1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. YENİDÜZEN'İN HABERİ GÜNDEM OLDU
YENİDÜZENİN HABERİ GÜNDEM OLDU

YENİDÜZEN'İN HABERİ GÜNDEM OLDU

YENİDÜZEN gazetesinin, DAÜ personeli arasında UBP delegeleri olduğu ile ilgili haberi üzerine, DAÜ-SEN açıklama yaptı. Işte açıklamanın tam metni: DAÜ’NÜN UBP ÇİFTLİĞİ HALİNE GELDİĞİ BİR KEZ DAHA İSPATLANMIŞTIR. • ÖZTOPRAK AKADEMİK ÖZGÜR

A+A-

 

YENİDÜZEN gazetesinin, DAÜ personeli arasında UBP delegeleri olduğu ile ilgili haberi üzerine, DAÜ-SEN açıklama yaptı.

 

Işte açıklamanın tam metni:

 

 

DAÜ’NÜN UBP ÇİFTLİĞİ HALİNE GELDİĞİ BİR KEZ DAHA İSPATLANMIŞTIR.

 

 

·        ÖZTOPRAK AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜ YASAKLAYIP PARTİZANLIK YAPIYOR!

 

18 Ekim 2012, Perşembe günü Yenidüzen gazetesinin manşetindeki haber Sendika olarak verdiğimiz mücadelenin ne kadar doğru olduğunu ortaya koydu. Yenidüzen gazetesinin haberine göre sarı sendika PER-SEN’in Başkanı Mudahar Akar, aynı sendikanın Asbaşkanı ve DAÜ Halkla İlişkiler ve Basın Müdürü Derviş Ekşici ile Birim Amiri Ahmet Gürgöze ve Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Yaratan’ın UBP delegesi olduğu ortaya çıktı. Her şeyden önce açıkça belirtmek isteriz ki DAÜ-SEN, kamu çalışanlarına siyaset yasağına karşıdır. Ancak bugün DAÜ’de siyaset değil partizanlık vardır ve siyaset ise UBP’liler dışındakilere yasaktır. DAÜ’de muhalif güçlere savaş açan, yasaları, tüzükleri ve yönetmelikleri çiğneyen DAÜ Yönetiminin önemli uzantılarının UBP delegesi olması bir tesadüf değildir. İhalelere, işe alımlara siyaset karıştıran, ekmeği silah yapıp çalışanlar üzerinde baskı kuran ve bu konularda da UBP’ye hizmet eden DAÜ Yönetiminin unsurları ile onun en büyük destekçisi, sarı sendikanın başkanının UBP delegesi olması bir tesadüf değildir.  Aynı sendika başkanı ve UBP delegesinin kızının, daha çok kısa bir süre önce DAÜ’de münhalsiz istihdam edilmesi de tesadüf değildir. UBP delegesi olanların suçu sadece delege olmaları değil, liderleri Öztoprak ile DAÜ’yü partizanlığa, şaibeli işlere ve başarısızlıklara boğmalarıdır. Ancak UBP Kurultayı sürecinde oldukça aktif olan Sayın Öztoprak’ın DAÜ’yü gece gündüz birlikte yönettiği arkadaşlarının UBP kurultay delegesi olduklarını bilmemesi mümkün değildir.  Bu açıdan bakıldığında Sayın Öztoprak’ın, Yenidüzen’in sorularına verdiği yanıtlar dürüstlük ve samimiyetten çok uzaktır. Bunun yanında aynı Öztoprak’ın, DAÜ BİR-SEN Başkanı Sayın Tevfik Yoldaş’ı sendikacı olarak siyaset yapması gerekçesiyle DAÜ Tanıtım Birimindeki görevinden almasını, seçilmiş Senato ve ÜYK üyesi akademisyenleri DAÜ-SEN yönetim kurulundan istifaya zorlamasını çok iyi hatırlıyoruz. Aynı Öztoprak, hem Rektörlükte sendikacıları müdür tutuyor hem de bir partinin delegesi olmasına göz yumuyor. Daha 15 gün önce partizanca istihdamlara onay veren atanmışlardan oluşan Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun (ÜYK) ve Senato’nun tüm bu gelişmeleri yine uzaktan sessizce izleyeceğine eminiz. Öztoprak yönetimindeki ÜYK ve aralarında UBP kurultay delegisi bulunan Senato üyelerinden herhangi bir ilkeli duruş beklemek hayaldir.

 

Tüm bu gerçekler ortadayken Rektör Öztoprak, bugün tüm çalışanlara bir gözdağı vermeyi tercih edip DAÜ’de siyasi partilere üye olmanın yanında siyasi her türlü faaliyetin mevzuata aykırı olduğunu yazılı olarak duyurmuştur. Öztoprak’ın bunu yapmakta tek bir amacı vardır:  yandaşlarını korumak. Rektör Öztoprak bunu yaparken de akademisyenlerin kendi alanlarında dahi hükümetinin politikalarını eleştiren açıklama yapmalarının suç olduğunuve icazetsiz Sendikacıların siyasi açıklamalarından sıkıntı duyduğunu ima etmektedir. Bu 2012 yılında çağdışı Tüzüklerin çağdışı zihniyetle manipüle edilmesinin en çarpıcı örneklerinden biridir.

 

Yenidüzen gazetesinde yayınlanan haberde Rektör Öztoprak’ın şu açıklamasına da yer veriliyor: "Toparlanıyoruz Hareketi'nin lideri DAÜ'de akademisyen olarak görev yapan Kudret Özersay'ın da Üniversitede personel olduğunu anımsatan DAÜ Rektörü Abdullah Öztoprak, "O'nun siyasi girişimleri de rahatsızlık yaratıyor" diye konuştu. "Sayın Özersay herhangi bir partiye üye mi?" sorumuza ise Rektör yorumda bulunmadı".  Saygın bir akademisyen olan, yakın bir süre öncesine kadar halkımızı temsilen Kıbrıs sorunun çözüm bulunması amacıyla görüşmeleri yürüten Özersay’ın siyaset üzerine açıklamaları Rektör’ü rahatsız etmesi bir utanç vesilesidir. Bu açıklamayı okuyunca “Suçüstü yakalanmış insan psikolojisiyle yapılmış tutarsız bir saldırı, hedef saptırma çabası” diye düşünmeden edemiyoruz. Özersay bir siyasi partinin üyesi değildir, UBP’nin DAÜdeki partizan işlerini yürüten bir temsilcisi de değildir, aksine yapılan partizanlıklara karşı tepki koyan bir akademisyendir. UBP kurultay delegesi olan, üniversitedeki partizan uygulamaları Sayın Rektör Öztoprak’la birlikte gerçekleştiren ve onunla birlikte her gün basında aynı fotoğraf karesinde görülen Derviş Ekşici ve diğerleridir. Bir gazetecinin DAÜ Rektörlüğünde ve başka yerlerde görevli UBP delegeleri ile ilgili sorusuna cevap verirken Sayın Rektör’ün Doç.Dr. Kudret Özersay’dan rahatsızlığını belirtmesi kendi ayıbını örtme çabasıdır. DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü' öğretim üyesi olarak Kudret Özersay’ın siyaset üzerine demeçler vermesi ve tahliller yapması kınanacak bir konu değildir. Özersay’ın bu uğraşları onun mesleki hakkı ve hatta görevidir. Sendikamız ve DAÜ’lüler, üyemiz Kudret Özersay’ın ifade, meslek ve akademik özgürlüğünün sonuna kadar arkasında olacaktır.

 

Onlarca akademisyenin ve Sendikanın e-maillerini kapatan, onlara soruşturmalar açan, uyarı cezaları veren, sözleşmelerini uzatmamakla tehdit eden ve partizanlığa batan DAÜ Yönetimi’nin istediği dikensiz gül bahçesidir. Ancak DAÜ’lüler bu anlayışa teslim olmayacaktır.

Sendikamız Rektör Öztoprak’ın bu açıklamalarından akademisyenler adına utanç duymakta ve bu ifadeleri sarf eden zihniyeti kınamaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1132 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler