1. YAZARLAR

  2. Ayşemden Akın

  3. Vizyon ve TEPAV raporu
Ayşemden Akın

Ayşemden Akın

Yazarın Tüm Yazıları >

Vizyon ve TEPAV raporu

A+A-


Türkiye Ekonomi Politikaları Geliştirme Vakfı (TEPAV)’ın 11 Haziran’da açıklamayı planladığı Kıbrıs raporu geçti dün elime.
Raporun ismi bile iç gıcıklıyor:
Kuzey Kıbrıs Ekonomisinin Dönüşüm Sorunu ve Çözüm Önerileri…
Sosyal dönüşüm projeleri gibi gizli saklı değil en azından!
Yeni bir özel sektör geliştirme gündemi ve ekosistem odaklı yönetimin yapısından bahsediyor rapor.
28 sayfalık bu raporun yanında bir de KKTC-FOCUS yer alıyor. KKTC devletini fonksiyonel ve kurumsal gözden geçirme çalışması… 126 sayfa.
Dünya Bankası ortaklığı ile kurulan TEPAV’ın araştırma sonuçlarına göre durum özetle şu:
KKTC kamu personeli kıyaslanabilir ülkelere göre gerek personel sayısı gerekse ücretler açısından dezavantajlı bir konumda değil.
Kamu Maliyesi, toplanan gelirlerle cari harcamaları karşılamaktan uzak. Bütçe’nin kapsamı dar, mali yönetim araçları yetersiz.
KKTC vatandaşlarının çoğunu ilgilendiren kamu hizmetlerinde kapsam dar, erişim problemli, kalite düşük.
Bütün bunların sonucu olarak vatandaşın kamu yönetimine ve siyasi kadrolara güveni yok denecek kadar az.
Reformun birinci önceliği devletin merkezinde bir yönetim kapasitesi oluşturmak.
Mali yönetim reformuna öncelikle bütçenin kapsamı genişletilerek başlanmalı.
KİT’lerin çıkartılacak bir mevzuat çerçevesinde, etkin, profesyonel, şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde işletilmesi sağlanmalı.
Personel reformu kamu yönetimi reformunun ayrılmaz bir parçası olmalı.
Sağlık ve sosyal güvenlikte hizmette adalet ve eşitlik sağlanmalı. Erişim ve hizmet kalitesi artırılmalı.
Telekomünikasyon ve ulaştırma gibi hizmetlerde kamunun görevleri ve örgütlenmesi yeniden yapılanmalı. Telekomünikasyon dairesi şirketleşmeli, rekabet sağlanmalı.
Güvenlik ve sivil savunma hizmetlerinde sivilleşme ve etkinlik artırılmalı.
Bu ölçekte bir reform programının stratejik bir bakış açısıyla tasarlanması, reform yönetimine ilişkin ayrı bir kurumsal yapı oluşturulması ve etkin bir iletişim politikası ile kamuoyu desteği sağlanmalı.
Kamu çalışanları reformun başarıya ulaşmasında hükümetin reformları ileri götürme noktasında kararlı olması gerektiğini ilk sıraya koyarken reform sürecinde siyasilerin partizanlık/ayrımcılık yapmaması ve kamuya müdahale etmemesini de vurgulanıyor.
2013 ve sonrası için olası bir reform programı ile ilgili kamu çalışanlarının görüşleri ise şöyle:
Yeni programın başarılı olması için, KKTC halkının desteğine ihtiyaç vardır diyenler yüzde 77,2.
KKTC hükümeti tarafından sahiplenilmelidir diyenler yüzde 70,7.
Yeni program AB perspektifi içermeli, AB uyumu için yürütülen çalışmalara da referans olmalıdır diyenler yüzde 68,5.
Yeni programın başarılı olması için, siyasi partilerin desteğine ihtiyaç vardır diyenler yüzde 64,5.
Yeni program öncelikle KKTC tarafından hazırlanmalı ardından T.C ile müzakere edilmelidir diyenler yüzde 58,7.
Kıbrıs Sorunu çözülmeden programın başarılı olması ihtimali yoktur diyenler yüzde 42.
Yeni programının hazırlanmasında ve yürütülmesinde mutlaka Türkiye’nin itici gücüne ve desteğine ihtiyaç vardır diyenler yüzde 35,9.
KKTC’de herhangi bir şekilde reformun başarı şansı yoktur diyenler ise yüzde 29,5.
Raporda dikkatimi çeken diğer noktalar ise şunlar:
-Çarşaf liste yaklaşımı ile reforma girişmenin başarısı sınırlı olacak.
-Kuzey’deki çalışanların verimliliği ile Güney kıyaslandığında yüzde 58 gerideyiz.
-1977’de Türkiye’nin buradaki dış ticaret payı 35 iken bugün yüzde 70. İngiltere’nin yüzde 65 iken bugün yüzde 4’e düşmüş.
-Ekonomiyi düzeltmek için Kıbrıs sorununun çözümünü beklemenin hiçbir iktisadi gerekçesi yok.
-Firmaların yüzde 56’sı kayıt dışılıkla mücadele ediyor.
-Yaklaşık 800 firmanın sadece yüzde 27’si uluslar arası kalite belgesine sahip.
-Kamu ücretlerindeki düşüş yolsuzluğun artmasına risk teşkil ediyor.
-Reform gündeminin sahibi Ekonomi Bakanlığı değil.
Rapora göre çözümsüzlük sürecinde  ‘nasıl olsa TC bize bakıyor’ inancı ekonominin temel sorunlarından birisiymiş.
Farklı bir cümle ile: Siyasal çözümsüzlük KKTC’yi daha fazla TC’ye bağımlı kılıyor ve stratejik ekonomik ve sosyal faaliyetten alıkoyuyor…
Birkaç yıl önce Kıbrıslı Türklere hayatlarından memnun olup olmadıkları sorulduğunda yüzde 35’i olumsuz yanıt vermişti. Ülkenin geleceği hakkında kaygılı olanların oranları ise yüzde 60 – 80 arasındaydı.
Bu korkunç rakamlar ışığında raporun birçok yerinde bir kelime dikkatimi çekti!
Vizyon!
KKTC’nin gelecek vizyonu yok!
İşte bütün mesele bu…

Bu yazı toplam 974 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar