1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÜTOPYA
ÜTOPYA

ÜTOPYA

Her zaman var olan aklın dışına yeni bir akıl kurmak üzere çıkmaktır. Kendi aklımızla akıllı olabilme hâyâlidir. KKTC'yi şekillendirenlerin ütopyası da vicdanı da milliyetçilik olmuştur. HAYALİ CEMAAT! Kendileri ile ötekiler arasına bir sınır çizme su

A+A-

 

 

 

 

 

 Her zaman  var olan aklın dışına yeni bir akıl kurmak üzere çıkmaktır. Kendi aklımızla akıllı olabilme hâyâlidir.
KKTC'yi şekillendirenlerin  ütopyası da vicdanı da milliyetçilik olmuştur.

HAYALİ CEMAAT!
Kendileri ile ötekiler arasına bir sınır çizme suretiyle, Kıbrıs Türk Toplumundan ve dolayısı ile Kıbrıslı Türkler'den yola çıkılarak, ancak yolda kabuk değiştirircesine, kimilerinin "Türkümtrak" diye nitelendirdiği Kıbrıslı Türk kimliğinden giderek arındırılıp, üstüne bir de son dönemlerde artan bir biçimde dine dayalı bir toplum ya da ümmet yaratırcasına, "mandırada" yaşayan hâyâli bir cemaât yaratıldı.
Bu yaratılan cemaâtin adına da KKTC vatandaşlığı dendi.
Bu durumda, hal böyle olunca ...
KKTC'de topluma neyi nasıl yapması gerektiğini anlatmaya hazır, yeni bir akil adam tipi ortaya çıktı.


KENDİ ÜTOPYAMIZ
İşte, iktidarın bu gücüne karşı, hukuksal akla hitap eden, toplumsal konsensüsü sağlayabilecek alternatif bir güçle  kendi ütopyamızı kurmalıyız.
Bu ütopyada,  Devletin “sahibi”, egemen ve belirleyen olmak yerine, mütevazı bir “katalizör” olmakla yetinebilir.
Bu işe, insan ölçekli çözümler getirmekle, özel ve kamu sektörleri dışında 3'üncü bir sektör olan, Halk Sektörü'nü kurmakla başlamalıyız. Çünkü, sorunun ve çözümün mihrakı insan olduğunu göre; çözüm prensiplerini de, birey içinde tanımlamamız gerekir.
Özgürlük, ekonomi,  eğitim, sağlık, adalet, çevre ve her şey için insan ölçekli çözümler getiren bir ütopya...

HALK SEKTÖRÜ

Biz bu insan ölçekli ve insan odaklı ütopyaya Halk Sektörü dedik.
Şimdiye kadar KKTC ve TC'li ekonomistler hep ekonomiyi yorumladılar.
Fakat;
aslında önemli olan ekonomiyi toplumun paylaştığı ortak bir "iyi" çerçevesinde değiştirmektir.
Bir Halk Sektörü yaratabilmektir.

EKONOMİK DOKTRİN
Bugün AKP'nin uygulattığı ekonomik doktrin(paket), insanı esas kaynak olarak değil, yardımcı kaynak olarak değerlendirir.
Erdoğan'ın fikirlerini "vahiy" gibi algılar.
Ancak yıllar itibarı ile de tecrübe edilerek görüldü ki, TC'den KKTC'ye doğru ekonomik doktrinleri temelinde aktarılan bu tür bir mali kaynak transferi, ne yazık ki bu ülkenin hakiki kalkınmasını sağlamıyor!
Bu ekonomik doktrinde unutulan bir konu var ki, bu oldukça yaşamsal ve önemlidir.
Bu ekonomik doktrinde unutulan ya da dikkate alınmayan şudur;
Ekonomi, paranın bir yüzüyse sosyal kalkınma da diğer yüzüdür...

KÖTÜ KURALLAR YERİNE İYİ KURALLAR
Çağdaş anlamda ve toplumsal boyutta, insan odaklı bir kalkınma modelinin başarısının sırrı, kaliteli insan yetiştirmesinde ortaya çıkar.
Bütün sorunlarımıza yaklaşırken, bu çerçeve içerisinde yaklaşmanın büyük bir faydası var.
Özel ve kamu sektörleri dışında 3'üncü sektör Halk Sektörü...
Çalışmayan-işlemeyen kötü kuralları değiştirip, geliştirebileceğimiz bir sektör.
Kötü saydığınız şeyi feda edip, iyi saydığınız şeye "peşkeş" çekmeden ulaşabilmenin  rehberi...
Daha iyi kurallar ile yönetilen Halk Sektörleri...
Sendikacılara,"sus bakayım , erkek adam ağlamaz" yaklaşımlarıyla yaklaşmak yerine, çalışmayan kuralları yeni bir sektör ve ekonomi yaratarak çalışanları ile değiştirme yöntemi.
Entellektüel müridlerin aksine, Erdoğanın kulu veya tercümanı olmayıp, bizzat Erdoğan'ın yerine geçmek.
Evet, değerli yurtseverler...
Toplum ruhuna ve aklına sahip olmak kabildir ve bizim de yapmamız gereken budur...


FRİEDRİCH WİLHELM NİETZSCHE

Gelin, Nietzsche'nin şu oldukça önemli ve öğretici sözleriyle bitirelim bu yazıyı bugün ve aylardır bu köşede paylaştığımız 3'üncü sektör ya da bizim deyişimizle Halk Sektörü ütopyamıza bir anlam daha katalım KIbrıslı Türkler olarak:

"Hayatını tekrar tekrar aynı hayatı yaşayacakmışsın gibi yaşa. İstemediğin bir durumla karşı karşıya kalmışsan ve buna boyun eğiyorsan, diğer hayatlarında da aynı şeye boyun eğeceğini düşünerek, sen en güzeli boyun eğme, bu böyle gitmez; bir şeyi çok mu istiyosun, ama buna cesaret edemiyor musun? Diğer hayatlarında da bu şeyi çok isteyip hiç bir zaman cesaret etmediğin için ulaşamayacaksın, o yüzden sen en güzeli aş kendini, yap yapmak istediğini ki sonunda en mutlu şekilde yaşayabileceğin bir kısır döngü oluşturabilmiş ol.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 594 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler