1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde “kayıplar”ı anlattık…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde “kayıplar”ı anlattık…

A+A-

“İntikam” gerekçesiyle aileleri “kayıp” edilen Sevilay Berk ve Hristina Pavlu Solomi Patça, yaşadıklarını anlattı…

9 Mayıs 2017 Salı günü Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Kıbrıs ve Akdeniz Araştırmaları Merkezi’nde doktora öğrencileri ile bazı öğretim görevlilerine “kayıplar”ı ve bu konudaki çalışmalarımızı anlattık.

YENİDÜZEN ve POLİTİS gazetesinde “kayıplar”la ilgili yürüttüğümüz araştırmaları bir power-point sunuşuyla, fotoğraflar eşliğinde anlatarak, doktora öğrencilerinin sorularını yanıtladık.

İki toplumlu kayıp yakınları ve savaş kurbanları örgütü “Birlikte Başarabiliriz”in lideri Hristos Eftimiu da öğrencilere adamızın “kayıplar” konusunda “kayıp” yakınlarının birlikte çalıştığı bu tek örgütlenmenin amaçlarını, hedeflerini ve yürüttüğü çalışmaları aktardı.

“Birlikte Başarabiliriz”in aktif üyelerinden Sevilay Berk, 1964 “kaybı” annesi ve babasının “kayboluşları”nı ve ondan sonra geride kalan beş evladın neler yaşadığını aktardı…

Yine aynı örgütün en aktif üyelerinden Hristina Pavlu Solomi Patça da 1974 “kaybı” babası ve erkek kardeşinin başına gelenleri, onların nasıl “kayıp” edildiklerini, onlar “kayıp” edildikten sonra annesiyle birlikte Komikebir’de neler yaşadıklarını aktardı ve onları ve başka “kayıplar”ı bulmak için nasıl mücadele ettiğini anlattı…

Gerek Sevilay Berk’in annesi ve babasının, gerekse Hristina Pavlu Solomi Patça’nın babası ve abisinin “kayıp” edilme gerekçelerinin “intikam” gerekçesi olduğu da doktora öğrencilerine aktarıldı.

1964’te Mayıs ayında Mağusa surlariçine giren Kıbrıslırum polis komutanı Pantelidis’in oğlu ve beraberindeki iki Yunan subayının öldürülmesine karşılık, o gün ve onu izleyen birkaç gün içerisinde bazı Kıbrıslıtürkler, bazı Kıbrıslırumlar tarafından yollardan, sokaklardan, işyerlerinden alınarak öldürülmüş ve “kayıp” edilmişlerdi.

1974’te EOKA-B’cilerin Muratağa-Atlılar-Sandallar katliamlarının ortaya çıkması üzerine, bunu gerekçe yapan bazı Kıbrıslıtürkler, Galatya’da esir tutulan Hristina’nın babası ve abisi gibi sivil ve herhangi bir olaya karışmamış bazı Kıbrıslırumlar’ı alarak öldürmüşler ve “kayıp” etmişlerdi.

Böylece başkalarının işlediği suçlar gerekçe yapılarak, pek çok masum Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum, gerek 1964’te, gerekse 1974’te öldürülerek “kayıp” edilmişti…

Sunuşlar ardından “kayıplar” ve “hakikat komisyonları” gibi konularda doktora öğrencilerin sorularını da yanıtladık…

Bu konuda bize evsahipliği yapan CIU Kıbrıs ve Akdeniz Araştırmaları Merkezi yöneticisi, üniversite öğretim görevlisi Sertaç Sonan’a çok teşekkür ediyoruz…


 

SOSYAL MEDYADAN…

 

Yiannakis Zauras, Halil Onbaşı’ya Ciyas’taki evlerinin anahtarını verdi…

 

“Bu aslında tüm Kıbrıslılar’ın yaşadığı ortak bir trajedi…”

 

Barış faaliyetlerinde her zaman öncü duruşuyla tanınan Halil Onbaşı’ya geçtiğimiz günlerde bir Kıbrıslırum, ailesine ait Ciyas’taki evin anahtarını verince, Onbaşı duygusal anlar yaşadı…

Sosyal medya paylaşımında bu anahtarın ve ailesine ait evin fotoğraflarını paylaşan Halil Onbaşı, şöyle yazdı:

“Anahtar. Yiannakis Zauras ve Ciyas…

Ciyas Baf bölgesinde Diarizo deresi kenarında küçük şirin bir köy..

Babamın nenemin dedemin kısaca atalarımın geldiği yer.. Köklerim..

1974 yılında terkettiğimiz köyüm...

Geçen hafta Larnaka’da düzenlenen iki toplumlu bir etkinlikte Yiannakis Zauras isimli AKEL üyesi Kıbrıslı bir Rum yanıma geldi ve facebook sayfamda yayınladığım resimdeki evi uzun yıllardır av ve zaman zaman tatil amaçlı kendisinin kullandığını, istediğim zaman gelip bu evde kalabileceğimi, bu amaçla evin bir anahtarını bana vermek istediğini söyledi…

Çok duygusal bir an yaşadım… Biliyorum bu evde yıllarca yaşayan babam, nenem, dedem hiç birisi şu anda hayatta değil. Ancak onların hatırası adına nostaljik bir nedenle anahtarı aldım...

Bu aslında tüm Kıbrıslılar’ın yaşadığı ortak bir trajedi… Savaşların, çatışmaların yarattığı kaçınılmaz sonuç… Umarım her iki toplum bunlardan ders alır ve gelecek nesillerimiz bunları bir daha yaşamaz…”

 

 

Bu yazı toplam 870 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar