1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. UMUT BİTER Mİ?..
UMUT BİTER Mİ?..

UMUT BİTER Mİ?..

18 Ağustos Perşembe günü Khora Kitap Cafe’de, Sevgili Ahmet Tolgay’ın “Dere Tepe Kıbrıs” kitabının tanıtımı vardı. Bir avuç sanata duyarlı insan oradaydık. Kitapla ilgili yorumlardan da yola çıkarak konu geldi dayandı nakarat halin

A+A-

 

18 Ağustos Perşembe günü Khora Kitap Cafe’de, Sevgili Ahmet Tolgay’ın “Dere Tepe Kıbrıs” kitabının tanıtımı vardı. Bir avuç sanata duyarlı insan oradaydık. Kitapla ilgili yorumlardan da yola çıkarak konu geldi dayandı nakarat halinde söylediğimiz ama asla eyleme geçemediğimiz konuya: Ne olacak sonumuz? Nereye gidiyoruz? Sevgili Yaşar Ersoy her zamanki toplumsal duyarlılığıyla ‘Biz sanatçılar, aydınlar olarak bir eylem başlatalım. Sanatçı olmak aykırı olmak, sıra dışı olabilmektir. Başı çekebilmektir. Farkındalık yaratabilmektir’ dedi.

Dedim ya, orada olan bir avuç insan gönülden katıldık Yaşar Ersoy’un görüşlerine ve hemen Cumartesi’ne; çok değil ama birkaç aydını daha çağırarak bir eylem planı hazırlamayı düşündük. Bir de imzaya açılacak metin hazırlamayı. Politikaya asla bulaşmayan, sadece yüreği bu ülke için atan, emeğini ve sevdasını bu adaya akıtanların duygularına tercüman olacak bir metin. O akşam gider gitmez Sevgili Ahmet Tolgay aşağıdaki metini hemen hazırladı. Metnin hemen hazırlandığını nereden mi biliyorum? Çünkü toplantıdan iki saat sonra metin elimdeydi. Yılların yazarı, üst düzey bürokratı Ahmet Tolgay, içi kan ağlayarak seyrediyordu ülkenin ve Lefkoşa’nın geldiği durumu… Haftada en az üç gün; birçok yazar, çizer ve sanatçı gibi, gazetedeki köşesinde ve televizyon kanallarının ekranlarında isyan çığlıkları atan, yaşamını bu adaya ve kültür- tarih hazineleriyle dolu bu başkente adayan, tam bir Lefkoşa sevdalısı olan ağabeyimiz, artık Lefkoşa’yı terk etme, kendine Lefkoşa dışında bir yaşam alanı seçme durumuna gelmişti. Ahmet Tolgay’ın hazırladığı metin şöyleydi:

YETER!... YAŞANABİLİR BİR LEFKOŞA VE ÜLKE İSTİYORUZ…

         “Güney’de uygarlığı her bağlamda yakalamış bir Lefkoşa gelişirken, biz Kuzey’de payımıza düşen Lefkoşa’yı çağın dışına sürükledik. Ne büyük bir utanç!.. Bu utançtan arınmak isteyen her insanımızı bu bildiriyi imzalamaya ve çağdaş bir Lefkoşa yaratma eylemlerine bilfiil katılmaya davet ederiz.

6 – 7 yıl kadar önce Lefkoşa sevdalılarının oluşturduğu Lefkoşa’yı umursayanlar hareketi, umursuzların umursayanlara baskın çıkması sonucunda, Lefkoşa’yı kurtarma atılımında başarısızlığa uğramıştı. Lefkoşa’nın hazin ve hatta feci gidişatının oluruna bırakılması, bugün yaşamakta olduğumuz kentsel faciaya gelip dayanmıştır.

Artık, geçmişteki  umursayanlar hareketinin başlatıldığı günlerden çok daha kötü bir Lefkoşa gerçeğiyle yüz yüze olduğumuz halde, başkentin esenliği adına demokratik irademizle siyasal sorumluluk verdiklerimiz dahil, hiç kimse bu gidişata dur diyecek inisiyatifi göstermiyor.

Başkentler, ülkelerin yüreğidir. Bir başkentin utanç verici sorunlar içinde yıkılması demek, ülkenin yıkılması demektir. Bu bilinç içinde olan herkesin yaşanabilir bir Lefkoşa yaratmak adına ayağa kalkması, yurt ve Lefkoşa sevgisinin sözde olmadığını eylemleriyle göstermesi gerekir.

Bu bildiriye imza atacak her kişi, Lefkoşa sevdasının bu imza ile sınırlı kalmayacağının ve yaşanabilir bir Lefkoşa yaratma adına başlatılacak eylem ve girişimlerin bilfiil katılımcısı olacağının güvencesini verir.

En eski başkentlerden biri olarak dünya kültür mirasının önemli mekânlarından biri olan Lefkoşa’ya içinde yaşayanların göstermekte oldukları duyarsızlıklar, aynı zamanda gerek tarih, gerekse uluslararası toplum önünde büyük bir utanca dönüştü. Bu utanç bizi dünyadan daha bir soyutlamaktadır.

İmzası ve eylemleriyle bu utanca ortak olmadığını duyumsatacak olanlarımızın sayısı arttıkça, yaşanabilir bir Lefkoşa yaratma atılımının ses ve sonuç vereceğine olan inancımızla yola çıkıyoruz.

Bu bir politik hareket değil, bir yurtseverlik, sorumluluk ve yaşadığımız kente karşı bir vefa ve sevda hareketidir. Lefkoşa’yı umursamayan, Lefkoşa’ya bilinçli ya da bilinçsiz olarak kötülük yapan herkesin karşısında olacağız.

“Artık yeter” dediğimiz bu aşamada, tertemiz bir yürekle, tertemiz ve bakımlı bir Lefkoşa yaratma adına başlattığımız yürüyüş, hedefine ulaşıncaya dek kararlılıkla sürecektir.

Böyle bir başkentte yaşamaktan mutlu musunuz? Bu soruya yanıtı “hayır” olan herkes kararlı ve sonuç getirici yürüyüşün içinde olmalıdır. 

Bu bildirinin sahipleri ve uygulayıcıları, aşağıda imzası olanlardır:”  

HER ŞEYE RAĞMEN İNANMAK…

Peki, Cumartesi gün ne mi oldu? Bir avuç aydın insana, bir avuç kişi daha eklendi ama maalesef konuşma ve fikir verme dışında ortaya hiçbir eylem planı çıkmadı. Anlayacağınız, yine sadece konuştuk!..

Yazılarımdaki görüşlerimden dolayı, beni çok suçlayanlar var. Fazla iyimser ve hâlâ umutluyum diye!.. Benim gidecek başka hiçbir yerim yok dostlarım. Bu topraklar benim öz yurdum. Son nefesime kadar da ne toprağımı, ne kültürümü ve ne de tarihimi terk etmeye niyetim yok. ZÜBÜK’leşmeyip kasaba politikacılarının elinde oyuncak olmayan herkesle bu ada için emeğimi ve sevdamı paylaşmaya hazırım. O gün birlikte olduğumuz saygın sanat ve düşünce insanlarımız Yaşar Ersoy’un, Ahmet Tolgay’ın, Mehmet Kansu’nun Neriman Cahit’in, Yıltan Taşçı’nın, Hasan Çakmak’ın ve onlar gibi nice aydınımızın içindeki gücün ve sevdanın bu ülke insanını bir gün gelip mutlaka kurtaracağına yürekten inanıyorum.

UBP kurultayı mı? Bu olay, neredeyse yüzyıla yakındır bu adada süregelen politikaların trajikomik son perdesiydi bence… İnanın bu olaya dair yorum yapmayı bile midem kaldırmıyor!..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 563 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler