1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. VOUNOUS NEKROPOLÜ SEMPOZYUMU/2018
VOUNOUS NEKROPOLÜ SEMPOZYUMU/2018

VOUNOUS NEKROPOLÜ SEMPOZYUMU/2018

Bölgeye girer girmez ortamdan çok etkilendim. Başka bir yüzyıla girmiş gibiydim adeta.

A+A-

Filiz Uzun

KIBRIS BİR ADA MIDIR? CENNETTEN PARÇA MIDIR?

Toprağın altından bile sanat fışkıran bir adada yaşıyoruz. Yüz yıllar hatta bin yıllar öncesinden kalan binalar, evler, sanat eserleri var bu ülkede. Hiç birinin değerini bilemedik ne yazık ki. Nasıl bu hale getirdik güzelim adamızı, aklı almıyor insanın.

Kıbrıs'a insanların yerleşiminin MÖ 10000 yıllarını bulduğu tahmin edilmektedir. Adanın güneyinde yapılan arkeolik kazılar neticesinde ilk insan yerleşimcilerinin MÖ. 9000 yıllarında bazı yapılar bıraktıkları görülmüş ve Cilalı Taş Devri döneminde buralara yerleştikleri anlaşılmış. İlk yerleşimcilerin Anadolu’dan gelmeye başladıkları, MÖ. 7000 tarihlerinde de Filistin, Lübnan ve Suriye üzerinden de insanların buraya geldikleri tahmin edilmektedir. Bu zamana ait ortaya çıkarılan iki yerleşim biriminden biri kuzey sahilinde Girne’nin 10 kilometre doğusunda kalan Çatalköy’e bağlı "Vrisi" harabeleri, diğeri de Limasol ve Lefkoşa arasında kalmış bulunan "Kirokitia" denilen harabelerdir.

MÖ 6000-7000 yıllarına ait kalıntılara rastlayıp o dönem hakkında bilgi sahibi olurken, şu an yaşadığımız yüzyıla ait yüzyıllar sonraya kalabilecek sağlamlıkta binalar yapıyor muyuz acaba? Ya da var olanları koruyabiliyor muyuz? Mimar değilim fakat günümüzde yapılan binaların yüz yıl değil, 10 yıl sonra bile harap olduklarını görebiliyoruz maalesef.

Sanatı yapmak kadar korumak ve muhafaza etmek de önemlidir. Bunu yapmak da devletlerin sorumluluğundadır. Sanat eseri bir bina olabileceği gibi, bir resim, bir seramik, bir kitap da olabilir elbette. Onca sanatçının bin bir zorlukla, bin bir özveri ile ürettikleri sanat eserlerinin sergileneceği, saklanacağı ve korunacağı bir sanat müzemizin olmaması utanç verici bir durumdur bana göre. Gelecek nesillere ne kalacak bizden/bu yüzyıldan? Bunun cevabı verilmeli bence…

VOUNOUS NEKROPOLÜ

Arkeoloji yazınında gömütlüklere  (mezarlık)  nekropol adı verilmektedir. Anadolu’nun etkisinde bulunan Erken Bronz Dönemi Kıbrıs’ın en önemli nekropolü,  Ada’nın kuzey kıyısında bulunan Vounous nekropolü (gömütlüğü)’dür. Çatalköy-Bellapais arasında bulunan bu  nekropolde  hem  erken  hem  de  Orta  Bronz dönemine ait gömütler (mezarlar) bulunmuştur. Gömütlerden elde edilen bulgulara göre; dönemin sonunda Anadolu özellikleri tamamen benimsenmiştir. Kırmızı astarlı ve cilalı çanak çömleğin yanında, beyaz renkli olanlarına da rastlanmıştır.

Arkeolog Dikaios,  ardından Avustralyalı ünlü arkeolog Stewart ve Fransız Arkeolog Schaeffer Vounous’taki kazıları sürdürmüş ve bu kazılarda da çok değerli seramik eserler ele geçirilerek müzelerde sergilenmeye başlanmıştır. Vounous’un en değerli eserleri, Kıbrıs Müzesi’nde, Paris   Loure   ve   Berlin   müzelerinde sergilenmektedir. Arkeologların korumayı başardıkları sanat eserlerinin yanında birçoğunun da bölgeden yağmalandığını ve yurt dışına kaçırıldığı bilinmektedir.

Vounous kültürel ve sosyal yaşamının da yansıtıldığı pişmiş toprak eserler arasında Tapınak Ritüeli, hamur yoğuran kadınlar, çift süren insanlar gibi eserler öne çıkan özgün çalışmalardır.

II. ULUSLARARASU VOUNOUS PİŞMİŞ TOPRAK SEMPOZYUMU/ÇATALKÖY

Kıbrıs'ın kültürel mirasına olan ilgiyi zenginleştirmek ve geliştirmek, genç araştırmacılara, deneysel arkeoloji ve profesyonel seramik ve metalürji uzmanları ile çalışma ve deneyim sahibi olma fırsatları yaratmak, antik seramiğin ve tunç dökümünün yeniden yapım tekniğini keşfetmek ve üretimini teşvik etmek amacıyla Çatalköy belediyesinin bu yıl ikincisini düzenledikleri   Vounous pişmiş toprak sempozyumu 3-14 Eylül tarihleri arasında yapıldı. Geçtiğimiz gün kapanışı yapılan sempozyum bu yıl da hayli renkli ve keyifli geçti.  

Bu Sempozyumda Kıbrıs Tunç Çağı Köy canlandırması içerisinde kurulan Atölyelerde, Erken-Orta-Geç Tunç devri Vounous seramiklerinin ilkel teknik ve pişirimlerle bölge killerinden yeniden üretimi,  Tunç çağından Roma Dönemine kadar üretilen Kıbrıs seramikleri ve metallerin aynı malzeme ve teknikle üretimi, yurt dışına kaçırılan Vounous pişmiş toprak eserlerinin kopyalarının üretilerek Çatalköy’de halka açık, sürekli sergilenmesini sağlamak amaçlanmıştır. Ayrıca sempozyuma katılacak seramik severlere bu eserlerin tanıtımını yapmak, teknikleri öğretmek, üretimi teşvik ederek Çatalköy’ün kültür mirasını tanıtmak, kültür mirasımızın korunması da hedeflenmiştir.

VOUNOUS’UN KATILIMCILARI

Vounous sempozyumu büyük bir çaba ve özveri ve çalışmanın ürünüdür. Bunun için güzel bir ekip çalışması yapılmış. Çatalköy belediyesi’nin organize ettiği ve birçok sanatçının yer aldığı bir sempozyum.

Proje Organizasyon Komitesi: Mehmet Hulusioğlu  (Belediye Başkanı), Rauf Ersenal (Proje Başkanı), Derman Atik (Koordinatör), Celal Dimililer (Başkan Yardımcısı ayrıca sempozyumda şahane fotoğrafların sahibi ), Cumhur Deliceırmak,  Şenol Özdevrim (Sanat danışmanı).

Sempozyuma katılan Kıbrıslı Sanatçılar; Cumhur Deliceırmak, Mümine Özdemirağ Yağlı, A.Ceren Asmaz, Şenol Özdevrim, Sevcan Çerkez, Sinem Saydam, Hasan Saydam, Fatma Özok, Hasan Işık Özgöçmen, Pervin Özgeçen, Pembe Gaziler, Bedia Kale,  Nergül Gezer Dündar,  Özlem Kul Durmaz, Leman Cankat, Prof.Dr. Zeka Mazhar,  Dr. Raif Dimililer, Celal Dimililer, Özlem Ekinci, Fügen Erkoru, Neriman Soyumert, Ülviye Perçinci Oksu, Hasan Cenap, Halide Volkan, Ayşe Rabo, Nevin Nedda Halis, Semra Bayhanlı, Güzin Okutan, Mine Korudağ,  Fatma Barut, Hasan Eminağa, Hayal Dimililer, Hasan Kayıplar, Ass.Prof.Dr. Netice Yıldız, Gonca Akbudak Karacagil, Özge Varoğlu, Sinem Ertaner, Yaşar Meriç Tunca, Burça Midilli Güldoğuş, Bahire Sav, Necla Höyük, Nilüfer İnandım, Evşen Emre, Toya Akpınar, Fatma Madali Dimililer, Şeniz Faslı Etkin, Rauf Ersenal, Semral Öztan, Tijen Zeybek, Demet Karşılı Arkeolog,  Derya Şenel,  Ayşe Türker,  Kemal Behçet Caymaz, Dr. Hasan Zeybek, Evrim Yüksel Ergün,  Vedia Okutan Gaydeler,  Yağmur Ezdeşir, Bikem Tunar, Çınar Karal, İsmet Yapıcı, Kezban Dolmacı,  Semra Tahsin,  Yaren Eriz, Fatoş Sadrazam, Burcu Karagöz, Evren Karagöz,  Fatma Ergene, Güliz Alpal Baştaş, Serhat Selışık, Nevber Okur, Melek Serap Balkan Güran, Eser Keçeci, Şifa Alkapon,  Elif Nazlı Tangül,  Christiana Zenonos (Güney Kıbrıs), Danae Frangoudes (Güney Kıbrıs), Andrea Charalambides Stylianou (Güney Kıbrıs), Vassos Demetriu  (Güney Kıbrıs), Ephtimious Ephtimiou (Güney Kıbrıs).

Sempozyuma Yurt Dışından katılan sanatçılar; Prof Dr. Sevim Çizer (Türkiye), Dr. Nizam Orçun Önal(Türkiye), Pınar Baklan Önal (Türkiye), Feride Ceyda Erdemli (Türkiye),  Mehmet Tatgın (Türkiye), Nezih Başgelen (Türkiye), Necati Badem           (Türkiye), Şerif Akşit        (Türkiye), Sarra Ben Attia (Tunus),  Gabriela Luptakova (Slovakya), Dr. Elpidia Giovanna Fregni (ABD), Elina Titane (Litvanya), Martha Cashman (İrlanda), Meysa Alakdar (Libya)

12 gün süren bu Sempozyum’da 50  sanatçının atölye çalışmaları sürerken bunun yanında birçok sanat,  spor etkinlikleri  ayrıca arkeolog ve öğretim üyelerinin sunumları da bu programda yer aldı. Programda Bikem Tunar, Burcu Müniroğlu Karagöz-Evren Karagöz’ün müzik dinletileri, Okçuluk Federasyonu tarafından organize edilen minikler-gençler ve yetişkinlerin okçuluk müsabakaları, Arkeolog Nezih Başgelen,  Arkeolog Demet Karşılı ve Prof.Dr. Sevim Çizer’in bilimsel sunumları hayli ilgi görürken sanatçı ve konuklarla turistik ve tarihi mekanlara geziler de gerçekleştirildi.

VOUNOUS RUHU

Bu yıl ben de katılabilme şansı buldum Vounous Sempozyumuna. Bölgeye girer girmez ortamdan çok etkilendim. Başka bir yüzyıla girmiş gibiydim adeta. Sanatçıların çalışma alanları kamışlarla yapılmış galiflerdi. Önlerinde birer tahta masa ve çamur. O kadar. Daha ne ister ki bir seramik sanatçısı? Bolca birikim, huzurlu bir ortam ve çamurdan başka.

Toplumları toplum yapan en mühim şey bir araya gelip üretebilmek ve gelecek nesillere toplum olduğumuzu gösteren eserler bırakmaktır bana göre. Vounous sempozyumu tam da böyle bir çalışmadır bana göre. Yitirdiğimiz sanat eserlerini tekrardan oluşturma çabası. Ekip ruhu ve tüm sanatçıların hep birlikte üretme çabaları. Ve iki yıldır üretilen seramiklerin sergilendiği bir ortam yaratılmış Vounous Nekropolü alanında. İstendik düzeyde mi tartışılır elbette fakat şu anki imkanlar doğrultusunda yapılabileceğin en iyisi yapılmış diye düşünüyorum. Ancak ilerde daha büyük bir sergi salonuna ihtiyaç duyulacak sanırım. Daha büyük seramik heykellerinin de sağlıklı korunabileceği bir alan.

Öldük bittik, hiçbir şey üretemiyoruz, bizde sanatçı mı var? diyen ve hiçbir şey yapmak için kılını kıpırdatmayanlara tokat gibi bir ekip çalışmasıdır Vounous etkinliği. Bu ruhu yaşamak için orada olmak gerekirdi. Bundan sonra yapılacak olanları sakın kaçırmayınız.

Bizim sanatçılarımız, bunca sıkıntıya, bunca olumsuzluğa rağmen birçok dünya ülkelerindeki sanatçılarından hiçbir farkları olmadığı hatta kendi teknik ve tarzları ile övüneceğimiz sanatçılardır. Bunu söylemekten korkmamalıyız. Sanatçıyı alkışlamak ve takdir etmek bu kadar zor olmamalı. Ben bizzat gittim ve yerinde gördüm. Tüm sanatçılar bir diğerinin kendi tekniğini hayranlıkla izliyor, birbirlerinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyor, sanatları adına emek harcıyorlar. Ben orada çalışmış tüm sanatçıları saygı ile selamlıyorum. Harika bir iş çıkardılar.

Sanatın tüm dallarının birbirinden ayrılmaz olduğunun en güzel gösterildiği yerdir bence Vounous sempozyumu. Seramik sanatçıları eserlerini yaparken bir yandan müzisyenlerin müzikleri, Ressamların seramikleri boyaması görülmeğe değer, inanılmaz bir ortamdı.

Bu sempozyumu organize eden özellikle Çatalköy Belediye Başkanı ve tüm çalışanlarına, sanatıyla renk katan, emek harcayan tüm sanatçılara sonsuz teşekkürler ederiz. İyi ki varsınız…

Tüm sanatlar kardeştir, hepsi de ötekilerin ışığı altında ilerler.

Voltaire

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 927 defa okunmuştur
Etiketler :
Adres Kıbrıs 385 Sayısı

Adres Kıbrıs 385 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler