1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Üç maymun !
Üç maymun !

Üç maymun !

Kıbrıs sorununu çözmek zor iştir. Öncelikle çözümü istemek, çözümün kendi halkının geleceği için kaçınılmaz olduğuna inanmak gerekiyor. İnanmazsanız ve masada çözüm arandığından bahsederseniz, bunu bir tür sosyal mühendislik gereği teknik bir iş olarak al

A+A-

 

 

Kıbrıs sorununu çözmek zor iştir. Öncelikle çözümü istemek, çözümün kendi halkının geleceği için kaçınılmaz olduğuna inanmak gerekiyor. İnanmazsanız ve masada çözüm arandığından bahsederseniz, bunu bir tür sosyal mühendislik gereği teknik bir iş olarak algılarsınız. Hani eğer olmazsa da olmaz, nasıl olsa hayat devam ediyor dersiniz...

Sorunu çözmek için inanmak yeter mi diye sorarsanız size o da yetmez diye cevap verebilirim. Neden mi?

Kıbrıs sorunu zor bir konu...Çok boyutlu bir konu, hem uluslararası hukuk hem de uluslararası siyaseti anlamak, dünyadaki ekonomik gelişmeleri izlemek gerekir. Bunlar da yetmez...Temsil ettiğiniz toplumla iç içe olur, topluma güven ve bilgi vermek yanında gerektiğinde daha ileri büyük adımlar için risk alıp, güzel günler için sıkıntılı geçiş süreçleri yaşanabileceğini anlatırsınız. Siyasi yelpazedeki tüm eğilimlerle iyi ve samimi ilişkiler kurar, daha güzel günlerin ancak “biz” duygusunun gelişmesi ile mümkün olacağını düşünür, kucaklarsınız toplumunuzu...İş adamlarınız kadar, sendika temsilcilerini de, yüksek protokollar kadar kahvede oturmuş dinlenen emeklileri de...

Kıbrıs sorununu çözmek isteyen kişinin, toplumsal güven için sadece bu sorunla da uğraşmaması gerekmekte...

“Biz” duygusunun gerçekteki karşılığı olarak sevinçte ve tasada birlikte olmak, sorunları paylaşmak, sorunların çözümü için aracı ya da katkı koyucu olmak gerekir. Yani güçlü bir halkla ilişkiler yönetimi gerekir.

Ayrıntının değil, temelin, özün adamı olmalı bu sorunu çözecek kişi...

Geçmişi iyi bildiği kadar, dünyanın gidişatı ve uluslararası gelişmelerin “duygusunu” ve “dilini” iyi yakalamalı. O dili konuşmalı.

Dünyada BM gözetiminde yapılan tek müzakere bizimki değil elbette. Kıbrıs’ta 43 yıldır devam eden müzakereler boyunca dünyada pek çok sorun çözüldü. Bu sorunların hiçbiri “müzakereciler” tarafından çözülmedi.

Müzakereciler, çok önemli rol üstlenen özellikleriyle sürecin yönetiminde etkin rol alırlar.

Ancak büyük sorunları inançlı liderler çözer. Kararlı, inançlı, risk almayı bilen, toplumunu temsil etme gücü yüksek, uluslararası kabulü olan ve o dili konuşan   kişiler...liderler.

Kıbrıs’ın kuzey ve güneyinde süreçte lider var mı? Liderler mi yoksa müzakereciler mi yönetiyor gelişmeleri?

Tıkanma nedeni lidersizlik mi, yoksa müzakerecilerin bitmek bilmez kelime oyunu ile fasit dairenin içinde dönen ve yapıcıyız, yol aldık çok çalıştık diye tanımladıkları.... mı?

Kıbrıs sorununda “son”a yaklaşılıyor. Bu “son” Eroğlu ve Hristofiyas sonu olacaktır. Ya çözerler ya da bu iki lider başta kaldığı sürece Kıbrıs sorunu gündemden çıkar. Ta ki bir veya her iki toplumdaki lider değişimine kadar.

Unutulmamalıdır ki, çözümsüzlük büyük siyasi ve askeri gerilim yanında, izolasyonların Kıbrıslı Türkler için devamı ve bugün var olan büyük sorunların artarak sürmesi anlamına gelir.

Bu noktada bu ada için yüreği çarpan herhangi bir kişinin “üç maymunu oynama” hakkı var mı?

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1722 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler