1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÜZERİ ÖRTÜLEN BİR CİNAYET!
ÜZERİ ÖRTÜLEN BİR CİNAYET!

ÜZERİ ÖRTÜLEN BİR CİNAYET!

Uğur Kantar olayı bizim gündemimizde nerdeyse hiç yer bulmadı. Oysa gencecik bir insan bu ülkede askerlik görevini yaparken, işkence gördü. Yaşananlarla ilgili günışığına çıkanlara bakılırsa, insanlık dışı bir işkenceye maruz kaldı. Susuz bırakılan ve i

A+A-

 

 

Uğur Kantar olayı bizim gündemimizde nerdeyse hiç yer bulmadı.

Oysa gencecik bir insan bu ülkede askerlik görevini yaparken, işkence gördü.

Yaşananlarla ilgili günışığına çıkanlara bakılırsa, insanlık dışı bir işkenceye maruz kaldı. Susuz bırakılan ve işkence gören bedeni iflas edince GATA’ya kaldırıldı.

İki buçuk ay devam eden tedavi sonuç vermedi.

Öldü Uğur Kantar.

Olaydan günler sonra, Genel Kurmay konunun münferit bir olay olduğunu açıklayarak, Uğur’un hoşnutsuzluk yaratması nedeniyle diskoya gönderildiğini açıkladı.

Özrü kabahatinden büyük bir açıklama!

Acılı aile, hukuk mücadelesine başladı.

TBMM bünyesindeki İnsan Hakları İnceleme Komisyonu konuyu araştırmaya başladı.

Uğur 12 Ekim’de hayatını kaybetti. Olayın üzerinden geçen 5 ayda yaşananlara bakılırsa, sıradan bir canın bedelini kimse ödemeyecek.

Kimse sormayacak.

Bugüne kadar yürütülen davalardan bir sonuç çıkmadı. Bir sonraki duruşma 20 Nisan’da yapılacak. Ancak hukuk sürecinin uzunluğundan ziyade, bugüne kadar Adli Tıp’ın ölüm sebebini tespit edememesi çarpıcıdır.

Düşünebiliyor musunuz?

Konuyla ilgili hiçbir rütbeli tutuklama yok. Konuyla ilgili tüm kişiler, yargı sürecinde olsa da günlük hayatlarına devam ediyor.

Konuyla ilgili bir başka ürpertici sonuç da TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun raporu.

Cumhuriyet Gazetesi “raporda insan haklarının “i”si yok diye vermiş haberi.

Nedeni basit!

Komisyon raporunda Kantar olayından tek satır bahsedilmiyor. Değerlendirme ve şikayet bölümünde ise tek tip giysi eleştirisi getirmekle yetiniyor ve er-erbaşlara sivil kıyafet giyebilme imkanı sağlanması gerekliliğine işaret ediliyor.

Şaka gibi!

Bunun yanında aslında herkesin hayatından memnun ve son derece iyi muamele gördüklerine ilişkin açıklamada bulunduğunu da anlatıyor rapor, er ve erbaşlarla yaptığını söylediği mülakatlarda.

Komisyon raporunun Kantar olayına ilişkin tek kelime etmediği raporda altı çizilen en dikkate değer bölümde bakın ne diyor;

“Bağımsız ve yetkili bir yargı merciinin kararı bulunmaksızın birlik komutanlarının kararı ile disiplin cezaevlerinde asker kişilerin hürriyetinden mahrum bırakılması ülkemizin taraf olduğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmaların ihlalini netice vermektedir. Bu olumsuz uygulamanın ortadan kaldırılması için halihazırda yürütülmekte olduğu öğrenilen mevzuat çalışmalarının neticeye ulaştırılması hususunda yapılacakların insan haklarının korunmasına hizmet edeceğini önemle vurgulamak gerekmektedir.”

Açıkça görüldüğü gibi son derece cılız ifadeler.

Bir genç işkencede ölüyor, hukuk ve adalet dışında yıllardır eleştirilen ve insan haklarına aykırı bulunan askeri kurallar ancak “değiştirilse iyi olur” denilmekle yetiniliyor.

Yürürlükte olan mevzuat, disiplin amirlerine 4 haftaya kadar oda hapsi verme hakkı tanıyor. Yine mevcut Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Yasası, asker kişilere verilen cezaları yargı denetimi dışında tutuyor. Dolayısı ile bir nedenden cezalandırılan kişiler hakkını hukuk yoluyla da arayamıyor.

İşte böyle bir ortamda gencecik bir insan, hayatının baharında yok pahasına canını veriyor.

Hoşnutsuzluk yarattığı gerekçesiyle aslında öldürülüyor!

Şimdilik ortadaki tablo genç bir insanın canının bedelinin yeterince sorgulanmadığını ortaya koyuyor, ne yazık ki.

Yuvarlak ifadelerle doldurulan raporlar ve üzeri örtülen bir cinayet görüntüsü var ortada.

Umalım ki, bu kez farklı olsun.

Umalım ki, bu kez adalet yolunu bulsun.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1297 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler