1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. UYANIN ARTIK, UYANIN!
UYANIN ARTIK, UYANIN!

UYANIN ARTIK, UYANIN!

Hüseyin KÖROĞLU: Polat Alemdar Kıbrıs’ın Tanıtım Elçisi Olabilir mi?

A+A-

 

 

 Polat Alemdar Kıbrıs’ın Tanıtım Elçisi Olabilir mi?

Hüseyin KÖROĞLU

Merhaba...

 

Kıbrıslı sanatçı dostlarımız; K.K.T.C.’deki sanatı, kültürü ve sanatçıyı koruma, kollama ve özellikle şiddetti gittikçe artan kültürel yozlaşmaya “DUR” deme adına, “tanıtılma” aldatmacası ile kendi sanatçısını ve kültürünü ayaklar altına alan zihniyete karşı, önemli bir mücadele örneği sergilemekte. Tahmin edeceğiniz gibi doğduğum topraklardaki bu onurlu mücadeleye kayıtsız kalmam mümkün değil. Kıbrıs’lı bir sanatçı olma kimliğimi hep onurla, şerefle taşıdım. Hep, “Tüm engellemelere ve ikiyüzlülüğe rağmen yaptıklarım yapacaklarımın kanıtıdır.” dedim. Ama anlamak bazılarının işine gelmedi. Olsun, yılmadan, inatla, sabırla çalışmaya üretmeye devam. En azından anlayana...

Kıbrıs kültürü adına bu son yaşanan olay, basit bir olay değil dostlar. K.K.T.C.’de hangi zihniyet böyle bir uygulamaya “olur” vermiştir? Kabul eden, ya da edenler (!) neden etmiştir? Amaçları ne? Bu uygulamayı düşünenler ne yaptıklarının farkında mıdır? Elbette bunların yanıtını yaşayarak zamanla öğreneceğiz. Ama, gözüken o ki, durum gerçekten vahim! K.K.T.C. halkının çoğunluğunun seçtiği başbakan tarafından bir televizyon dizisinde oynayan bir insan –ki bu insanın kim olduğunu yazıyı okuyunca, ya da inceleme yapınca anlayacaksınız- "K.K.T.C. FAHRİ KÜLTÜR VE TURİZM ATEŞESİ" yapıldı. Nedeni de sayın K.K.T.C. Başbakan’ı İrsen Küçük açıklıyor, "Tanıtmaya ihtiyacımız var.". Hadi nazikce sorayım “Bu şekilde mi Sayın Başbakan?”.

 

Ben yıllardır K.K.T.C.’nin olmayan kültür altyapısını düzlüğe çıkarma adına görüşlerimi hep söyledim, söylemekle de kalmadım yazdım da, yazılı olarak gerekli mercilere verdim de. Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceğini, günü kurtarma politikalarıyla sadece K.K.T.C. halkının kandıracağını vurguladım. Ne zaman kendi ayaklarınız üstünde durmaya başlayacaksınız, o zaman evin anahtarını size verecekler dedim hep. Şimdi, inanın ki K.K.T.C’de, var olan koşullarda ne istenirse yapmak zorundasınız. Görülen o ki ve ne yazık ki kendi ülkenizde söz sahibi değilsiniz. Doğal olarak yaşanan bu durum da, ne ilk ne de son olacak. Daha önce de başka konularda benzer şeyler oldu, ama bu derece, halkın kültürüne böyle direkt bir müdahale “ilk” kez oluyor. Anlayacağınız, müdahale bir toplumun kültürüne, tanıtımına gelince, artık deniz bitiyor. Çünkü bu durum, bir insanın gen şifresi ile oynamak gibi bence. Artık “BAZI ÇEVRELER” sizi, kendi istedikleri gibi tanıtacaklar! Zaten öyleydi de, durum daha da netleşti, daha da sertleşti bence. K.K.T.C.’yi nasıl tanıtmak istiyorlarsa, öyle tanıtacaklar yani. Bence tehlike büyük! Düşünebiliyor musunuz, öyle bir güç var ki; Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bile K.K.T.C.’yi istedikleri gibi gösterip, istedikleri gibi tanıtıyor. Hatta iddia ediyorum Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı K.K.T.C. adına kararlar alınırken bence istedikleri gibi yönlendiriyorlar. Bu gücün ne olduğunu doğduğum topraklar üstünde yaşayan, biraz düşünen, araştıran, etrafını gözlemleyen çoğu kişi bulabilir. Gece kulüpleri, kumarhaneler, bed ofisleri bir çığ gibi büyüyerek koca toplumu yok etmekte, göz göre göre çürütmekte. KKTC’ye hiçbir faydası olmayan bu uygulamaları kim onaylıyor? Buralarda neler dönüyor? Ama bütün bu olanlara, sivil toplum örgütleri dahil kimsenin sesi çıkmıyor; ya da çıkamıyor. Tıpkı son uygulamaya çıkamadığı gibi. Yine sanatçı duyarlılığı toplumun önüne geçmiş durumda…

Uyanın K.K.T.C. halkı, uyanın,GEÇ KALMADAN UYANIN...

Bakın dostlar, "K.K.T.C. FAHRİ KÜLTÜR VE TURİZM ATEŞESİ" yapılan insan, sadece bir dizide oynuyor. Bence oyuncu değil, hiç bir eğitimi yok; hadi haksızlık etmeyelim de kamera deneyimi var diyelim. Ayrıca K.K.T.C’ye gelen birçok turist gibi, K.K.T.C.'yi sadece lüks yerleri ile tanıdığına eminim. Tarihini, kültürünü, örf ve adetlerini de kulaktan duyduğu ya da okuduğu –o da okuduysa- kadar biliyordur. Bunun böyle olması da doğaldır. Hiç tanışmadım, kısmet olmadı. Belki de çok iyi bir insandır. Aslında benim asıl merak ettiğim, bu işlerden anlamayan K.K.T.C. yetkilileri ona bu görevi hadi verdi diyelim, kendisi nasıl kabul etme cesaretini gösterdi? Dizide başrol de, bu olayda nasıl bir figüran? Yazıklar olsun! Sayın K.K.T.C. halkı siz de hala uyumaya devam edin!

 

Şimdi yazacaklarımı Kıbrıs’lı, ya da araştırmacı olmayan birinin anlaması mümkün değil. Lapsana, golifa, gurgura ne demek biliyor mu bu insan? Othello Kalesi'nin hangi şehrimizde olduğundan haberi var mı? Shakespeare'in bu kale ile ilgisi ne? Pygmalion kimdir? Tanrıça Afrodit kimdir? Aralarında nasıl bir bağlantı var? Ya da her ikisinin de Kıbrıs'la olan bağından haberi bile var mı acaba? Bu soruları tahmin edeceğiniz gibi çoğalttıkça çoğaltabiliriz. Ama ne önemi var ki! Sayın K.K.T.C. halkı uyanın, uyanın da buz dağının altını görün artık!

 

Sonuç olarak; K.K.T.C. halkı şimdi olduğu gibi birbirini yediği, yeni politikalar üretmediği, kendi özüne ve kültürüne sahip çıkarak kendi tanıtımını kendi yapamadığı, gelecek kuşaklara kültürünü aktaramadığı ve birlik olamadığı sürece daha çok şoklar yaşayacak. Artık sağır sultanın bile duyduğu gibi, K.K.T.C’de bir particiliktir almış başını gidiyor. Şu particilikle hiç bir yere varılamayacağı görülsün artık! Önemli olan, aslonan, var olan K.K.T.C. topraklarının üstünde yaşayan insanların güven içinde, barış içinde; çağdaş uygarlık düzeyinde refahı ve huzurudur. Bunun için de el birliği ile, "BİR" olarak çalışılmalıdır. Yoksa çocuklarınıza nasıl bir K.K.T.C. ve KIBRIS bırakacaksınız hiç düşündünüz mü? Bu kafayla gidilirse, var olan olayda da görüldüğü gibi, kendi kültürünüzü tanıtma görevini; kendi bağrınızdan çıkan sanatçılarınızı dahi yok sayarak, malum dizide oynayan bir insanın avuçları içine, kendi ellerinizle kuzu kuzu bırakırsınız ve bence "ACINACAK" hale düşersiniz! Ne yazık ki, doğduğum topraklar adına üzücü ve düşündürücü bir durum! Ne kadar acz içinde olunduğunun bir belgesi olarak bu durum bence tarihteki yerini almıştır. Görülen o ki ve yine ne yazık ki, bu durum daha başlangıçtır. Uyan artık K.K.T.C halkı, UYAN...

 

Daha yeni "27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ" kutlandı. Yıl 2012. Daha K.K.T.C.’de tiyatro ile, ülkedeki her hangi bir sanat dalı ile ilgili yasa bile yok! Kültür binaları yetersiz. “CUMHURİYET” olabilmenin gerekleri yapılmıyor. Hiç bir şey yapamıyorsanız, “MUSTAFA KEMAL ATATÜRK” ün izinden gidin. O büyük insane layık olmaya çalışın. Ne bileyim oturun “NUTUK” u okuyun. Orada her şey yazıyor. Belki sanata, kültüre neden önem vermeniz gerektiğini “ATATÜRK” size anlatır. K.K.T.C. ‘de yıllardır devletin tiyatrosu bir “UTANÇ” duvarı gibi yanmış bir şekilde duruyor. Hadi devlet neyse, “HALK” nerede? Niye tiyatrosunu istemiyor? Öteki taraftan K.K.T.C. olarak turizm alanında yeni fikirler, atılımlar istesen bile yapamıyorsun! Çünkü bütcen yok! Var olan bütce de har vurup harman savruluyor! Uygulanan eğitim sistemi ve politikalarınla tarihini, kültürünü, örf ve adetlerini kendi halkına bile öğretmekte acizsin! Bu koşulları sağlayanlar, doğal olarak K.K.T.C’yi tanıtması için, malum dizide oynayan insanı seçer tabii ki! Pes! Pes ki ne pes! Neredesin ey K.K.T.C. halkı? Uyanın! Vah benim ülkeme, vah benim doğduğum topraklardaki insanlarıma. Ey K.K.T.C. halkı, siz hala mışıl mışıl uyumaya devam edin!

 

Son sözü büyük usta Shakespeare'in

66. sonesine bırakıyorum...

 

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,

Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.

Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,

Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,

Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,

O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,

Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,

Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,

Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,

Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,

Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,

Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e

Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,

Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

 

MEMLEKETİME SELAM OLSUN...

 

DOSTLUKLA KALIN...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 529 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler