1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. “Venizelos Davutoğlu ile görüşmeye ve işbirliği istemeye çalışacak”
“Venizelos Davutoğlu ile görüşmeye ve işbirliği istemeye çalışacak”

“Venizelos Davutoğlu ile görüşmeye ve işbirliği istemeye çalışacak”

Anastasiadis liderler görüşmesinin ardından Yunanistan’da…

A+A-



“Müzakereleri ciddiye alsın” diye AB, ABD, İsrail ve Mısır Ankara’ya baskı yapmasını sağlamaya çalışacaklar

“Kıbrıslı Rum-Yunan eylem planı, Kıbrıs sorununun resmi olarak da AB’nin sorunu haline getirilmesi”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile görüştükten sonra Atina’ya giden Güney Kıbrıs BaşkanıNikos Anastasiadis’in 2 günlük temaslarından “Kıbrıs sorununun bu zor dönemecinde Kıbrıslı Rum ve Yunan hükümetlerinin birlikte, hedeflerinin tek ve bir planları olduğu” izlenimi edindiği bildirildi.
Simerini haberi “Kıbrıs Sorunu AB’nin Sorunu... Başkan Anastasiadis’in Yunanistan Temasları Tamamlandı... Atina ve Lefkoşa Ankara’ya Baskı Yapılması İçin AB’yi, ABD’yi ve Bölgesel Güçler İsrail ve Mısır’ı Karıştırmak İçin Derhal İnisiyatif Alacak” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Gazete Anastasiadis’in geçtiğimiz gün Yunanistan Başbakanlığı’nda gerçekleştirdiği maraton görüşmelerinin ardından önceki gün de Yunan meclisinde temsil edilen, “Hrisi Avgi” (Altın Şafak) hariç siyasi parti başkanlarıyla görüştüğünü yazdı.
Gazeteye göre Anastasiadis’in Atina temaslarında Kıbrıs Türk tarafı ile müzakerelerin ilerlemediği, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun “müzakerelerin ilerlemesiyle hiç ilgilenmediği ve hilebazlık sergilemekte olduğu” iddia edildi, henüz katılmamış olmasına karşın müzakereleri “yönlendirmekle” suçlanan Türkiye’ye “baskı yapılması gerekti” ileri sürüldü.
Habere göre Yunan siyasi partileri Kıbrıslı Rum yönetimine müzakere sürecinde tam destek verdi. Tek istisna, AB’nin ve NATO’nun yardımcı olamayacağı görüşüne sahip olan Yunanistan Komünist Partisi ile AB ve ABD unsurlarının süreçte aktif değerlendirilmesine temkinli yaklaşan ve ‘2’nci Annan Planı’na sürüklenip bizi her zaman destekleyen Rusları dışarıda bırakmayalım’ uyarısında bulunan Bağımsız Yunanlar idi.

“Müzakereleri ciddiye alsın” diye AB, ABD, İsrail ve Mısır Ankara’ya baskı yapmasını sağlamaya çalışacaklar

Ankara’ya “müzakereleri ciddiye alması için baskı yapılmasını sağlamak maksadıyla AB, ABD, Akdeniz ve Ortadoğu’daki diğer güçler, özellikle de İsrail ve Mısır’ın müdahil olması için Kıbrıslı Rum ve Yunan hükümetlerinin derhal inisiyatif alması kararlaştırıldı.
Yunanistan Başbakanlığı’nda gerçekleştirilen görüşmeler sırasında AB’nin Kıbrıs sorununda bugüne kadar ortaya koyduğu; ‘Kıbrıslılar bir çözümde anlaşırsa biz altına imza atmaya hazırız’ doktrininin “artık geçerli olamayacağı, Brüksel’in, sorunun parçası olması gerektiği” söylendi.
Anastasiadis’le görüşmesinin ardından Yunanistan Cumhurbaşkanı Vekili ve Dışişleri Bakanı’na AB’nin Kıbrıs sorununa muhtemel doğrudan müdahiliyetinin başlangıçta, BM’nin özel temsilcisi gibi Avrupa Komisyonu’nun da bir Kıbrıs özel temsilcisi atamasıyla olup olamayacağı sorulduğu, Evangelos Venizelos, bu meseleyi Juncker ile görüşeceklerini söyledi.

“Kimse ‘Çöküş’ kelimesini kullanmadı”

Gazete Anastasiadis’in Atina temasları sırasında hiç kimsenin müzakereler için çöküş kelimesini kullanmadığını, çoğu Yunan yetkilinin; Orta Doğu, İran, Irak ve hatta Ukrayna’daki durumun çok kaygan olduğu ve bunların Kıbrıs müzakere prosedürünü kaçınılmaz olarak etkilediği görüşünde birleştiğini yazdı.
Yunan Başbakanlığı’ndaki görüşmelerde Türkiye’de ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini TC Başbakanı Erdoğan’ın kazanmasının beklendiğini ancak bunun gerek Türkiye ve bölge siyasetine, gerekse Kıbrıs sorunundaki tutumunda ne gibi ve ne kadar değişiklik yapacağının söylendiğine dikkat çeken gazete adını vermediği bir Yunan diplomatın Kıbrıslı Rum Haber Ajansı’na (KİPE) söylediklerini okurlarına şöyle aktardı:

“Kıbrıslı Rum-Yunan eylem planı, Kıbrıs sorununun resmi olarak da AB’nin sorunu haline getirilmesi”

“Olacaklardan bağımsız olarak Atina ve Lefkoşa’nın halen Kıbrıs sorununda bir eylem planı olması çok önemlidir. Bu eylem planı da Kıbrıs sorununun resmi olarak da Avrupa Birliği’nin sorunu haline getirilmesidir.”
Fileleftheros “Birçok Alanda İnisiyatif... Atina AB’ye Bakıyor ve Ankara ile Görüşme İstiyor” başlıklı haberinde Anastasiadis’in 2 günlük Atina temasları sonucunda kararlaştırılan inisiyatifler arasında Yunan hükümetinin, AB’nin Kıbrıs sorununa müdahiliyeti konusunu Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’e götürmesi ve Ankara ile temas etmeye çalışmasının da bulunduğunu yazdı.
Gazete güvenilir bilgilere dayanarak önümüzdeki pazartesi günü Yunanistan’a giderek Başbakan Andonis Samaras’la görüşecek olan Avrupa Komisyonu Başkanı Juncker’e, Kıbrıs sorununda bulunacak çözümde Avrupa müktesebatından sapmaların benimsenmesinin, AB için oku yaydan çıkaracağı ve müktesebatın nüvesine dokunan bu tür düzenlemelerin Birliğin işleyişinde sorun yaratacağı görüşünün iletileceğini yazdı.
Habere göre Kıbrıslı Rum ve Yunan hükümetleri ortamın, Kıbrıs sorununun çözümünün müktesebatla uyumlaştırılmasına ve AB’nin bir özel temsilci atamasına uygun olduğunu düşünüyor. Anastasiadis-Samaras görüşmeleri sırasında ortaya konulan bu meselelerin dünkü Anastasiadis-(Yunanistan Dışişleri Bakanı) Venizelos görüşmesinde de masaya yatırıldığı belirtilen haber, özetle şöyle devam etti:

Venizelos Davutoğlu ile görüşmeye ve ondan, prosedürün ilerlemesi için işbirliği istemeye çalışacak

“Venizelos Anastasiadis’le görüşmesi sırasında, 4-5 Ağustos’ta Galler’de yapılacak NATO toplantısı çerçevesinde Türk dengi Ahmet Davutoğlu ile görüşmeye çalışacağını söyledi. Venizelos’un Davutoğlu ile BM Genel Kurulu için New York’a gittiklerinde görüşeceklerine de kesin gözüyle bakılıyor. Venizelos, Davutoğlu’ndan, ‘Ankara’nın taktiği nedeniyle batağa saplanan müzakere prosedürünün ilerlemesi için işbirliği’ isteyecek.
Evangelos Venizelos Anastasiadis’le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
‘AB’nin, Kıbrıs’ta cereyan edenlerin yalnız Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve Yunanistan’ı değil, siyasi varlık ve kurumsal örgüt olarak kendisini (AB) de ilgilendirdiğini anlamasının büyük önemi vardır. Uluslararası bir sorun olarak Kıbrıs sorunu, istila ve işgalin sorumluluğunu taşıyan unsurun, Türkiye’nin iradesine bağlıdır. Uluslararası camianın baskıları her zaman bu istikamette olmalıdır.

Başkan Anastasiadis’in, Yunanistan’ın da desteklediği tezleri çok nettir, Ortak Açıklama’ya, Güvenlik Konseyi kararlarına ve Avrupa müktesebatına dayanmaktadır. Anastasiadis’in Güven Yaratıcı Önlemler’le ilgili önerilerinin Ada’daki atmosferi değiştirebileceğine ve adil, yaşayabilir ve işleyebilir bir çözüme ulaşılmasına yardımcı olabileceğine vurgu yapmalıyız.’”

Kıbrıs Rum Yönetimi bu sefer Yunanistan’daki temaslarından memnun

Politis Yunan hükümetinin artık dış politika ve Kıbrıs sorununda inisiyatif almada daha rahat hissettiğini değerlendiren Rum yönetiminin bu sefer Yunanistan’daki temaslarından memnun göründüğünü bildirdi.
Haberi “Kıbrıs Tarafı Yunanistan’daki Temaslardan Memnun... Daha Az Tansiyon Buldular... Anastasiadis Dün Venizelos ve Siyasi Parti Başkanlarıyla Görüştü, Eylül Ayında BM Merkezi’nde de Venizelos-Davutoğlu Görüşmesi Yer Alacak” başlık ve spotlarıyla aktaran gazete Anastasiadis ve beraberindekilerin dün gece Rum tarafına dönmelerinin söz konusu olduğunu yazdı.
Gazeteye göre Rum hükümet kaynakları, Anastasiadis’in Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’le birlikte gerçekleştirdiği Atina ile temasların, bu sefer öncekilerden daha özlü ve verimli olduğuna dikkat çekerek “Yunan hükümeti ekonomi tansiyonunu bir dereceye kadar atlatmış görünüyor, bu da artık inisiyatif alabileceği anlamına geliyor” dediler.
Alithia “Atina ve Lefkoşa’nın Hareketleri Güdümlü... Yunanistan’ın Mecliste Temsil Edilen Siyasi Partileri Samaras ve Anastasiadis’in, Türkiye’nin Müzakerelere Katılımını Hedefleyecek Hareketlerinde Hemfikir” başlığını kullandı. (tak)

Bu haber toplam 732 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler