1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Uluçay: CTP’nin AB kurumlarındaki temsiliyeti önemli
Uluçay: CTP’nin AB kurumlarındaki temsiliyeti önemli

Uluçay: CTP’nin AB kurumlarındaki temsiliyeti önemli

Cumhuriyet Meclisi’ni temsilen 27-30 Mart tarihleri arasında Brüksel’de temaslarda bulunan CTP Mağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay, Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirilen temaslarda çeşitli siyasal gruplardan Grup Başkanları, yardı

A+A-

‘Brüksel Temasları’ Cumhuriyet Meclisi Heyeti temsilcilerinden CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, temaslarda öne çıkanlara ve önemine dikkat çekti… Uluçay, temas ve girişimlerin artarak devam edeceğine işaret etti…

 

 

 

·        Uluçay, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türkler’i temsilen gerçekleştirilen temaslarda, Kıbrıslı Türkler’in hakları ve AB içindeki kazanımlarını ileriye götürmek için girişimlerin yapıldığını aktardı.

 

·        “Kıbrıslı Türkler’in haklarının ileriye götürülmesi açısından her bir Kıbrıslı Türk’ün AB içerisinde yaptığı temasın çok büyük önemi vardır. Dolayısıyla, Avrupa Parlamentosu nezdinde bu hakların ileriye götürülmesi ve Kıbrıslı Türkler’e bazı açılımların sağlanmasına dönük temas ve girişimlerimiz artarak devam edecek.”

 

Cumhuriyet Meclisi’ni temsilen 27-30 Mart tarihleri arasında Brüksel’de temaslarda bulunan CTP Mağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay,

Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirilen temaslarda çeşitli siyasal gruplardan Grup Başkanları, yardımcıları ve üye milletvekilleriyle önemli temaslarda bulunulduğunu aktardı.

Kurulduğu günden bu yana CTP’nin Kıbrıs’ta iki toplumlu,  iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federasyon temelindeki bir çözümü savunduğuna işaret eden Uluçay, “CTP, savunduğu gibi Avrupa Birliği norm ve standartlarının ülkemize yerleşmesi için de AB Uyum Programı çerçevesinde çalışmış ve çalışmaya da devam ediyor” şeklinde konuştu.

Uluçay, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türkleri temsilen gerçekleştirilen temaslarda, Kıbrıslı Türklerin hakları ve AB içindeki kazanımlarını ileriye götürmek için girişimlerin yapıldığını aktardı.

 

·        YENİDÜZEN: “Meclis Heyeti’nin son Brüksel ziyaretinde nelere dikkat çekildi?”

·        Uluçay: “Son ziyarette Avrupa Parlamentosu ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla kurulan Yüksek Temas Grubu’nun eksiklerini eleştirdik ve buna bağlı çözüm önerilerimizi de birlikte sunduk.

Bunların başında Kıbrıslı Türklerin anadili olan Türkçenin de, AB dilleri arasında resmi dil olması gerektiğiydi. 1960 Anlaşmalarıyla kurulmuş olan Kıbrıs Cumhuriyeti AB Üyesi olurken, Yunanistan’dan ötürü resmi AB Dili olan Rumcanın yanı sıra, Türkçenin de resmi dili olduğu ve bundan dolayı AB içerisinde de resmi dil olması gerektiği görüşü parlamenterlere iletildi.

Hatta bu konuda bir kısım parlamenterlerin olumlu görüş belirterek ‘neden bu kadar zamandır olmadığını sorgulaması’, bu konunun AB içerisinde ileriye götürülmesi açısından da önemli bir zemin yaratacağını gösterdi.

Rumların dönem başkanlığında bu konuyla ilgili girişimlerin olumlu olabileceği bir takım parlamenterler tarafından da görüş olarak paylaşıldı.”

 

·        YENİDÜZEN: “Temaslarda öne çıkan diğer başlıklar nelerdi?

·        Uluçay: “Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunun süratle tekrar ele alınması ve Kıbrıslı Türkler’in lehine bir sonuç verebilmesi için çeşitli girişimlerin yapılabileceği de bu temasların ana konusu oldu.

Kıbrıslı Türkler’in seçilmiş temsilcilerinin Avrupa Parlamentosu’nda ‘Gözlemci Üye’ statüsü ile temsil edilmesi gerektiği de temaslarda dile getirildi. Bu konuda 2004 Referandumu’ndan hemen sonra Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi (AKPA) örneğinde olduğu gibi büyük bir mücadele veren CTP, halen AKPA çalışmalarında ‘Gözlemci Üye’ statüsünde uğraşlarını sürdürüyor. Bizler CTP olarak AB’ye, AB standart ve normlarına ve bu uygulamaların ülkemizde de olması gerektiğine inanmış ve bu uğurda Kıbrıslı Türkler adına büyük bir mücadele içinde olmuşuzdur. Bundan sonraki süreçte de bu mücadele devam edecek.”

 

·        YENİDÜZEN: “Parlamento’da yürütülen çalışmalarda Yüksek Temas Grubu’nun fonksiyonu nedir?”

·        Uluçay: “Maalesef Avrupa Parlamentosu ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkiyi artırmak için kurulan Yüksek Temas Grubu bugüne kadar kendilerine bizzat Avrupa Parlamentosu tarafından verilen görevi tam anlamıyla yerine getiremedi.

Kıbrıs’a çeşitli dönemlerde yapmış olduğu ziyaretlerde Kuzey’e geçmekte ve Kuzey’de Kıbrıslı Türklerle görüşmekte tereddüt yaşayan üyelere de sahip oldular. Yeşiller, Sosyalistler ve Libareller Grupları bu konulara doğrudan dikkat çekmiş ve Yüksek Temas Grubu’nun çalışmalardaki başarısızlıklarıyla ilgili Avrupa Parlamentosu Başkanı’na alternatif bir de rapor sundular.

Avrupa Parlamentosu Başkanı’nın Yüksek Temas Grubu’nun bundan sonraki faaliyetleriyle ilgili yapılan toplantıda eksikliklerin altının çizmesi ve bundan sonraki çalışmaların nasıl devam etmesi gerektiği ile ilgili bir değerlendirme toplantısının, Grup Başkanları’ndan oluşan ‘Başkanlar Konseyi’nde değerlendirmesi için karar alması, Kıbrıslı Türkler açısından önemli bir gelişmedir.”

 

·        YENİDÜZEN: “Temaslarda birtakım eksikliklerin altının çizilmesi yanı sıra, önerileriniz de oldu mu?”

·        Uluçay: “Yüksek Temas Grubu’yla yaptığımız toplantıda sadece eksiklerin altını çizmeyip aynı zamanda çözüm önerilerimizi de bizzat kendilerine ilettik.

Bu konuda KTÖS’ün geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, CTP milletvekillerinin Brüksel temasları ve Yüksek Temas Grubu’yla yapılan toplantılarıyla ilgili iddialarının da bilgi eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Nitekim Brüksel dönüşünde kendileriyle görüşerek bilgilendirdim ve yaptığım konuşmanın metnini de verdim. Yüksek Temas Grubunun ilk kurulduğu dönemde yüklendiği misyona ve görev tanımına uygun davranmakta zaman zaman aksaklıklarla karşılaştığı sadece bizim değil, grubun bir önceki başkanı ve Avrupa Parlamentosu eski Başkan Yardımcısı Libor Roucek’in de çok berrak biçimde kamuoyu ile de paylaştığı bir görüştür. Dolayısıyla bizim bu yöndeki değerlendirmemizi başka merkezlere mal ederek bizlere empoze edilmiş görüşler olarak nitelemek en hafif tanımla haksız olmuştur.

Avrupa Parlamentosu Kıbrıslı Türklerle Yüksek Seviyede Temas Grubu, öncelikle bilmelidir ki, bizim halkımız bireysel olarak AB vatandaşlarıdır. Bizlerin AB kurumlarına erişimini kısıtlayan etkenlerin ortadan kaldırılması AB değerleri bakımından da bir zorunluluktur. Ayrıca, bir halk olarak AB halkları arasında hakkımız olan yeri elde edebilmemizin bir yolu çözümden geçerken, bir diğer yolu da AB içindeki temsiliyetimizin sağlanmasıdır. Temas grubu, kalıcı ve işlevsel yöntemlere ulaşılıncaya kadar bu temsil görevini objektif biçimde yerine getirerek bizlerin AB yetkili kurullarına ulaşmada bir aracımız olmayı başarabilmelidir.

Kıbrıslı Türklerin haklarının ileriye götürülmesi açısından her bir Kıbrıslı Türk’ün AB içerisinde yaptığı temasın çok büyük önemi vardır. Dolayısıyla, Avrupa Parlamentosu nezdinde bu hakların ileriye götürülmesi ve Kıbrıslı Türkler’e bazı açılımların sağlanmasına dönük temas ve girişimlerimiz artarak devam edecek.”

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 857 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler