1. YAZARLAR

  2. Erdinç Gündüz

  3. Yeni  bir umut ışığı
Erdinç Gündüz

Erdinç Gündüz

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni  bir umut ışığı

A+A-

‘Döviz-Türk Lirası Savaşı’ devam ederken... Vatandaş üç gün sonrasını göremezken... TC tehditler savurmaya devam ederken... Ana’ öksürük,  ‘Yavru’ bronşit olurken...  KKTC Hükümeti  panik içinde önlemler almaya çalışırken... ‘Döviz geliri ve birikimi olanlar avuçlarını ovuştururken... TL’ciler ve döviz borçluları kan ağlarken,  bir umut ışığı daha yaktı BM. ‘Çözüm’ görüşmeleri yeniden başlayacak gibi görünüyor.

Daha önceki,  -artık sayısını bile unuttuğumuz-  görüşmelerde mutabakat sağlanan birşeyciklerin var olduğunu biliyoruz. Onlar bir kenara bırakılıp sorunlu ve karmaşık sorunlara el atılacak herhalde. Umarız bu sefer bir sonuca ulaşılır.

***

Biz ne istiyoruz ? Ne istemiyoruz ?

Komşularımızın 1974 öncesine dönüşün mümkün olmadığını artık anlamasını istiyoruz...

Bir an önce ‘Barış’ olsun istiyoruz...

Eski defterlerin bir kenara atılmasını, yepyeni bir defter açılmasını istiyoruz... 

Geleceğimizi görmek istiyoruz...  

Beraber ama içiçe değil,  yanyana ve dostça  yaşamak istiyoruz...

Adamızın ne yarısının ne de bütününün,  bir yerlere ilhakını istemiyoruz...  

Geçmişte yaşananların, bir daha, ilelebet yaşanmasını istemiyoruz...

***

Rum komşularımız uyanacak mı ? Uyansa ne yapacak ? Uyumaya devam ederse ne olacak ?

Güney’de kafalar karışık.  Bu bir gerçek.  Aralarından bazıları,  hala derin uykuda. Güzel (!) rüyalar da görüyorlar. Bu rüyalara değişik değişik isimler koyanlar var. ‘Tam bağımsız Kıbrıs’ diyenler de var,  ‘Birleşik Kıbrıs’  diyenler de, hala ‘ENOSIS’  diyenler de.  Bu UFO’lar (!)  azınlık mı ? Bilmem... Ama halkları olumlu-olumsuz etkiliyorlar mı ? Evet,  malesef...

Farkında mıdırlar acaba ? Uyku da,  güzel rüyalar da devam ederken adanın bölünmüşlüğü pekişmekte... Farkındadırlar aslında ama kabullenmek istemiyorlar. Farkında değilmişler gibi davranıyorlar.

İki halk nerdeyse yabancılaşmış durumda. Temas nerdeyse minimum düzeyde. Temas halinde olanlar da, aslında, rol yapıyor durumdalar birbirlerine.

Hala uyuyanlar uyansa da güzel günler gelse artık...


Vazgeçemediklerimiz

Kıbrıslı’nın kendine has huyları, alışkanlıkları vardır. Bunları ‘vazgeçilmezler’ olarak listelemek mümkün.  Çevrenize bakın, kendi  alışkanlıklarınızı  düşünün, alın elinize kalemi başlayın yazmaya. Liste nasıl büyük,  göreceksiniz.

***

Kıbrıslı,

Söverek sever... Sevdiklerine ‘küfür’lü sözlerle seslenmek,  vazgeçilmezlerindendir...

Eleştirmeye bayılır. Ama özeleştiri yaptığı  çok nadirdir... Eleştirdiklerinde kendi payını hiç düşünmez...

Sertçe eleştirir ama sorunun çözümü için bir önerisi yoktur...

“Ben olsam....” diye başlayan cümleler vazgeçilmezlerindendir...

Torpil’i eleştirir ama sever ve yapar, yaptırır. Vazgeçmez...

Mangala bayılır. Şeftali’den vazgeçmez. Muluhiya da. Ekmek kadayifi de vazgeçilmezlerindendir...

Yürümeyi sevmez. Arabasını,  ille de, alışveriş yapacağı dükkanın tam önüne park etmek ister. Yasaklara aldırmaz bu alışkanlığından vazgeçmez...

Evinin önündeki kaldırımı da kendisinin sanır. Garajı boştur ama arabasını kapısının önüne parketmekten asla vazgeçmez...


Sokak Ağzı

“Aha size ortaklık... Türk ve Rum ortaklık yaptı, Güney’de soygun teşebbüsünde bulundu. İkisi de yakalandı. Ortaklık fiyaskoyla sonuçlandı.” (Müslüm Güney-İskele)

***

“Hiç hayatınızda kurban kesilişine tanık oldunuz mu ? Zavallı  hayvanın gözlerine baktınız mı ?  Baksanız, bırakın kurbanı,  et de yemez olurdunuz, emin olun. (Müsteyde-Mağusa)

***

“Gönyeliliyim. Araba park sorununun hala çözümlenmediği konusunda Sayın Başkan Benli’yi uyarmak istiyorum.” (Füsun-Gönyeli)

***

“Lefkoşadaki bisiklet harekatı güzel. Güzel de, bisikletle bu trafiğe çıkma kahramanlığını kim gösterir çok merak ediyorum. (Mustafa Gürçağ-Lefkoşa)

***

“Vay beee... Bu gadar zamandır yediğimiz at etiydi acaba ?  At eti iddiası var ama ben şüpheliyim. Muhtemelen eşşeg etiydi.“ (Olgun Safter)

***

“ABD Güney’de üs istermiş... Verin Geçitkale’yi da görün nasıl dolarcık yağacak memlekete. ABD koruması altına girecek olmak da cabası.” (Özkul-Lefkoşa)

***

“Bizim gazetelerin magazin sayfalarına bakıyorum. Türkiye gazetesi mi ne diye şüpheye kapılıyorum. Ben biraz fazla Kıbrıslı mıyım acaba ?” (Tüyan-Lefkoşa)

***

 

Bu yazı toplam 1834 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar