1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. YAŞAYARAK, DOKUNARAK ÖĞRENME
YAŞAYARAK, DOKUNARAK ÖĞRENME

YAŞAYARAK, DOKUNARAK ÖĞRENME

Teknoloji, her geçen gün gelişiyor ve değişiyor ve bununla birlikte eğitim de bundan nasibini alıyor

A+A-

 

Yonca Oğuz

 

Teknoloji, her geçen gün gelişiyor ve değişiyor ve bununla birlikte eğitim de bundan nasibini alıyor. Okulların açılmaya başladığı bugünlerde tüm ebeveynler çocuklarını kendi imkânları doğrultusunda okullara gönderiyor ve ilerideki hedeflerine göre onlara yol göstermeye çalışıyorlar. Evet artık öğretmen merkezli eğitim yerini,  öğrenci merkezli eğitime bıraktı dense de bunlar sadece sözde kalan politik kelimeler... Neden derseniz; öncelikle özünde çok güzel bir sistem olsa da, gerek okullardaki araç-gereçler, okulların fiziki yapısı, eğitimcilerin bu konuda eğitilmiş olmamaları gibi nedenlerle uygulanamıyor. Özel okullar ise değişik sistemler uygulayarak -ki onların maddiyat konusunda sıkıntıları yoktur – öğrencilerine güzel imkânlar sunmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde dokunarak,  yaşayarak öğrenme ve öğrenciyi sınıfta aktif halde tutan bir sistemle tanıştım. Gerçekten de ilginç bir deneyimdi. Masterkids sistem denilen bir uygulama ile 3-11 yaş arasındaki çocukların merak duygularını en üst seviyede tutarak, yaşayarak, hata yaparak öğrenme tekniği... Bu konuda uzman Mert Balın ile sohbet etmeye başladık. Dikkat çeken;  bu röportajı yaparken önümüzde bir sürü rengârenk legonun olmasıydı. Bunlar eğitim amaçlı Legolarmış. Sohbetimize başlamadan önce Mert Bey’in içten, samimi tavırları, yüzündeki tebessüm ve ses tonundaki tınılar dikkat çekiciydi.

MASTERKİDS SİSTEMİ

       Y.Oğuz: Bize kendinizi tanıtır mısınız?

M.Balın: Ben İzmirli’yim. Üniversite eğitimime kadar orada yaşadım. Sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde Elektrik-Elektronik okudum ve üniversitedeyken bir Amerikan şirketinde oyuncaklarla ilgili çalışmaya başladım. Sonra bu konuda yurt dışında eğitimlere katıldım, pedagoji yaptım ve sonra smartkids  bayiliğini Kıbrıs’a getirdim. Ortak olduğum arkadaşımla fikir ayrılığı yaşadığımız için ayrıldık ve ben Masterkids Cyprus temsilcisi oldum ve yaklaşık altı yıldır Kıbrıs’ta yaşıyorum. Şu anda 4 özel okulda 3-11 yaş arasındaki çocuklara eğitim veriyorum.

       Y.Oğuz: Peki nedir Masterkids ? Neler yapıyorsunuz?

M.Balın: Değişik yaş gruplarıyla farklı uygulamalar yapıyoruz. 3 yaş çocuklarla Legolardan yapılmış özel değişik setlerle yaşamdan örnekler görüyoruz. Mesela çiftlik hayatıyla ilgili hayvanlardan oluşan grup ya da mesleklerin tanıtımıyla ilgili gruplar… Daha büyük çocuklarda ise el becerisi arttığından pille çalışan yine Legolardan yapılmış özel oyuncaklarla deneyler gerçekleştiriyoruz. Bu deneyler için geceleri derelerden kurbağalar topluyorum. Pet shoplardan değişik hayvanları alıp sınıfa getiriyorum ve onlarla tanıştırıyorum.

EĞLENCELİ SAATLER

Y.Oğuz: Kaç kişilik gruplarla çalışıyorsunuz ve kullandığınız oyuncakları siz mi getiriyorsunuz?

M.Balın: Evet ben getiriyorum. Her hafta farklı materyal kullanarak çocukların meraklarını en üst seviyeye çıkarıyoruz. Deniz konusunu işliyoruz mesela, önce sohbet ediyoruz. Sonra balıklardan konuşuyoruz insanların deniz altında nasıl yaşadığını öğrenmek için her öğrencimizin eline Ipad’ler veriyoruz, internetten resimler göstererek bilgi veriyoruz. Sonra deniz altındaki yaşamdan bahsedip çocuklara deniz altı kıyafetleri giyip nasıl olduğunu öğretiyoruz. Haftada bir kez bir saat süren eğlenceli hareketli saatler yaşıyoruz.

Y.Oğuz: Bu program çocuklarımıza neler sağlıyor?

M.Balın: Öncelikle çocuklar paylaşmayı öğreniyor. El-kol koordinasyonu sağlanıyor. Kendilerine özgüvenleri artıyor. Dikkatleri yoğunlaşıyor. İletişimleri güçleniyor…

Y.Oğuz: Öğrenci merkezli eğitimin örnek alındığı eğitim sisteminde bu yöntem gerçekten önemli değil mi?

M.Balın: Evet aslında tüm okullarda uygulanabilecek bir sistem. Mesela köy okullarında çiftlik ve hayvanlar canlı örneklerle sunulabilir ve çok ilgi çekici olur. Yeter ki istensin ve uğraşılsın. Yani bugünkü sisteme de gayet kolay uygulanabilir.

“KALPOLCÜK” VERELİM

Y.Oğuz: Neden 3-11 yaş grubu tercih edilmiş?

M.Balın: Çünkü bu yaştaki çocukların merak duyguları daha yüksek. Yeniliklere açıklar ve öğrenme istekleri çok yüksek.

Y.Oğuz: Yaşadığınız ilginç bir anınız var mı?

M.Balın: Evet. Çocuklarla geçirdiğim bir saati bölümlere ayırıyorum. Yani bir saatte üç farklı etkinlikle çocukların dikkatini dağıtmadan eğlenceli bir şekilde vakit geçiriyorum. Meslek gruplarından doktorlarla ilgili bir anlatımda Legolardan bir hastane yaptık. Orada bir çocuk hasta yatıyor öğrencilerimizden biri diğerine; “Nesi varmış?” diye sordu. “Ateşi çıktı” diye cevap verdi diğeri... “Bir kaşık kalpolcük verelim geçer” diye cevap veriyor soruyu soran… Bu da yaşamdan bir alıntıydı. Çocuklarımız kendi yaşamlarından örnekler sunuyorlar.

Y.Oğuz: Çocuklarla diyalog kurmak onların dünyasını anlamak zor mu?

M.Balın: Ben çocuklarla çok iyi anlaşıyorum. Onlar çok saf, temiz ve dürüst. Nasıl düşünürlerse öyle davranıyorlar. Hiç art niyetleri yok. Maalesef insanlar büyüdükçe değişiyor. Hırsları artıyor. Egoları ön plana çıkıyor ve öğrenmeye de açık değiller.  İlgileri derslerine yoğunlaşıyor. Aktiviteleri çoğalıyor. Kolej sınavları var.

ÇOCUKLARLA ÇOCUK OLMAK

Y.Oğuz: Çocuklarla çocuk olmak nasıl bir duygu?

M.Balın: Ben çocuklarla birlikte olunca onlar gibi oluyorum. Öyle davranıyorum. Bir gün trafikle ilgili konuşuyoruz. Onlar gibi küçük sandalyede oturdum ve emniyet kemerinin önemini anlatıyorum, kemerimi takmadan çok hızlı gidiyorum ve çocuklardan birisi trafik polisi görevi yapıyor. Elinde kırmızı, sarı yeşil levhalarla beni uyarıyor. Ben çok hızlı gittiğim için kırmızı ışıkta duramıyorum ve yuvarlanıp yere düşüyorum. Tümü korkarak bana bakıyor ve bunu aileleriyle paylaşıyor. Emniyet kemeri takmayan çocuklar bile sonrasında kemerlerini takmadan yola çıkmıyor. Yani geri dönütleri çok güzel.

Y.Oğuz: İlgi nasıl? Aileler memnun mu?

 M.Balın: Evet çok güzel ve olumlu şeyler duyuyorum.  Mesela çocuklar her gün bu ders olsun istiyor. Sınıfta gördüğümüz her şeyi evde anlatıyorlar ve anne babalarını da uyarıyorlar. Zaman zaman da uygulamalı anlatıyorlar. Ben ve aileler çok memnunuz.

Y.Oğuz: Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

M.Balın: Ben yaptığım işi çok seviyorum. Çocuklarla aram hep  çok iyidir. Masterkids programlarına devam edeceğim. İnşallah tüm okullarda öğretmenler yaşayarak, dokunarak öğretmeyi hedeflerler...        

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 622 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler