1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Uzaktan bakış
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

Uzaktan bakış

A+A-


Birkaç gün için İngiltere’deyim.
İnternetten haberleri takip ediyor, gündemi kaçırmamaya çalışıyorum.
Tabii ki seçim anketleri devam ediyor. Ediyor derken anket yayınlama yasağı başladı ama tartışmalarına yasak koymak mümkün değil.

Anket tartışmaları sürerken Eroğlu’nun Saray’ın karşısına yaptırdığı düzenlemenin izinsiz, hiçbir Daire’den onay alınmadan yapılmasına karşın peyzaj mimarının bile kaçak olduğu ortaya çıktı. Yani o düzenlemenin yapılması için Şehir Planlama Dairesi, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun ve sonuçta da Lefkoşa Türk Belediyesi’nin onay ve görüşleri alınması gerekirken hiçbirinden böyle bir görüş ve onay alınmamış olmasının yanında, mimarının da kaçak olduğunu yani Peyzaj Mimarları Odası’na kaydının olmadığını da Oda açıkladı.

Şimdi Cumhurbaşkanı ve tekrar aday olan biri yasalara uymaz, hiçbir kurumu takmaz, izin almazsa sıradan vatandaş neden yasalara uymak zahmetine katlansın! Onaya tabi bir şey yaptırmak isteyen birilerine onay almaması halinde ‘dur’ demek ne kadar haklı olabilir ki! “Balık baştan kokar” sözcüğü hatırlatılmaz mı o zaman?

Cumhurbaşkanı’na ‘dur’ diyemeyen, devletin mekanizmalarını çalıştıramayan devlet kurumları sıradan bir vatandaşa bu kurumları devreye koyarsa, cezalarla karşısına dikilirse haksızlık olmaz mı?
Her zaman sessiz kalmanın meyvelerini yiyen Eroğlu, bu olayda da sessizliğini korumaya devam ediyor. Bu yasa dışı uygulamada bile bir tek kelam etmiyor veya edemiyor ama bunun da yararlarını görüyor, ilginç olan da bu…

Türkiye’deki Cumhurbaşkanı koskocaman sarayı kaçak yapmış, bizimki küçük bir düzenlemeyi kaçak yapsa ne olur ki! Belki de O’ndan cesaret almıştır.

Erdoğan’dan açılmışken şunu anlatayım; İngiltere’ye gelirken İstanbul Havaalanı’nda durakladık. Neredeyse İstanbul caddelerinin trafiği havaalanına da yansımış. Yolcuları uçağa taşıyan otobüs neredeyse yarım saatte gidebildi uçağa… Apron, caddelerin trafiği gibi sıkışık. Apronda görevli araçlarla uçaklar apron trafiğinde kendilerine yol bulmaya çalışıyorlar. Terminal binasının içi de farklı değil. Bir keşmekeş gidiyor. Çok yoğun. Belki de orada bulunduğum saatler en yoğun saatlerdi bilemiyorum ama tuhaf bir yoğunluğun olduğu kesin. Şimdi üçüncü havaalanı yapılıyor ya, belki de ona olan gerekliliği ortaya koymak ve tepkileri dindirmek için yapay bir yoğunluk yaşatılıyordur! Herşeye müdahil olan Erdoğan bunun böyle olması için direktif vermiş de olabilir. Her yere, her şeye, özel hayatlara o kadar müdahil ki bu görüşün bile doğru olması ihtimali var.
Ve İngiltere, Coventry… Kıbrıs’ın ilkbaharından çıkıp kışın devam ettiği bir yere gidince b..k da götürse hemen özlüyorsunuz ülkenizi… Gerçi soğuk havalar, yağmurlar alt yapısı düzgün olan, çukuru, çamuru olmayan bir yerde çok da umurunuzda olmayabilir ama o da geçici bir süre…
Çekiyor sizi o her yeri dökülen ama sıcacık, küçücük, garip ülkeniz…

6 Nisan, Coventry, İng.

Bu yazı toplam 1196 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar