1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Umut ve Deniz
Umut ve Deniz

Umut ve Deniz

Birinin adı Umut, diğerinin ise Deniz’di. İki yıldır aynı üniversitede okuyorlardı. Bölümleri ayrıydı ama bazı dersleri ortaktı… Derslerinin çoğu gibi, bölümleri de ayrı olabilirdi ama onlar ayrılmaz ikiliydiler. Bu arada Umut’un kadın

A+A-

 

 

 

Birinin adı Umut, diğerinin ise Deniz’di.

İki yıldır aynı üniversitede okuyorlardı. Bölümleri ayrıydı ama bazı dersleri ortaktı… Derslerinin çoğu gibi, bölümleri de ayrı olabilirdi ama onlar ayrılmaz ikiliydiler.

Bu arada Umut’un kadın, Deniz’in erkek olduğunu da belirtelim.

İsimlerine bakıp cins ayırımı yapmayın sakın, zaten onların cinsiyet farklılığı aralarındaki ilişkinin zorlu yaşanmasına engel değildi, onlar iki insandı ve birinin kadın, diğerinin erkek olması arkadaşlıklarını, dostluklarını iki farklı cins üzerinden yaşanmasını gerekli kılmıyordu.

***

Gittikleri yerlerde iki erkek nasıl davranıyorsa veya iki kadın nasıl eğleniyorsa öyle yaşıyorlardı. Bunu yaşamak için de özel bir gayretleri yoktu. İçlerinden geliyordu, hormonları öyle yaşatıyordu.

Bazen etraftakilere garip tavırlar olarak yansıyabilirdi bu ilişki ama onların hiçbirşey umurlarında değildi. Mutluydular… O yaz tatile de birlikte çıktılar… Ülkeyi karış karış gezdiler… Nerede akşam orada sabah misali tatil yaptılar.

Başlarına iş gelmedi değil… Asılanlar, takılanlar, laf atanlar… Hatta tacize varan aşırılıklar…

Erkeklikleri çıktı ön plana, karşı durdular, cevap verdiler hatta dayak attılar… Bazen kadınlıkları ön plandaydı, kibardılar, kibarca karşılık aldılar, nazik davranıldı ama asılmalar daha fazlaydı. Yazı da böyle geçirdiler. Canları sıkılmadı değil ama birileri öyle istiyor diye değişecek değillerdi.

***

O yaz da öyle geçti. Okul yeniden açılıyordu ve biraz sıkıntı sarmıştı içlerini… İlk gün, ikinci, beşinci… Birkaç hafta sonra yeni simalar vardı okulda… Bir yerlerden öğrenci değişim programıyla okula gelmişlerdi.

Umut ve Deniz de bu grupla erken tanışan ve erken kaynaşanlar arasındaydı. Hatta öyle bir tanışmışlık ki Umut’un kadınlığı, Deniz’in erkekliği sanki yeniden uyanmış gibiydi. Veya ilk uyanış demek belki daha doğru olur.

Çok tanımadıkları, çok bilmedikleri karmaşık duygular ders çalışmaları gereken saatlerde tartıştıkları konuydu. Anlamaya çalışıyorlardı, birbirlerine yardımcı oluyorlardı, neler olduğunu konuşuyorlardı.

***

Zor bir durumdu… Umut, hoşlandığı erkeğin yanında nasıl bir tavır alacağını, Deniz de beğendiği kızın nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını anlamaya çalışıyordu. Kendilerini onlara beğendirmek çabası vardı her ikisinde de… Bu davranışları kendilerine biraz tuhaf gelse de bu gayretlerinden vazgeçmediler. Randevuları oldu, yeni tanıştıkları, hoşlandıkları kişilerle bazen iki çift olarak beraber, bazen de ayrı ayrı gezdiler, eğlendiler. Cinsiyetlerinin temel unsurunu da yerine getirdiler. Farklı günler yaşıyorlardı… Keyif de alıyorlardı ama sanki bir eksiklik, bir yanlış vardı bir yerlerde…

***

Bir süre daha sürdürdüler birlikteliklerini, yaşadıklarını, hoşlandıklarını, anlayamadıkları eksiklikleri tartışmayı, konuşmayı da ihmal etmediler. Konuştukça her ikisinde de benzer, hatta aynı eksiklik, yanlışlık algılarının olduğunu öğrenmek biraz memnun ediyor, biraz da endişe veriyordu.

Ne yapmaları gerekiyordu peki?

İlişkileri bitirmek mi?

Sürdürmek mi?

İlerleyince eksiklikler anlaşılır mıydı?

Yaşamak mı gerekliydi, kesmek mi…

İlk kez böylesine bir kararsızlık yaşıyorlardı. Daha önceki hayatlarında böylesine bir endişe, böylesine bir karamsarlık, böylesine bir kararsızlık ve bilinmezlik yaşamamışlardı. Evet, etraftakiler pek hoşnut değillerdi ama kendileri çok mutluydular.

Oysa şimdi tam tersi bir durum vardı sanki… Etraftakiler hoşnut ama başlardaki ‘değişiklik’ geçtikten sonra kendileri şimdiki durumlarından pek de hoşnut değillerdi.

***

Birkaç gün görüşmediler değişim programındaki öğrencilerle… Evden dışarı bile çıkmadılar. Telefonlar çaldı ama açmadılar. Henüz ne yapacaklarına karar verememişlerdi. Karar verip çıktıklarında onları bulup konuşacaklardı, bitirdiklerini söyleyeceklerdi. O yanlışlık, eksiklik yaşadıkları birlikteliklerdeydi, verdikleri karar oydu.

Okula vardıklarında değişim öğrencilerinin okuldan ayrıldıklarını öğrendiler. Çektikleri konuşma sıkıntısı kendiliğinden yokolmuştu… Karşılarına alıp yine alışık olmadıkları “bitirmeliyiz” konuşmasını yapmaktan kurtulmuşlardı.

Derin bir “ohhhh” çektiler.

Umut eski Umut, Deniz eski Deniz olmuştu yine… Veya başka bir deyişle kendileri olmuşlardı yeniden.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 673 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler