1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Vamık Volkan ve Gizli Kuşatılmışlık
Vamık Volkan ve Gizli Kuşatılmışlık

Vamık Volkan ve Gizli Kuşatılmışlık

Türkiye’de faaliyet gösteren Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği (EKOPOLİTİK), bir süreden beri Vamık Volkan’ın rehberliğinde “Türkiye’nin Büyük Çatısı” genel başlığı altında çeşitli toplantılar örgütlüyor. Örneğin, 27 Oca

A+A-


YAZI DİZİSİ / Prof. Dr. Niyazi Kızılyürek
“Taksim’in ikiz kardeşi, entegrasyon”


Vamık Volkan ve Gizli Kuşatılmışlık

·        “Gizli Kuşatılmışlık Kuzey Kıbrıs” toplantılarında Vamık Volkan’ın söylediklerine ve üretilen çözüm “reçetelerine” göz attığımızda, Kıbrıslı Türklerle Türkiye’nin ve Kıbrıs’ta yaşayan Türkiye kökenli nüfus arasında “uyum” sağlamanın temel amaç olduğu görülüyor

·        TOPLANTIDA YANITI ARANAN BAZI SORULAR: Neden Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’den gelen Türkler arasında bir ayrım ortaya çıktı? Neden Kuzey Kıbrıs’ı bir “çöp tenekesi” gibi kullanıyoruz? Neden birçok kişi çocuklarını Rum tarafındaki okullara gönderiyor? Neden bazı Kıbrıslı Türkler Türkiye’deki hükümetlerin Kıbrıslı Türkleri yeterince dinlemediğini düşünüyor?



Türkiye’de faaliyet gösteren Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği (EKOPOLİTİK), bir süreden beri Vamık Volkan’ın rehberliğinde “Türkiye’nin Büyük Çatısı” genel başlığı altında çeşitli toplantılar örgütlüyor. Örneğin, 27 Ocak 2009 tarihinde İstanbul’da Türkiye’nin Büyük Çatısı ve Ortak Aidiyet başlıklı bir Çalıştay düzenledi. Vamık Volkan’ın keynote speaker olduğu toplantıya farklı görüşlerden aydınlar katıldı. EKOPOLİTİK’in düzenlediği toplantılarda kendi ifadesiyle,  “birbirleriyle karşı cephelerde olduğu düşünülen insanları, yan yana oturmaları bile hayal edilemeyen kişileri bir araya getirerek” görüş alışverişi yapılıyor. Çeşitli zamanlarda yapılan toplantıların yanı sıra farklı görüşlerden oluşan bir Ülkesel Çekirdek Ekip de ülke sorunlarını sistematik olarak tartışmayı sürdürüyor. Çalışmaların başında moderatör olarak Vamık Volkan var.

EKOPOLİTİK Kuzey Kıbrıs’la da ilgileniyor. Vamık Volkan’ın moderatörlüğünde ilki 2009 yılında, ikincisi de 2011’de “Gizli Kuşatılmışlık: Kuzey Kıbrıs” başlıklı iki ayrı Çalıştay düzenlendi. Düzenli olarak yapılması tasarlanan “Gizli Kuşatılmışlık Kuzey Kıbrıs” toplantılarının yanı sıra Kıbrıs Çekirdek Ekibinin “Türkiye ve Kuzey Kıbrıs İlişkileri” ve “Kuzey Kıbrıs’ın kendi içinde yaşadığı kimlik temelli problemleri” ele alması düşünülmektedir. Kısacası, EKOPOLİTİK’in Kıbrıs toplantılarında ele alınan konuların başında “Türkiye-Kuzey Kıbrıs ilişkileri” ve “kimlik karmaşası” geliyor. Nitekim 2009 yılında yapılan ilk “Gizli Kuşatılmışlık: Kuzey Kıbrıs” Çalıştayı’ndan sonra toplantının amacının “Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs ile ilişkilerini her yönden geliştirecek ve Kıbrıs’ın her alanda kalkınmasını sağlayacak yolları araştırması ve bulması” olduğu ifade edildi ve bunun “Türkiye’nin tarihi, vicdani ve hukuki bir sorumluluğu” olduğu ileri sürüldü.


“UYUM” HEDEFİ

“Gizli Kuşatılmışlık Kuzey Kıbrıs” toplantılarında Vamık Volkan’ın söylediklerine ve üretilen çözüm “reçetelerine” göz attığımızda, Kıbrıslı Türklerle Türkiye’nin ve Kıbrıs’ta yaşayan Türkiye kökenli nüfus arasında “uyum” sağlamanın temel amaç olduğu görülüyor. Örneğin,
Vamık Volkan 2009 yılında yapılan ilk çalıştayında şu görüşlere yer verdi:

“Neden burası ötekilerden (yerlerden) daha değişik? Özel olan nedir Kıbrıs’ta? Bir tek şey var, o Kıbrıs’ı özel kılıyor. (…) Kuzey Kıbrıs çok özel bir yer; tanınmıyorsunuz, tanınmıyoruz. (…) Kuzey Kıbrıs tanınmıyor. Bu çok değişiklik yapıyor (Bu Kıbrıs’ı farklı kılıyor). Başka böyle bir yer var mı tanınmayan? Belki vardır. Tayvan, Küba falan var ama Kıbrıs gibi yok. Öyle bir psikoloji gelişti ki, sanki bu normal oldu, (halbuki) hiç de normal bir durum değil bu. Onlarca senedir tanınmayan bir ülkeyiz. (…) Bu, Kıbrıs’a ayrıca bir özellik kazandırıyor. Bu nedenle Kıbrıs’ta Gizli Kuşatılmışlık var. Neden? Eskiden ‘anklav’lardaydık ama şimdi anklavlarda değiliz. Küçücük bir yer, ama Türkiye dışında tüm dünyada kimse tanımıyor, hududun var. Tanınmayan bir yer; hem varsın hem yoksun. Varsın ama varlığın Türkiye sayesinde, doğru olsa da olmasa da, inansan da inanmasan da Türkiyesiz bir şey yapamıyorsun.”


VOLKAN’IN ÇÖZÜM REÇETELERİ

Tanınma sorunun dışında, Kuzey’de yaşayan insanların Kuzey Kıbrıs’a sahip çıkmadığını düşünen Vamık Volkan, Türkiye’nin Kıbrıslı Türklere karşı “çocuk” gibi davranmasını da “sorun kategorisine” dahil ediyor.
Amerikalıların 1970’lerden beri sinsice “Kıbrıs ulusu yaratma” çalışmaları sürdürdüğüne inanan Volkan, bunun için milyonlarca dolar harcandığını ileri sürüyor. Kuzey Kıbrıs’ta tarih kitaplarının değiştirilmesini eleştiriyor. Bütün bunların bir “Kimlik karmaşası” yarattığını ve “Kıbrıslı Türklerle Türkler” arasında gerginliğe yol açtığını düşünüyor. Bu yüzden de 2009 yılında yapılan Çalıştay’da önerilen “çözüm reçeteleri” arasında şöyle ifadelere rastlıyoruz: “geçmişi silmemek, maneviyata önem vermek, Türkiye ve KKTC liderleri karşılıklı birbirlerine laf atmasın. KKTC’de eğer Kıbrıs Türk’ü varlığını devam edecekse, bu Türkiye’den ayrı olamaz, üniversite gençliğinde Kıbrıslı Türk ile Türkiyeli gençler arasındaki uyumu sağlamak lazım, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasında sivil toplum ve gençlik ekseninde karşılıklı ilişki ve değişim programlarının, organizasyonlarının yapılması iki toplum arasındaki ilişkinin sağlıklı olabilmesi için çok önemli olacaktır.”

28 Haziran 2011 tarihinde yapılan ikinci Çalıştay’da ele alınan konu başlıklarına baktığımız zaman, temel kaygının, tıpkı birinci Çalıştay’da olduğu gibi, Türkiye-Kuzey Kıbrıs ilişkilerini daha ilerleri bir düzeye taşımak, Türkiye kökenli nüfus ile Kıbrıslı Türkler arasında yaşanan gerilimleri ortadan kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Örneğin, toplantının ana konularından biri, “Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan toplum ile Türkiye’de yaşayan toplum arasındaki ilişkinin boyutlarını incelemek, benzeşme-ayrışma süreçlerini düşünmek ve daha sağlıklı bir ilişkinin nasıl gerçekleştirilebileceğini konuşmak”, olarak belirlendi. EKOPOLİTİK toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, “Konuşmaların daha çok Türkiye, Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’den yerleşenler arasındaki polarizasyon ve aidiyet problemleri üzerine odaklandığı gözlemlendi” diyor.  Toplantıda yanıtı aranan sorular ise şöyle sıralanıyor:

“Neden Kuzey Kıbrıs’ta kimlik konfüzyonu var? Neden Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’den gelen Türkler arasında bir ayrım ortaya çıktı? Neden Kuzey Kıbrıs’ı bir “çöp tenekesi” gibi kullanıyoruz? Neden birçok kişi çocuklarını Rum tarafındaki okullara gönderiyor? Neden bazı Kıbrıslı Türkler Türkiye’deki hükümetlerin Kıbrıslı Türkleri yeterince dinlemediğini düşünüyor? Neden Kuzey Kıbrıs’ta bireysellik arttı? Neden Kıbrıslı Türkler arasında paylaşılabilecek öz sevgiyi yüceltmek güç oluyor? Kuzey Kıbrıs’ta din ve devlet ilişkilerinin bugünü ve yarınını nasıl değerlendirmek gerekir? Kıbrıs’taki güncel siyasi gelişmelerin gidişatı Kuzey Kıbrıs’la Türkiye arasındaki ilişkilerin dinamiğini olumlu manada etkileyebilecek bir mesaja sahip mi?”



 

 

 


YARIN: Vamık Volkan’ın Kıbrıs Sorununa Bakışı / Kimlik Sorununa Bakışı

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1695 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler