1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. UÇTU UÇTU!..
UÇTU UÇTU!..

UÇTU UÇTU!..

Bolca keyif, nefis bir manzara ve biraz sersemlik… 104 yaşındaki İngiliz dostumuz dünya rekorunu, hem de Kıbrıs’ta, hem de aynı uçuşla kırdıktan sonra, bu deneyim, yaşamaya değer doğrusu…

A+A-


-------------------
Bolca keyif, nefis bir manzara ve biraz sersemlik…
104 yaşındaki İngiliz dostumuz dünya rekorunu, hem de Kıbrıs’ta, hem de aynı uçuşla kırdıktan sonra, bu deneyim, yaşamaya değer doğrusu…
-------------------


Cenk Mutluyakalı

İnsan nasıl uçar...

“Tandem Yamaç Paraşütü”yle çok kolay...
Minibüs bizi Girne’nin girişinden alıyor ve Beşparmaklar’a tırmanıyoruz, St. Hilarion Kalesi’nin de yukarısına…
Yani dağın en tepesine…
Kelebekler var, rengarenk…
Nefis bir dağ kokusu, kekik kokusu, yabani çiçekler ve bal arıları…
Girne, Karmi, Alsancak tümü ayaklarınızın altında, tam karşınızda uçsuz bucaksız bir mavi halı gibi, Akdeniz…
Önce size "can yeleği" benzer bir "kostüm" giydiriyorlar; ayaklarınızdan, belinizden, kollarınızdan kemerler geçirerek ve emniyete alıyorlar...
Ve kaptan pilot sizi kendine kilitliyor...
Yalnız uçmuyorsunuz yani!..
Elbette, yalnız da uçabilirsiniz ancak bunun bir eğitimi var ve süreç meselesi…
Daha önce yine ADRES KIBRIS’ta, sevgili Filiz Uzun’la konuşan pilotumuz Özgür Gökaşan şöyle özetlemişti öyküsünü:
<<... Beni havacılığa çeken şey “UÇMA İSTEĞİ” idi. Küçük yaşlardan beri hep uçmaya karşı bir özlem duydum, sanırım bu duygu birçok kişide var...>>


Zirvede ‘istikrarlı’ bir rüzgar beklentisi!

Yine dönelim nasıl uçtuğumuza…

Beşparmak dağlarının zirvesinde rüzgârı bekliyorsunuz, istikrarla "püfür püfür" essin diye...

1, 2, 3 diye sayılıyor ve yamaca doğru koşuyorsunuz...
Doğrusu altınız deniz, yol, ev, uçurum ve siz koşuyorsunuz!..
Siz koşarken, daha beş on adım atmadan, paraşüt arkanızdan geliyor, açılıyor, derken "havadasınız" bile...

Ve siz koşmaya devam ediyorsunuz, boşlukta!..

Biraz sağa sola salınarak yükseliyorsunuz iyice...


“Havayı” bulduk!


Pilotumuz Özgür bir başka lisandan konuşarak, meteoroloji ve tabiat terimleri, uçuş terminolojisi ile "havayı bulduk" diyor!..
Ve havayı buldukça dönüp dönüp aynı yere gidiyoruz, bu önemli “nimet”le iyice "şişmek" ve daha da yükselmek için...

Tabii, koltuk gibi bir tertibat var üzerinizdeki yelekte, tüm bunlar olurken artık oturabiliyorsunuz!..


Dağın yamacında kartallar uçuyor

Kollarınız, bacaklarınız ve tüm vücudunuzla “emniyette” olduğunuzu bilseniz bile, yine de elleriniz ipler kavrıyor, sıkı sıkıya…
Bir de yukarı doğru bakıyorsunuz ki, paraşüte ulaşan “ipler” giderek inceliyor!..
Sizi tutan onlar…
Ama pilotumuz diyor ki, “Öyle incecik göründüğüne bakma, son derece sağlam, son derece güvenli!..”
Neyse, biz havayı buldukça kayaların dibinde dönüyoruz...

Arada kartallar uçuyor, alttan bir göçmen sürüsü geçiyor, karşıda deniz, manzara nefis…

Ve anlıyorum ki yamaç paraşütünde marifet, ne kadar uygun  hava akımı bulursan "kaçırmadan" içine alacaksın ki, en fazla sürede havada kalabilesin!

Yoksa, yamaç paraşütü salına salına her koşulda indiriyor sizi yere...

Ne motoru var bu meretin, ne de kanadı...

Pilot Özgür rüzgarı buldukça mutlu, yükseldiğimizi biraz da sırtında öten cihazdan anlıyoruz...

- "Niye ötüyor bu" deyince, "yükseliyoruz" diyor pilot...

Tabii pilotunuza güvenmek önemli, bizimki, Avrupa'da falan da uçmuş, çalışmış yıllarca, önceden dinleyince kendinizi rahat hissediyorsunuz doğalında...

 

Hepsi 20 dakika falan

Biraz yükseliyorsunuz, dönüyorsunuz ve başlıyorsunuz inişe…
Arada, pilotumuz Özgür, “al” diyor, “kontrol” sende…
Bir elinizi aşağıya doğru indirdikçe, dönüyor paraşüt…
O, elindeki özel cihazla video ve fotoğraf çekiyor…
Bol bol manzarayı izliyor, sohbet ediyorsunuz…
Çok keyifli, tek sorun, ilk uçuş ve dönüşler sonrasında “mide bulantısı!...”
Tabii, bu satırların yazarının “uçak fobisi”ni de hesaba katmak gerekiyor.

Elbette, uçak bambaşka bir olgu ve “uçmak” ile “uçak fobi”sinin bir benzerliği yok!..

İnişte “akrobasi yapalım mı” diyor pilot.
“Kalsın” diyorum!..
Ve yavaşça süzülüyoruz, iniyoruz, Alsancak’ta, Merit Otel’in yakınlarına…
İnerken yine koşuyorsunuz birkaç adım…
Sonrası mı?
Bolca keyif, biraz sersemlik…
104 yaşındaki İngiliz dostumuz dünya rekorunu, hem de Kıbrıs’ta, hem de aynı uçuşla kırdıktan sonra, bu deneyim, yaşamaya değer doğrusu…






Kimler uçabilir? Nasıl?

<<…Tandem yolcularında yaş sınırı yoktur. 20kg. ile 120kg. arasında herkes uçabilir. Tüm Kıbrıs'ta kalkış alanları 760m. ve 750m. yüksekliğindedir. Kalkış alanları Karaman Köyü üzerindedir ve Girne sahil şeridine doğru uçuş yapılmaktadır…>>




GÖRDÜĞÜM EKSİKLİKLER!..

Uçuş öncesi bir sağlık görevlisi ya da hemşirenin ‘tansiyon’ vs. kontrolü yapması gerekmez mi? Belki, uçuş için gelen kişilerden sağlık belgesi istenebilir!..

Bir turizm ülkesi için çok önemli bir hizmet!..Uçuşun başlama ve tamamlanma noktaları daha iyi düzenlenebilir, en azından “meşrubat, su, soğuk-sıcak içecek” servisi olabilir.



BEĞENDİKLERİM!

Uçuş ekibi, son derece kültürlü, özenli, samimi ve başarılı.
Özellikle “fotoğraf ve video” desteği sağlıyorlar, inişten hemen sonra tüm fotoğraf ve video görüntüleri size teslim ediliyor. Çekimler son derece başarılı.
Ekip, işlerini çok önemsiyor, hem profesyonelce hem de aşkla yapıyor.




PEKİ BU UÇUŞUN ÜCRETİ NE KADAR?

Tek Uçuş: 65 STG
Fotoğraf + video: 20 STG






İLETİŞİM:

Tandem yamaç paraşüt meraklılarının ulaşabileceği telefon: (0542-8594343). Yine bu konuda daha fazla bilgi için: www.highlineparagliding.com

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 467 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler