadır. Bu akıl alır bir davranış değildir ve devletin böylesi bir anlayışa teslim olması kabul edilemez.

 

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun peşkeş çeker gibi özelleştirme girişimlerine karşı başlayan toplumsal direniş karşısında bu yalancı hükümet, gelen talepler karşısında “özerkleştirme çalışması” başlatacağını açıklamıştı. Bu açıklama üzerine, TC Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça eleştiri oklarını hükümete yöneltmiş ve bunu başaramayacaklarını dile getirmişti. Bugün, UBP Hükümetinin Başbakanı İrsen Küçük, mecliste konu görüşülürken, koşulların değiştiğinden söz ederek, özerkleştirmenin gündemlerinde olmadığını ve özelleştirme girişimlerini ileriye götüreceklerini beyan etmiştir. Bizler doğrusu bu tavrı yadırgamadık. Kuruluşunu yalanlarla sağlayan ve yalanlarla ayakta durmaya çalışan UBP hükümetinden, bu konuda doğruyu söylemesini bekleyecek iyimserlikten çok uzak olduğumuz ortadadır.

 

Özerkleştirme konusunda ne yaptıklarını sorduğumuzda, El-Sen tarafından hazırlanacak yasa önerisini beklediklerini söyleyen Başbakan, mecliste temsil edilen bütün muhalefet partilerinin verdiği yasa taslağının bugünkü ivedilik görüşmesinde, aslında yalancı olduğunu yeniden kanıtlamak için iyi bir fırsat yakaladı. Yalancı olduğu bir yana, İrsen Küçük, en azından değişen koşulların neler olduğunu açıklamak zorundadır. Günlerce devam eden toplumsal direniş karşısında Elektrik Kurumu’nun özerkleştirilmesi çalışmalarını başlatacaklarını açıklarken geçerli koşullar ile bugünküler arasında nasıl bir fark olduğu Kıbrıs Türk Halkı’na izah edilmelidir. İrsen Küçük ve UBP hükümeti, kendi kararlarını kendileri alacak kadar olgun değil mi? Değişen koşullar arasında aslında bir tek UBP’nin günü kurtarma gayreti ve yalana olan bağımlılığı yoktur. Ancak bir de hükümetin rüştünü sorgulama gereği artık kaçınılmazdır. Kendi kendine yaptığı hiçbir icraatını sahiplenemeyen hükümetin, reşit bile olmadığını anlayacak kadar veriye çoktandır sahibiz.

 

Halkımıza verecek hiçbir şeyi olmayanların sürekli yalan söylemesi, ahlaki değerlerimizle de, demokrasi geleneğimizle de, devlet ciddiyetiyle de bağdaşmamaktadır. Sokağa çıkacak hali kalmayan UBP Hükümeti, kapalı kapılar ardında yurdumuzu ve bütün toplumsal değerlerimizi tehdit etmeye devam etmektedir. Bir mirasyedi çılgınlığından farksız olan bu duruma, bizim geçit verme niyetimiz yoktur. Reşit olmayan bu hükümetin yalanları da, icazet bağımlılığı da, Kıbrıs Türk Halkı’na ihanet düzeyindedir. Bu ihanet sona erinceye kadar bizler halkımızla birlikte çalışmaya ve mutlaka başarmaya kararlıyız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 495 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler