1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Yardımlaşma olmadan nereye kadar
Yardımlaşma olmadan nereye kadar

Yardımlaşma olmadan nereye kadar

Bir tarafta liderin üç puan gerisinde, şampiyonluk yarışının içinde olan bir Küçük Kaymaklı takımı diğer tarafta ise bu yıl aldığı sonuçlar bakımından istikrardan uzak Bostancı Bağcıl takımı. Maç Bostancı’da ama Küçük Kaymaklı seyirci olarak daha üs

A+A-

 

Bir tarafta liderin üç puan gerisinde, şampiyonluk yarışının içinde olan bir Küçük Kaymaklı takımı diğer tarafta ise bu yıl aldığı sonuçlar bakımından istikrardan uzak Bostancı Bağcıl takımı. Maç Bostancı’da ama Küçük Kaymaklı seyirci olarak daha üstün, dolayısıyle maça bir adım önde başlıyor. Bağcıl’ın defansif  yönden oturmuş bir kurgusu var. Devrim, Ahmet Zaifoğlu, Ramadan ve Uğur. Devrim dışında çok da süratli olmayan  defans elemanlarından kurulu olan Bağcıl defansı bu zaafiyetinin bilincinde olduğu için konta yememeya dikkat ediyorlar. Bunun yanında oldukça uyumlu bir görüntüleri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sarkık liberoları yok, fakat ters kademeye girerek rakiplerine rahat pozisyona girme şansı vermiyorlar.

Rakip Küçük Kaymaklı önünde yaklaşık yetmiş dakika bir kişi eksik oynamalarına rağmen çok fazla pozisyon vermediler, fakat bunun şöyle bir dezavantajı vardı: Bir farklı geride olmalarına rağmen kontra atak yeme riskini göze alamadıkları için ileride çoğalamadılar. Bir tek kez Ertaç’ı ceza alanı üzerinde boş bırakmaları onlara çok pahalıya mal oldu. Ne ilginçtir ki Ertaç’ın bundan başka girdiği net gollük pozisyon yok, ama yakaladığını atmasını da bildi. Maç boyunca Ertaç’ın yaptığı şey sadece kendisine pas atılmasını beklemek oldu. İkili mücadeleye girip top kazanmak ve daha müsait pozisyondaki arkadaşlarına pas çıkarmak gibi bir davranış içerisine hiç girmedi.

Hemen hemen rakip alanda ona gönderilen tüm topları rakip kaleye daha yakın olan arkadaşlarına asist yapacak pozisyonlarda bile arkadaşlarına vermeyip rakip kaleye şut atmayı tercih etti. Genelde Küçük Kaymaklı oyuncuları kollektif oynamayı pek sevmiyor anlaşılan. Topu ayağına alan her Kaymaklı futbolcusu top sürüp çalım atmadan pas vermeyi düşünmüyor. Küçük Kaymaklı’nın bir kişi eksik oynayan rakibi karşısında bol pas yapıp boş alanlar yaratmasını ve bu alanları kullanıp rakip kalede gol aramasını beklerdim, ama onlar bunu yapmayınca ortaya hiç de göze hoş görünen bir futbol koyamadılar. Hüseyin Adal’ın sakatlanıp çıkmasından sonra göbeğe kayan Coşkun o bölgede tek pas yapıp takımı toparlamaya çalıştı. Arkadaşları ile kurduğu pozitif diyalog gözden kaçmadı ancak diğer kaymaklı futbolcularının maç esnasında hata yapan arkadaşlarına hiç de hoşgörülü davranmadıkları ve sürekli birbirlerini azarladıkları da gözden kaçmadı.

Kaymaklı’nın geliştirdiği nadir ataklarda da gölü koklayan yine Coşkun’du. Maçın son bölümlerinde Ertaç’a çıkardığı gollük ara pası onun klas futbol mentalitesinin ürünüydü. Ancak Ertaç bunu değerlendiremedi. Kaymaklı bugün üç puana sahip oldu belki ama bir takım ruhuna henüz sahip olmadıklarını düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 741 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler