1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Yeniden merhaba…
Yeniden merhaba…

Yeniden merhaba…

Bugün bayram. Kısmette, uzun zamandır ara verdiğim yazılarıma bir bayram günü yeniden başlamak da varmış. Öncelikle Ramazan Bayramınızı kutlar, sevdikleriniz ile birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam dilerim. Dile kolay tam altı aydır yazmıyormuşum! Ehh in

A+A-



Bugün bayram.
Kısmette, uzun zamandır ara verdiğim yazılarıma bir bayram günü yeniden başlamak da varmış.
Öncelikle Ramazan Bayramınızı kutlar, sevdikleriniz ile birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam dilerim.
Dile kolay tam altı aydır yazmıyormuşum!
Ehh insan tembelliğe de alışınca biraz zor geliyor galiba, ama başlayınca da durmak bilmiyor nedense…
Bugünlerde gündemde neler var diye şöyle bir baktığımda…
Spor Federasyonları ile Eyüp Zafer Gökbilen arasında yeniden alevlenen Milli Olimpiyat Komitesi (MOK) kavgası ilk sırayı alıyor.
Bu konuda bugüne kadar bir Milli Olimpiyat Komitesi’ni çare olarak görüp, “İki Mok’u bir yapamadık” cümlesi ile söze başlayıp ahkâm keserken, nasıl bir MOK olmalı konusunda görüş belirtmekten kaçınanların duvara tosladıkları görülüyor.
Elbette bir Milli Olimpiyat Komitesi olmalı…
Ama üyelik yapısı ile hilkat garibesine benzeyen Milli Olimpiyat Komitesi değil.
Spor Federasyonlarının söz sahibi olduğu, özgürce oy kullanarak başkanlarını seçebildiği bir olimpiyat komitesi olmalı.
Bu arada Futbol Federasyonu ve Başkanı Hasan Sertoğlu’nun Spor Federasyonlarının yanında yer almasının spor federasyonları açısından büyük bir kazanç olduğunu söyleyebilirim.
Bunun birinci nedeni siyasi duruşu nedeniyle daha önce muhalif diye nitelendirilen spor federasyonlarının bu imajını yok etmesi, diğeri ise tabiri caizse “Tuttuğunu koparan” birisi olmasıdır.
Diğer taraftan Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’nun 29 Spor Federasyonu adına yaptığı açıklamada iki spor yazarını hedef almasını tasvip etmem mümkün değildir.
Kimse, ama hiç kimse ne Hasan Sertoğlu gibi, ne de bir başkası gibi düşünmek zorunda değildir.
Cevabın varsa verir, haklılığını savunur, mücadeleni sürdürürsün.
Ama hepsi o kadar.


KTSYD Toz Duman

Düşünceleri nedeniyle iki spor yazarı arkadaşımın Hasan Sertoğlu tarafından boy hedefi gösterilmesinin ardından derneğimde yaşanan gelişmeler ise hiç de iç açıcı görünmüyor.
Bu konuda üyelerinin haklarını savunması gereken Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği Yönetim Kurulu ile Başkan Ogün Genç Kaçmaz maalesef gerekli iradeyi göstermekten kaçınarak, spor yazarlığı müessesesinin yıpratılmasına katkı sağlamaktadırlar.
Zamanında bir spor yazarı arkadaşımızın, “Kendi kulağımla duydum” dediğini doğru kabul ederek, kendini hem mahkeme, hem de yargıç yerine koyarak, güzide bir kulübümüzün değerli başkanına acımasızca saldırma yanılgısına düşen sevgili Ogün’ün, bugün düşüncelerinden dolayı iki arkadaşımızın şahsında “Spor Yazarlığı” müessesesine sahip çıkmaması manidardır.
Yukarıda yazdıklarımı tekrarlamak istemiyorum.
Ancak birileri düşüncelerini beğenmedi diye, halen KTSYD Yönetim Kurulu’nda görev yapmakta olan arkadaşlarımıza sahip çıkmamak yanlıştır, insafsızlıktır ve “Spor Yazarlığı Müessesesi”ne zarar vermektedir.
Derneğim Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nin değerli Yönetim Kurulu Üyelerini sağduyuya davet ediyorum.
Bugün kelleleri alınmak istenen bu iki arkadaşımız için ses çıkarmazsanız, yarın yanınızda ses çıkaracak birilerini bulamazsınız.
Tıpkı  “Öküzlüğün âlemi yok” hikâyesinde yazıldığı gibi. (http://yeniduzen.com/detay.asp?a=36061)

 

 





Sen kimsin?

Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst’ün Judo, Hapkido ve Kickboks Federasyonu yetkililerini kabulü var…
Başkan Niyazi Demirel arayarak, “Sen de gel dedi”…
Kabul öncesi Spor Dairesi Müdürü Hüseyin Cahitoğlu ile Niyazi Demirel ayaküstü sohbet ediyorlar.
Konu bana gelmiş, ismim telaffuz ediliyor.
Cahitoğlu, “Spor yazarı mısın?” diye sordu.
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
Yıllarca haber yaptım, yorum yazdım.
O saha senin, bu saha benim koşturdum durdum.
Nerdeyse gelmiş geçmiş dört Spor Dairesi Müdürü gördüm, ama Sn. Cahitoğlu bana, “Spor yazarı mısın?” diye soruyor.
Yeni müdür olduğunda bir “Spormans Ödül Gecesi”nde tanıştırılmıştık, ama hatırlamamış.
Kendisi sporun içinden gelmediği için haklı tabi…
Bir de benim “Anti-parantez” yazılarıma uzun sayılabilecek bir ara vermem söz konusu olunca…
Cevap olarak, “Evet”in yanı sıra, “Ben KTSYD’nin yönetim kurulunda da görev yapmıştım” gibi ifadelerle kendimi kanıtlama derdine düşmüşüm.
Her şeye rağmen Spor Dairesi Müdürü tarafından tanınmamak beni üzmüş olacak ki…
Cahitoğlu’nun, “Spor yazarı mısın?” sorusuna cevap olarak…
“Evet”
“Peki sen kimsin?” desem Sn. Cahitoğlu ne düşünürdü acaba?
Diye düşünmekten de kendimi alamadım.


 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 563 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler