1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÜÇTE BİRİMİZ DİYABETLİ
ÜÇTE BİRİMİZ DİYABETLİ

ÜÇTE BİRİMİZ DİYABETLİ

Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca ile diyabeti konuştuk. Arca, diyabetin önemine ve yapılması gerekenlere dikkat çekti

A+A-

Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca ile diyabeti konuştuk. Arca, diyabetin önemine ve yapılması gerekenlere dikkat çekti

 

 

 

Didem MENTEŞ

 

“Siz Yürüdükçe Diyabet Uzaklaşır” sloganıyla yıllardır önemli çalışmalarını sürdüren bir dernek, Kıbrıs Türk Diyabet Derneği… Diyabet hastaları için büyük uğraş veren ve birçok eğitsel faaliyetlerini sürdüren dernek geçtiğimiz haftalarda da FOGEM ile birlikte “BEMBEYAZ” bir yürüyüşe imza attı. Sloganıyla bütünleşerek kişileri sağlıklı bir yaşama davet eden Diyabet Derneği, başarılı işlere adım atmaya devam edecek. Güzel bir etkinliğin mutluluğunu yaşayan insanlardan biri de Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca oldu. ADRES KIBRIS olarak, yürüyüşün ardından ziyaret ettiğimiz Caner Arca ile diyabet ve dernek hakkında konuştuk.

 

·        ADRES: Diyabet hastalığını biraz tanımlayabilir misiniz? Kuzey Kıbrıs’ta diyabet oranı ne kadardır?

·        ARCA: Diyabet, herhangi bir nedenle kanda bulunan şekerin (glikoz) hücrelere girememesi neticesinde seviyesinin yükselmesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Genetik yanı olmakla birlikte çevre şartlarının etkisi ile de ortaya çıkmaktadır. Özellikle günümüzde oturarak (hareketsiz) yaşam ve yağlı, hazır gıdalarla beslenme ile oluşan aşırı şişmanlığın tetiklediği rahatsızlıkların başında diyabet gelmektedir. Diyabet, pahalı ve kontrol edilmezse damar tıkanıklıklarına bağlı olarak komplikasyonları olan bir rahatsızlıktır. Diyabet; tansiyon, kolesterol, kalp, böbrek yetmezliği, körlük ve daha birçok hastalığın tetikleyici etmenidir.

Kuzey Kıbrıs’ta kalp ameliyatı geçiren hastaların % 90’ı, gözlerinde lazer uygulaması gereken hastaların % 95’i diyabetlidir. Kuzey Kıbrıs’ta 2008 tarihinde yapılan tarama sonuçlarına göre yetişkin nüfusta (20-80 yaş aralığı) % 11 diyabetli ve % 18 glikoz tolerans bozukluğu (gizli şeker) saptanmıştır. 1996 yılında yapılan taramada ise gizli şeker oranı % 13.5 idi. Gizli şekerli kişilerin bu denli yüksek bir rakama ulaşması bizleri düşündürmektedir.  Bu rakamlar her on kişiden üçünün diyabetli olduğu anlamına gelir. Bunları aileleri ile düşünürsek toplumun en az % 60’ı diyabetten dolayı rahatsızlık duymaktadır.

 

“Sıra numarası almak randevu değil”

 

·        ADRES: Kuzey Kıbrıs’ta diyabet hastası kişilerin yaşadığı problemler nelerdir?

·        ARCA: Diyabetle başa çıkmada engel olunuyor. Diyabetini saklayan insanlar var. Bu diyabete karşı verdiğimiz mücadelede bize engeldir. Diyabetin kendisi ağrı sızı vermiyor. Başlıca İki tip diyabetli vardır. Tip 1 diyabet; halsizlik, ağız kuruluğu, çok sık idrara çıkma ve hızla zayıflama gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Bu tip diyabette insülin salgılanmadığı için dışarıdan alınması gerekiyor. Tip 2 diyabette ise insülin vardır ancak işlevini yeterince yapamıyor bu nedenle de genellikle Tip1 diyabetin belirtileri görülmez. İnsanlara diyabet oldun dediğinde kabul etmiyorlar, önem vermiyorlar. Bu durum diyabetli insanlara erişmemize engel oluyor. Ağrı sızı olmadığı için hasta olduğunu kabul etmiyor. Hasta olanlara ailesi inanmıyor ve moral bozuklukları yaşanıyor. Ailelerin inanmaması büyük bir problemdir. Sosyal yaşam da etkileniyor. Ayrıca sosyal ve ekonomik nedenlerden dolayı doğru ve düzgün beslenmeyenler var. İş ve mesai saatleri kişinin doğru beslenmesine engel olabiliyor. Bazı ortamlarda da kişinin yememesi gereken şeyler için zorlandığı olabiliyor.

 

·        ADRES: Kıbrıs Türk Diyabet Derneği’nden biraz bahsedebilir misiniz?

·        ARCA: Kıbrıs Türk Diyabet Derneği 1994 yılında kuruldu. Kuruluşunda; diyabetlilerin ve yakınlarının yaşam kalitelerini yükseltmeyi amaçlayan derneğimizin çalışmalarının % 90-95’ini eğitim oluşturmaktadır. Derneğimiz, diyabetli ve yakınlarının yaşam kalitesini yükseltmek ve diyabetsiz bir gelecek için çalışmaktadır. Kişileri, diyabetin kısıtlamalarından özgür kılmak, herkese en kaliteli bakım ve bilgiyi sağlamak, cehalete ve ayrımcılığa son vermek, diyabete ve örgütlerine uluslararası bir anlayış kazandırmak ve diyabetsiz bir dünya oluşturmak vizyonumuzdur. Diyabetlilerin çıkarlarını birincil kılmak, diyabet bilgisi sağlamada en iyi kaynak olmak, insanların kendi kendilerine yardımcı olabilmeleri için çalışmak, yardımcı olmak, herkesin farklılıklarını, değerlerini saymak ve takdir etmek, personelin ve gönüllülerin üstlendikleri sorumlulukları, yetenek ve becerilerini takdir etmek, şeffaf olmak, denetlenebilir olmak, adil olmak ve şövenizmin her türüne karşı olmak değerlerimiz arasında yer alıyor.

 

Kampanya

 

·        ADRES: Diyabet Derneği’nin kaç üyesi bulunuyor?

·        ARCA: Bugün itibarı ile 2 bin 743 üyemiz vardır. Bunun 675’i Tip 1, Bin 515’i Tip 2, 76’sı diyabetli çocuk ana babası   (18 yaş altı çocuk ve gençler üye olamazlar), 17’si hipoglisemi, 235’i diyabetli yakınıdır. Geri kalan 227 kişi ise gönüllü üyelerimizdir.  Üye sayımızın yüksek bir rakam gibi görünmesine karşın, Kuzey Kıbrıs’ta diyabetli sayısını dikkate aldığımızda (90,000 üzerinde diyabet ve prediyabet olan insan var) bu rakamın hiç de yüksek olmadığı görülür.

 

·        ADRES:  ‘Diyabet Önlenebilir Kampanya’nızdan biraz bahsedebilir misiniz?

·        ARCA: Diyabet Önlenebilir Kampanyamız, son yıllarda hızla yayılan diyabete dikkat çekmek ve yaşam tarzı değişikliği ile yayılma hızının aşağı çekilmesi yönünde geliştirdiğimiz, toplum içinde giderek daha fazla destek gören sosyal bir projedir. Sosyal içerikli toplantılar, paneller, konferanslar, öğretmen ve öğrencilere yönelik bilgilendirme ve diyabete dikkat çekme çalışmaları diğer bazı eğitim amaçlı çalışmalarımızdır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; gizli şeker olanlar yaşam tarzı değişikliği yaptıklarında diyabet olmayı % 58 oranında engelleyebilirler veya çok uzun yıllar sonrasına aktarabilirler. Teknolojinin hızla gelişmesinin dayattığı hareketsiz ve bol enerjili gıdalarla beslenme alışkanlığını değiştirmeyi amaçlayan kampanyamız toplumda olumlu karşılanmıştır ve giderek yaygınlaşmaktadır. Bu kampanya ile ilgili çalışmalarda bu güne dek 29 okulda 538 öğretmene ulaşıldı. Konuyla ilgili okullar arası kompozisyon yarışması düzenlendi ve dereceye girenlere ödülleri verildi. Her sınıfa asılmak üzere 4bin 500 adet (3x1500) poster hazırlandı ve dağıtıldı. Farklı yerleşim yerlerinde yapılan toplantılarda Bin 750 kişiye ulaşıldı. Diyabet olmayan Bin 430 kişinin diyabet olma riskleri saptandı. Yaşam tarzı değişikliğine yönelik iki konuda (egzersiz ve doğru beslenmenin önemini anlatabilmek üzere afişler hazırlandı ve büyük tabelalarla duraklara asıldı. 5 bin adet broşür basılıp toplantılarda dağıtıldı.

 

·        ADRES: Biraz da Derneğin sorunlarından bahsedelim. Kıbrıs Türk Diyabet Derneği’nin yaşadığı problemler nelerdir?

·        ARCA: Dernek olarak insanlara ulaşma problemi yaşıyoruz. Çünkü insanlar adanın bir tarafına dağılmış durumda. İnternet ortamı da büyük problem oluşturabiliyor. Gençler hastalıkla ilgili bilgileri internetten bulup okuyor. Sanal ortamdaki bilgiler kişiye özel oluyor. Kimse özeline uygun bilgileri internette bulamaz. Bitkisel haplar da büyük problemler yaratıyor. Sözde damarları açan, şekeri düşüren haplara yöneliyorlar. Doğru beslenme aç kalma değil, vücudun durumuna göre beslenilmelidir. Burada en doğru adres diyetisyenlerdir. Kişinin neyi ne kadar, hangi ölçülerde yiyebileceğini, vücudunun durumuna göre nasıl hareket edeceğini diyetisyen yardımıyla yapabilir (öğrenebilir). Dernek bunlarla da uğraşıyor. Dernek olarak her bölgede Diyabet Merkezi olmamasından dolayı sıkıntı yaşıyoruz. Diyabet Merkezlerinde diyabet poliklinikler yapılmasını istiyoruz.

·        En önemli problem ise Diyabet Merkezi’ndeki randevu sistemidir. Hastanede bakılmaları için uzun süre bekliyorlar. Sıra numarası almak randevu değil. İlaçlar ihale usulüyle alındığı için zaman zaman ilaç yokluğu yaşanıyor. Ucuz ilaç alma yöntemiyle (düzenli bir ilaç alınmadığı için) insanların vücudundaki denge bozuluyor. Tekrar doktora giderek ilaç düzenlemesi yapmaları gerekiyor.    

 

Randevulu sistem şart!

 

·        ADRES: Diyabet için yapılması gereken önemli adımlar nelerdir?

·        ARCA: Diyabetle ilgili bir program yapılmasında ısrarcıyız. Ne yazık ki yeterli adımlar atılmıyor. Özellikle gerçek anlamda randevulu sisteme geçilmesini istiyoruz. Hastanede numaratörlü sistem uygulanıyor. Bu sistem hastanın değil doktorun yararına çalışıyor. Sistem hastanın yararına olmalıdır. Her şeyin kayıt altına alınmasını istiyoruz. Yıllardır da söyleniyor. Bilgisayar sisteminin geçen sene uygulamaya konulacağı söylendi ancak bir türlü hayata geçirilemedi. Eğer 3 ayda 1 randevu sistemine geçilirse hem hastaya kolaylık olacak hem de doktorlar daha az hastaya bakabilecek. İddia ediyorum ki ilaç yazma konusunda doktoru bekleyecek insanlar olmayacak. Sistemsizliğin değişmesini, ulusal bir diyabet programı, diyabetle mücadele programı yapılmasını istiyoruz. Sadece ilaçla mücadele asla yeterli değildir. Bizim ortaya attığımız Diyabet Önlenebilir Kampanyası dünyanın uyguladığı bir kampanyadır. Diyabet Merkezi’ndeki sağlık ekibinin yanında eğitim de olması gerekir. Eğitimi bizde daha çok Dernek üsleniyor. Diyabet Merkezi’nde biz Dernek olarak haftada 1 eğitim veriyoruz. Ama bu eğitim yeterli değildir. Verdiğiniz konuları kimin alıp almadığını, algılayıp algılamadığını bilemiyorsunuz. Genel bir eğitim veriliyor ama bu kişilerin özel de eğitilmesi gerekir. Ne kadar insanı doğru şekilde eğittiğinizi bilemiyorsunuz. Biz 6 haftalık programımızda kimlerin hangi dersleri aldığını kayıt altına alıyoruz. Bu eğitimleri de sağlık sistemimizdeki doktorlar, hemşireler, diyetisyenler veriyor. Demek ki bu program olursa bu iş olabilir. Ancak bu derslerin sürekli olması gerekir. Diyabetle mücadele aslında yaşam tarzı değişikliği mücadelesidir. Diyabetli ya da diyabetli olmayan kişilerin yaşam tarzını değiştirme mücadelesidir.

 

“Eğitim şart”

 

·        ADRES: Diyabet konusunda kontrol ve koruyuculuk önemli bir unsurdur. Devletin bu konuda neler yapması gerekir?

·        ARCA: Devletin belirli bölgelerde sürekli kontroller yapması gerektiğini düşünüyorum. Parmağının ucundan kan şekeri bakmak yeterli değildir. Devlet ‘kan şekerine’ bakıyoruz diyecek ve açlık şekerine bakılması için ne yapılması gerektiği insanlara anlatılacak. Açlık şekerinin de ne olduğunu söylemesi gerekecek. Devlet, bir program dahilinde insanların kan şekerine bakılması için davette bulunması gerekir. Kişilerin tüm kişisel bilgilerini ve sağlık durumunu kayıt altına alması gerekir. Eğer yükleme gerekirse tekrar çağrı yapması gerekir. Koruyucu diyabet böyle yapılır. Onun için diyabetli olsun ya da olmasın doğru beslenme çok önemlidir. Hareket etme, yürüme herkesin yapması gereken bir şeydir. Teknolojinin dayattığı hareketsizlik ve aşırı beslenmenin karşısında bizim kampanyamız eksersizi ve doğru beslenmeyi getiriyor. Doğru beslenmenin kurallarını eğitimle sağlayabiliriz. Dernek olarak eğitimlerimizi hem pratik hem de teorik olarak yapıyoruz ve  % 90- 95 eğitim ağırlıklı çalışıyoruz. Diyabet politikası oluşturulması ve farklı programlarla diyabetle mücadele edilmesi yakıcı bir ihtiyaçtır. Daha kaliteli ilaçların alınması, diyabete dikkat çekme çalışmalarının merkezi bir programla yapılması ve doğru bilgilerin topluma ulaştırılması, eğitim müfredatı içerisine konunun yerleştirilmesi gibi konular devletin vazgeçilmez konuları olmalı.

 

·        ADRES: Diyabet Derneği olarak duyulan ihtiyaçlardan da bahsedebilir misiniz?

·        ARCA: Bütün dünyada endokrin uzmanlarıyla kendini geliştirmiş dahiliye doktorları diyabete bakabilir. Ama endokrinci olması hormonlarla ilgili daha bilgili olması demektir. Tabii Diyabet Merkezlerinin bu doktorlarla çalışması gerekir. Dahiliyeci bir ya da iki doktor varsa bunların artması gerekir. Lefkoşa’da üç doktor yetmez demiyorum ama randevulu sisteme geçersek çok daha rahat bakabilirler. Bunun için diyabet eğitim hemşireleri olması gerekir. Bizde diyabet eğitim hemşiresi çok azdır. Lefkoşa’da 2 kişidir ama 1000 kişi gidip gelir. Bu durumda diyabet eğitim hemşireleri yeterli eğitim veremiyorlar. Kaldı ki gerek doktorlar, gerekse diyabet eğitim hemşireleri sürekli eğitime gitmelidirler. Devlet bunu teşvik etmelidir ama doktorlar bunun yeterince olmadığından şikayetçi oluyor. Diyabet eğitim hemşirelerinin eğitimi çok önemli çünkü sürekli hastayla birebir onlar ilgileniyor. Tüm bölgelerde diyabet eğitim hemşireleri artırılması gerekir.

 

·        ADRES: Son olarak eklemek istediğiniz var mı?

·        ARCA: Derneğimizin 5- 10 Ağustos tarihleri arasında Salamis Hotel’de Kaliteli Yaşam Yaz Kampımız olacak. İnsanların özellikle Tip 1 diyabetli gençlerimizin bu kampa yazılmaları gerekir. Hem teorik hem de pratik eğitimler verilecek. Sabah yürüyüşleri, aerobikler, havuzda aerobikler olacak. Diyetisyenler doktorlarımız olacak. Açık büfeden yemek seçmeyi öğreneceğiz. Tabii eğlencelerimiz de olacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 594 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler