1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Yok’ mu ? ‘Garantör’ü kim?
‘Yok’ mu ? ‘Garantör’ü kim?

‘Yok’ mu ? ‘Garantör’ü kim?

Hani Erdoğan, “Dünyada Kıbrıs diye bir ülke yok” demişti ya!.. Yazmıştım, bu sözün, “Çözümsüzlük çözümdür”e kadar geriye gittiğini... Ama daha önemlisi... Erdoğan’ın Başbakanı olduğu Türkiye, aynı zamanda “yok”

A+A-

 

 

Hani Erdoğan, “Dünyada Kıbrıs diye bir ülke yok” demişti ya!..

Yazmıştım, bu sözün, “Çözümsüzlük çözümdür”e kadar geriye gittiğini...

Ama daha önemlisi...

Erdoğan’ın Başbakanı olduğu Türkiye, aynı zamanda “yok” dediği “Kıbrıs”ın da garantörüdür...

 

***

 

Unutulmasın ki, GARANTİ ANLAŞMASI;

<<... Bir taraftan Kıbrıs Cumhuriyeti, diğer taraftan Yunanistan, İngiltere ve Türkiye;

- Anayasanın esas maddeleri ile kurulan ve düzenlenen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin tanınması ve devamının kendi ortak yararları gereği olduğunu dikkate alarak...>> diye başlar...

“1960 Anayasası uygulanmıyor ve bu nedenle dünyanın tanıdığı Kıbrıs, işgal altındadır” diyebilirsiniz, sözümüz olmaz...

Ama şunu da anımsatırlar size...

Çünkü Türkiye’nin adadaki varlık sebebi olan “Garanti Anlaşması” şunu ön görür:

“Kıbrıs Cumhuriyeti, tümüyle veya bir bölümüyle herhangi bir devlet ile hiçbir şekilde siyasi veya ekonomik bütünleşmeye girmeyeceğini taahhüt eder...”

Evet, Kıbrıs’a dair GARANTİ ANLAŞMASI’nın bir paragrafı da budur ve altında imzası vardır, Türkiye’nin...

Bununla da kalmıyor Garanti Anlaşması...

Bir başka paragrafta ise şu yazıyor:

<<... Kıbrıs Cumhuriyeti, bu maksatla adanın gerek birleşmesini, gerekse taksimini doğuracak doğrudan doğruya (direkt olarak) veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardımcı ve teşvik edici tüm hareketleri yasaklar...>>

 

***

 

Türkiye’nin aşamadığı “çıkmaz” budur...

Yani, “bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve bir başka devletle bütünleşmeyeceğini” GARANTİ ettiği Kıbrıs’ta, şimdi “bir başka devlet” tanıdığını, “garantörü” olduğu Kıbrıs’ı ise “tanımadığını” anlatmak istiyor.

Ya da “bölünmezliğini” garanti ettiği devlet içinde kurduğu devleti koruyor!

 

***

 

Eğer Türkiye derse ki, “Kıbrıs da yoktur artık, GARANTİ ANLAŞMASI da... Ve benim adadaki varlık sebebim de artık Garanti Anlaşması falan değildir...”

O durumda iş değişir...

Yoksa iş “varlık sebebi”ne gelince “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni garanti eden ANLAŞMA, yokluğa gelince de hamaset...

Tutmuyor bu işte !..

 


 

Yüreğimizle...

 

“Kıbrıs”tan sonra “açlık grevleri” de yokmuş meğer!..

Türkiye’de, Vedat Türkali’nin çağrısı ile bir araya gelen sanatçılar, dün, cezaevlerinde 51. gününe giren açlık grevlerine dikkat çekti...

"Açlığı Bitirmek İnsanlığı Başlatmaktır” dedi Murathan Mungan’dan Altan Erkekli’ye, Ferhat Tunç’tan Şebnem Sönmez’e pek çok sanatçı.

... “İnsan ölümleri kibrinizi okşayan bir sevince dönüşmesin. İnandığınız her ne var ise, yaşama hakkı adına orada durun.”

... “Artık anlayın; insanın direnme gücü karşısında ayakta kalabilen hiçbir iktidar yok.”

.....

Bu çağrılara, bu köşeden, sizin adınıza imza atmak, destek vermek istedim...

Yüreğinizle. Yüreğimizle.

 


 

Düğünde ‘post’

 

Hani düğünler “takı kuyruğu”na dönüştü ya, çoğu zaman gelinle damadı gördüğünüz süre on beş saniyeyi geçmiyor!..

Üstelik düğün kuyruğunda harcadığınız yarım saatten sonra..

Türkiye’nin Yomra ilçesinde damat Murat Köleoğlu, işi iyice abartmış, düğünde ‘post’ cihazı kullanmış.

Yani “kredi kartı” ile kabul edilmiş takıları!.

Sonra “Vergi Dairesi” inceleme başlatmış ve ceza yazmış...

Üstelik de düğünde çektiği para, hepsi hepsi 50 TL’ymiş yani ( ! )

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 698 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler