1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. “Üst Düzey Sözleşmeli”
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

“Üst Düzey Sözleşmeli”

A+A-


Dışişleri Bakanlığı’nı aradım.
“Uğur Çulhaoğlu’yla görüşebilir miyim” dedim.
Santraldeki görevli  “bir dakika lütfen” dedi, az sonra sordu, “siz nereyi aramıştınız?
“Dışişleri Bakanlığı” dedim.
“Burası” dedi, “Ancak öyle biri yok bakanlığımızda…”

*  *  *

Yok yok!
Büyük bir iş başarmadım, çünkü, bu santrallerde müsteşar için dahi “böyle biri yok” dendiğine şahitlik ettiğim olmuştur.

*  *  *

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın WEB sayfasında geçtiğimiz ay bir “Münhal” yayınlandı.
Duyulmasın diye (!)
Hukukçu aranıyor(du).
Siz hiç bakanlıkların WEB sayfalarını gezerek “bugün acaba hangisinde personel arıyorlar” diye bakındığınız oldu mu?
Olmaz değil mi!
Çünkü bu iş için Kamu Hizmeti Komisyonu’nun sayfasına bakarsınız.
Gazetelerde görür, duyarsınız.
Bakan’ın kendisi dahi önce sosyal medya profiline yazar, kendi meramını!
Niye “Hukukçu olmak isteyen uzman arkadaşlar, buyurunuz, münhalimiz var” diye sosyal medyadan paylaşmamış yine?
O “niye”nin yanıtını hepimizin aslında…
Hepimiz, bildiğimiz yanıtlara, aslıda öyle değilmiş gibi yalanlar arıyoruz sonra!

*  *  *

Bakanlık sayfalarından yayınlanan “Münhal” ilanında amaç sizin duymanız değil zaten!
Amaç “bakınız biz duyurduk” demek.
Bakınız, duyurmuşlar.
Sonra ne olmuş?
Sınav falan olmamış. - Sanırım olmamış, olmuşsa, belki açıklarlar, kimler başvurmuş, kaç hukukçu, kaç avukat…-
Uğur Çulhaoğlu’nu – ki tanımam - ÜST DÜZEY SÖZLEŞMELİ HUKUKÇU olarak istihdam etmişler.
Bu avukat arkadaş, geçen yıl da, bu kez İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’na “sözleşmeli” olarak istihdam edilmişti.
Bu kez “üst düzey”e terfi etmiş.
- Mesele kişi değil zaten, zihniyet.-
“Üst düzey sözleşmeli” olunca, maaşı da daha iyi oluyor tabii.
Örneğin “sözleşmesi” normal olsa brüt 7 bin 891 TL gibi bir maaş alacak.
“Üst Düzey” olduğu zaman 12 bin 375 bin TL brüt maaşla işe başlayacak.

*  *  *

Adrese teslim “Münhal”, sonra “üst düzey” sözleşme – ki dedikleri, aslında, halen de İçişleri’nde görev yapıyor, bilemiyorum.-
Dedim ya, Uğur beyi tanımıyorum ama Halkın Partisi Parti Meclisi Üyesi olduğunu görüyorum.
- Bu işler genelde parti, parti meclisi ya da merkez yönetim kurulu üyeleri arasında üleşiliyor zaten… -

*  *  *

Şimdi kimse de çıkıp “Ama daha önce şöyle olmuştu, bizden öncekiler de şunu yapmıştı, başsavcılık da şunu demişti” gibi anlatmasın ne olur.
Sıkıldım!

*  *  *

Öyle “temiz siyaset, şeffaflık, adil yönetim, halk, ak, pak” gibi kavramları yeniden sıralayacak değilim.
Söz pratikle örtüşmüyor bu ülkede…
Güvensizlik büyüdükçe, çözülme de büyüyor.
Bir “temsil”e dönüşüyor hayat.
 




 

Bu yazı toplam 4561 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar