1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. YASEMİN KOKULU ADA...
YASEMİN KOKULU ADA...

YASEMİN KOKULU ADA...

EKONOMİ SOHBETLERİ

A+A-

 

         Yasemin Kokulu Lefkoşa’ya özlem hâlâ yüreğimizin derinliklerinde dururken yasemin kokulu ıslak mendillerle buluşuyorum bu hafta... Nihat Konil, kurduğu şirketle 5 çeşit ıslak mendil üretiyor. Bunlardan biri de yasemin kokulu ıslak mendil... Çok bir şey istemiyor Nihat Bey; hükümet, sanayiciyi bir parça olsun korusun, ufacık da olsa bir kapı aralasın, bir ışık göstersin yeter...

YASEMİN KOKULU ADA...

 

 Dilek ÖNCÜL

·        Yenidüzen: Öncelikle firmanızı tanıyalım...

·        Nihat Konil: Firmamız aşağı yukarı 12 yıl önce kuruldu. Tabii ilk kurulduğumuzda üretim yoktu. Dış ülkelerden ithalat ve pazarlama yapıyorduk. Getirdiğimiz ürünler ve müşterilerin talepleri bizi bir takım yerlere itti. Bir şeyler üreteyim, KKTC’de yaşayan insanlara verimli olayım istedim. Aşağı yukarı dört yıl ıslak mendil konusunu araştırdım. Restorantların, otellerin kullandığı küçük tekli mendiller var. Biz, bu mendilleri Türkiye’de gerek isimsiz gerekse isme baskılı yapıp ithal ediyorduk ve burda müşterilere bir şekilde pazarlıyorduk. Sonra çoklu mendilleri araştırmaya başladım. Bunu araştırmak benim dört yılımı aldı. Tabii bu dört yılın aşağı yukarı bir buçuk yılı Kimya Mühendisimiz Derviş Beyle (Somuncuoğlu) geçti. Mendil üretmeye 2011 Temmuz’unda başladık.

 

·        YD: Yeni fabrikanız açılıyor...

·         Konil: Alayköy Sanayi Bölgesi’nde fabrika kurduk. Rum tarafında dahi böyle bir fabrika yoktur. Şu anda bütün Kıbrıs Adası’nda tek bir fabrikadır bu. Bir buçuk milyon dolarlık bir yatırım yaptık Alayköy Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikamıza. Makineleridir, fabrikasıdır, laboratuvarıdır... Fabrika bitti, elektriğin bağlanmasını bekliyoruz. Her halde bir ay içinde olur.

“ÜRÜNLERİMİZ KOZMETİK ÜRÜNLERİ YASASI’NA UYGUN...”

 

·        YD: Ne gibi ürünleriniz var?

·        Konil: Cybella ıslak mendil üretiyoruz. Bunlar beş çeşittir. Üretimi tamamen burda yapıyoruz. Bunların dışında bir de restorantlara ve otellere yönelik tekli mendillerimiz var. Onlar da kendi içinde aşağı yukarı 14 çeşittir. Tabii hepsi Sağlık Bakanlığı izinli. Bütün mendillerimizin üzerinde Kozmetik Ürünleri Yasası’na uygun olduğu belirtilmiştir. Oysa Türkiye’den gelen üç-beş markanın dışında bizim dışımızdaki hiç bir üründe bu ibareler yoktur. Bizim ürünümüz gerçekten hijyen bir üründür. Şu an yaptığımız ürün, tamamen, Kozmetiğe, İlaç Eczacılığa, Sağlık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Biz yaptığımız ürünlerin tamamen arkasındayız ve %100 güveniyoruz.

“KONTROL MEKANİZMASI YETERSİZ”

 

·        YD: Bu ürünler ithal edilirken kontrol mekanizması çalışmıyor mu?

·        Konil: Bu ülkede insanlar biribirini kopyalamayı çok sever. Yani işte Nihat şu ürünü getirir, köşeyi döndü, biz de getirelim derler. Bir kamyon da o getirir, bu sefer piyasa allak bullak olur. Ne birileri bu işten para kazanabilir ne de bu ürünleri kullanan insanlar verim alabilir. Buna izin veren Devlet. Ne kadar kontrol mekanizması var bu yönde bilemem. Ne kadar hijyendir, ne kadar standarda, Avrupa Birliği normlarına uygundur, bunları kimse bilmez. Şu an eğer bilen biri varsa çıksın desin ki ben bilirim. Her gelen mendile de şu tahlili yaparız veya gelmeden önce şunları isteriz desin. Malı getirecek olan sadece bir ön izin alır ve bu mendili getirir.

“SANAYİ HOLDİNG GİBİ BİZİ BATIRMAK MI İSTİYORLAR”

 

·        YD: Sorunlarınız neler? Çözümü yönünde önerileriniz var mı?

·        Konil: En önemli sorunlarımızdan biri KDV farkı. Yurtdışından gelenlerle bizim üretimimiz arasında KDV farkı var. Mendillerin ham maddesi yurtdışından gelir; Hindistan’dan Almanya’dan gelir. %5 gümrüklere ödediğimiz bir para var. Yanlız bize Devlet diyor ki %5 ödüyorsunuz ama mendili oluşturduktan sonra satışa sunarken %16 yazacaksınız KDV’yi. Çünkü Devlet ıslak mendiller için %16 KDV belirlemiş. Mevcut piyasa koşullarında bir malı sattığınızda size dönüşü altı ayı bulur paranın. Düşünün siz altı ayın aylık %11 farkını Devlete vereceksiniz. Sattığınız mal Devlete ödediğinizi karşılamayacak. Biz diyoruz ki ham madde %5 ile giriyor, en azından bizim KDV’mizi %16 değil de %8-10 yapın. Maliye Bakanı ile görüştüğüm zaman seni korumak için  fon koyalım, KDV’ye bir şey yapamayız dedi. Beni korumasın yanlız KDV’yi düzeltsin yeter. Diğer bir sorun elektrik şu an. Yeni yerimize taşınana kadar kiraladığımız bu fabrikada üretim yapacağız. Buranın sahibinin borcundan dolayı elektrik kesildi. Biz her ay elektriğimizi yatırmamıza rağmen eski borçlardan kaynaklanan elektrik kesintisi nedeniyle jeneratörle işlerimizi yapmak durumunda kalıyoruz. Bunda da en önemli pay Sanayi Dairesi’nindir. Eğer mal sahibi Sanayi Dairesi’nden izin alıp bu yerleri kiralayabiliyorsa, Sanayi Dairesi’nin  “biz sana izin verdik ama kiracılarını mağdur edemezsin, git elektrik borcunu öde” demesi gerekir. Bir sorun da piyasada yerli üretime sıcak bakılmaması. Önyargı var. Bunun en büyük nedeni marketlerdir. Marketlere gittiğimiz zaman diyoruz ki şu ürünleri yaptık. Alıp bakıyorlar. Türkiye’den mendil ithal ettikleri için yerli ürünleri markete koymak istemiyorlar. Çünkü o zaman ithal ettikleri satılmayacak. İthal etme o zaman. Ben sana ithal ettiğin üründen daha fazla kâr marjı vereyim, benim ürünümü sat. Bunu da kabul etmiyorlar. Türkiye’de mendil üretilebilir her yerde. Ama bizim havamızla onların havası aynı değil. Sıcaklık yükseldikçe pH derecesi de yükselir; bu da mendilin insanların elini kurutmasına yol açar. Çocukların cildine zarar verir. Biz bunları hep düşünerek hareket ettik ama gel gör ki şu anda o beklediğimiz verimi alamadık. O ilgiyi göremedik. Ama bizi sevindiren noktalar da var; bizim farkımızda olan insanlar var. Şirkete her gün telefonlar yağar; övgüler yağar. Biz üretime başlamadan önce marketlerde bu tip mendillerin en düşük fiyata satılanı beş buçuk TL idi. Şu anda o mendil iki buçuk TL’ye satılır. Bu insanların madem bu kadar kâr marjı vardı, yarı yarıya düştüler fiyatlarını, bunca zaman nerde idiler.Yoksa fiyat düşürerek Sanayi Holding gibi KTHY gibi burdaki firmayı batırmak mıdır amaçları.

 

·        YD: Sanayi Odası ne oranda katkı koyuyor sorunların çözümüne?

·        Konil: Sanayi Odası’nda hemen hemen her hafta toplantı yapıyoruz. Gerekli yerlere, bakanlıklara bunlarla ilgili yazışmalar yapılıyor ama çok da dikkate alındığımızı söyleyemeyeceğim. Çünkü çözüm yok. Sadece konuşuruz... Sanayi Odası da sanırım arada kalıyor. Bazı üyeler hem Sanayi Odası’na üyedir hem Ticaret Odası’na; hem üretim yapar hem ithalat yapar.  Ama Sanayi Odası’ndaki tek bir toplantıya bile gelmez bu insanlar. Sorunlarına çözümü Ticaret Odası’nda ararlar. Üretimle ilgili bir sorun olduğu zaman da adam üreticidir ama bir bakarsınız üreticinin karşısında durur. Sanayi Odası buna karar vermeli. Ya sanayicidir ya ithalatçıdır. Ben Nihat Konil Şirketi ile kesinlikle ithalat yapmadım. Biz ithalata 12 yıl önce başladık. Ambalaj işlerini ithal ediyoruz. Ben üretim işine geçtiğim zaman eşime dedim ki istersen gel devam ettir; ettirmek istemezsen bu şirketi kapatacağım. Tamam dedi. Naksa pazarlama şirketini kurduk ve yaklaşık 8 yıldır Naksa Ltd’in işlerini eşim yürütüyor.

“HÜKÜMET MALİ TEDBİRLER ALSIN AMA SANAYİCİNİN ÖNÜNÜ DE AÇSIN”

 

·        YD: Hükümetin aldığı mali tedbirler konusunda ne düşünüyorsunuz?

·        Konil: Hükümet mali tedbirler alsın. Ama beni koruyacak ve benim önümü açacak tedbirler de koysun bu paketlerin içerisine. Ya bizim önümüzü açacaklar, yürüyeceğiz. İhracata açılacağız. Ya da belli bir basamağa geleceğiz. 200-300 bin kişiye hitap edeceğiz ki bizim yaptığımız yatırıma bakıldığı zaman komik bir rakamdır bu. Bir buçuk milyon dolar para atacak, yatırım yapacaksın 300 bin kişi için; bu komiktir.

“DEVLET BİZE UFACIK BİR IŞIK GÖSTERSİN, EN İYİ ÜRÜNLER ÇIKACAK BU ÜLKEDEN...”

 

·        YD: Kapasiteniz yeterli olacak mı?

·        Konil: Kapasitemiz yeterli. Yaklaşık 550 koli günde üretiyoruz. Bu da 13 bin 200 paket yapar günde. Bu 8 saatte çıkan üründür. Çift vardiya yaparsak bunun iki katı ürün elde edebiliriz. Biz çok uğraştık ve Kıbrıs’ın Yasemin kokusunu yaptık. Farzedin evinizdeki yasemini koklarsınız. Bu mendil de Derviş Bey’in ürünü. Biz yanlız ileriye dönük yatırım yaptık. Biz bu paraları ne zaman geri döndüreceğiz diye ne plan ne de program yaptık. Eski para 1 Trilyon 960 bin TL’lik bu Ada’ya mendil ithal edilir yılda. Ben dört yıl boyunca araştırırken bu verileri aldım Ticaret Dairesi’nden. Bu kadar ürün geliyorsa bu Ada’ya biz bunu neden burda üretmeyelim dedik. Bizim bu Ada’daki paramız niye başka yerlere gitsin. Tabii serbest piyasa var, başka ürünler de gelecek buraya. Ama biz kaliteli ürünler yapalım, insanlar kullandığı ve yeniden markete gittikleri zaman bu ürünü alsınlar. Yani güven duysunlar ürüne. Ben bunu başardığımıza inanıyorum. Bizim herşeyimiz Bulgaristan’da tescillenmiştir. Kim isterse alsın ve test etsin. İhracat yapamayan bir Ada’yız. Üretim yapmayan bir Ada’yız. Herşey hazır gelecek buraya. Nereye kadar gidecek bu? Bize ufacık bir ışık göstersin Devlet. Bize yardımcı olsun. Ben  derim ki bu ülkede üretim yapan herkes en iyi ürünleri çıkartacak.

“YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ İLE GÜNEY KIBRIS’A İHRACAT YAPMAK İSTİYORUZ”

 

·        YD: Hedefleriniz neler?

·        Konil: Bizim idealimiz bu Ada’nın dışına açılmak. Gerekirse Yeşil Hat Tüzüğü’nü kullanarak. Güney’de böyle bir yatırım, böyle bir üretim yok. Bir milyon insan var. Ayrıca turist sayısı çok fazla. Bir milyon insan yaşarsa Rum Tarafı’nda 3 milyon turist gelir. 4 milyon insana hizmet başkadır. Güney’de Laiko Group ile görüşüyoruz şu anda ama bir takım bürokratik engeller var. Yeşil Hat Tüzüğü’nde belgeler tanınmıyor. Bizim sağlık sertifikalarımızı onlar tanımıyor. Biz bu ihracatı gerçekleştirmek istiyoruz. O nedenle bizim yeni fabrikamız Avrupa Birliği’nden bir heyet tarafından kontrol edilecek. Normlara uyar mı uymaz mı ona bakılacak. Onlar bize diyor ki siz de Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşısınız. Bizim büyük yerimiz var, gelin bizde yapalım bu üretimi. Ama biz burda üretmek istiyoruz. Farklı ülkelere Beliçika, Lübnan gibi; bir takım sıcak ülkelere de ihraç yapmak istiyoruz.  Bütün bu yatırımı yapmam, bütün hayallerim ihracata yöneliktir. İnşallah gerçek olur.

 


Bir cümleyle

Ekonomi: Bozuk

Para: Geri dönüşü zor

Döviz: Dışarıya bağımlılık

Hükümet: Ulusal sermayenin yanında olsun

Ticaret Odası: Sanayiciye de önem versin

Sanayi Odası: Haklarımızı savunmaya devam

Medya: Bizi takip etsin

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1337 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler