1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Yeni medya, yeni sorunlar…
Yeni medya, yeni sorunlar…

Yeni medya, yeni sorunlar…

Kuzey Kıbrıs’ta “gazetecilik” mesleği zor günlerden geçiyor. İçinde bulunduğumuz ortamda mesleğimizi ifşa etmek güçleşiyor, ağırlaşıyor. Birincisi, “gazetecilik” mesleğini kullanarak siyasi otoriteye kapak atanlar var. Ve

A+A-

 

 

Kuzey Kıbrıs’ta “gazetecilik” mesleği zor günlerden geçiyor.

İçinde bulunduğumuz ortamda mesleğimizi ifşa etmek güçleşiyor, ağırlaşıyor.

Birincisi, “gazetecilik”  mesleğini kullanarak siyasi otoriteye kapak atanlar var.

Ve bu insanların Maliye tarafından maaşa bağlanması hem mesleğimizin tümüne ayaklar altına alıyor hem de toplumdaki saygınlığımızı yerle bir ediyor.

“Gazeteci” kılıklığına giren bu tiplerin ortak özelliği birkaç gazetede köşe yazısı yazmaları…

 Bu adamlar köşe yazılarını kullanarak çok açık ve net bir ifadeyle “SATILMIŞ” durumdadırlar.

Köşelerini iktidara “MAAŞ KARŞILIĞINDA” satan bu şahısların, maaş ödendikleri bakanlığa ve hükümete yağ çekmek uğruna ellerinden geleni yapıyorlar.

Gün geliyor, eylemdeki bir sendikayı karıştırmaya kalkıyorlar, gün geliyor muhalefet partilerinin iç meselelerini kaleme alarak siyasi görevlerini yapmaya çalışıyorlar.

Amaçları hükümete yaranmak, ödenen maaşın hakkını vermek ve siyasi olarak bir er gibi muhalefet ve sivil toplumla mücadele etmek…

Bu sığ, derinliği olmayan yüzeydeki arkadaşların mesleğimizi bu noktaya getirmelerine ne yazık ki siyasi iktidar da katkı koyuyor, destekliyor.

Bu meslekteki bir sorunumuz…

                                                               * * *

Bir başka sorunumuz da değişen ülke koşullarında haber takibi konusu…

Ülkemizin nüfusu her gün değişiyor.

Ve değişen bu nüfusla birlikte ülkedeki “haber konuları” da değişiyor.

Türkiye gazetelerinin üçüncü sayfalarında görmeye alıştığımız haberler, ne yazık ki artık bizim de ana gündem maddelerimiz…

 “ÇOCUK CİNAYETİ” ile bu değişimi bir kez daha iliklerimize kadar hissettik.

Böyle bir ortamda haber yazmak gazetecilerin işini daha da zorlaştırıyor.

Kıbrıs Türk medyası olarak özellikle son dönemde “bulvar gazeteciliği”ne doğru kaydığımız apaçık ortada…

Cinayet, soygun, hırsızlık, sapıklık vs… vs… vs…

Bu tür haberlere son dönemlerde gereğinden fazla önem veriliyor.

Bence topyekûn medya olarak girdiğimiz bulvar gazeteciliği yolu normal bir yol değildir.

Bu hızla değişmeye ve kendi özünden uzaklaşmaya devam edersek 5 yıl sonra nasıl bir yayın yapabileceğimizi düşünmek bile istemiyorum.

                                                                     ***

Ve bir başka sorun…

Hatta sorunların belki de en büyüğü…                                                                     

Dünkü yazısında STAR KIBRIS’tan Pelin Şahin de değindi.

Kıbrıs Türk basınında birçok gazeteci, basın emekçisi üç kuruşa çalışıyor.

Bırakın üç kuruşa çalışmayı, o üç kuruşu bile zamanında alamayan meslektaşlarımız var.

Hemen hemen her gün kamu görevlilerinin maaşlarındaki gerilemeyi, döviz karşısında kaybettikleri oranları yazan gazeteciler, kamudan çok çok daha aşağılarda bir yaşam standardıyla çalışıyor.

Başkalarının maaşlarını yazan gazeteciler, ne yazık ki az ücretle sigortadan yoksun geleceği belirsiz bir ortamda emeğini ortaya koyuyor.

Basının genelinde aynı sorun var.

Giderek patronlaşan, siyasi güç odaklarında “taraf” bulan, zaman zaman tarafını bir günde değiştiren maddi kaygılarını ön planda tutan yeni dönemin gazete patronlarının önceliği hiç kuşkusuz kendi çıkarları…

Hâl böyle olunca da ezilen, hor görülen, aşağılanan, emeğinin karşılığını alamayan hep basın emekçileri oluyor.

Özetle; medyamızı bir hastalık gibi saran “gazeteci kılıklı” çıkar odakları, “bulvar gazeteciliği” tarzı ve “yeni medya patronları” ile mücadele etmekten başka çaremiz yoktur diye düşünüyorum.

Bu mücadele hepimizin, bütün gerçek gazetecilerin görevidir.

Peki ne yapmalıyız?

Bunu hep birlikte düşünmeli, ortak paydalarda bir araya gelebilmeliyiz.  

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1318 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler