1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Üç adım önünü görememek...
Üç adım önünü görememek...

Üç adım önünü görememek...

Kıbrıslı Türkler uzun zamandır değil üç adım, bir adım önünü göremeden yürümeye alıştırılmıştır. Kim ne derse desin gelecek güvencesi, gelecek endişesi ve benzeri sıkıntılar bu toplumun yaşamında İngiliz sömürge döneminden beri yer etmiştir. Yalnızca bu

A+A-

     

 

Kıbrıslı Türkler uzun zamandır değil üç adım, bir adım önünü göremeden yürümeye alıştırılmıştır.

Kim ne derse desin gelecek güvencesi, gelecek endişesi ve benzeri sıkıntılar bu toplumun yaşamında İngiliz sömürge döneminden beri yer etmiştir. Yalnızca bu nedenle geleceğini anavatanı Kıbrıs dışında arayan onbinlerce insanımız var.

Ama siyasi partilerin, ya da siyasi liderlerin üç adım önünü görememesi topluma çok pahalıya mal olmaktadır. Hele bu siyasi parti ve liderler uzun yıllar ülkeyi yönetmiş ve hala yönetmekteyse fatura çok ağır olur.

Bu ülkeyi uzun yıllardır yönetme iddiasında olan UBP ve liderleri maalesef değil üç adım, bir adım önünü görememektedir.

Neden gündemde bu kadar önemli konu varken bu bilinen konuya değinme gereği duydum?

Geçen hafta Rum tarafında mülkiyetle ilgili bir gelişme yaşandı. Kuzeyde büyük mal bırakan ve önce AİHM’e, sonra da kuzey Kıbrıs’ta kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuran Rum Timvios davasında yeni bir gelişme yaşandı.

Taşınmaz Mal Komisyonu ile 2007 yılında “kuzeyde bıraktığı malların karşılığında önemli bir miktar para ve Larnaka’da bir Türk malı karşığında takas” anlaşmasına varmıştı.

Rum tarafı o dönemde bu takası onaylamayarak Larnaka’daki mülkü Timvios’un adına kaydetmemişti. Bunun üzerine Timvios yeniden AİHM’e giderek Rum yönetimini şikayet etmişti. Daha önce Taşınmaz Mal Komisyonu  ile Timvios’un anlaşmasına onay veren AİHM de Rum yönetiminden bu takası onaylamasını istemişti.

İşte bu gelişmeler ışığında Rum yönetimi AB dönem başkanlığını aldığı bu günlerde bu takası onaylayarak Larnaka’daki Türk malını Timvios adına kaydetmeyi kabul etmiş ve Vakıf arazisi olan ve üzerinde göçmen evleri bulunan bu araziyi para karşılığı Timvius’tan satın almıştır.

Bu gelişme çok önemlidir.

Kıbrıs sorununun en önemli ve en karmaşık başlıklarından biri olan mülkiyet başlığı artık çok daha kolay çözümlenebilecek noktaya gelmiştir.

Şimdi gerek Cumhurbaşkanı Eroğlu, gerekse de UBP’li bakanlar televizyonlara çıkarak bu gelişmeyi sevinçle karşıladıklarını söylüyorlar. Hem de hiç yüzleri kızarmadan.

Bunları söylemeden önce “Taşınmaz Mal Komisyonu Yasası” Meclis’e geldiği dönemde söyledikleri ve yasa geçtikten sonra iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaları dolayısıyle halktan bir özür dilemeleri gerekirdi.

Ama UBP ve liderleri maalesef böyle siyasete yabancıdır.

Üç adım önünü göremiyor. Göremediğini anladığı zaman da nezaket gösteremiyor.

CTP-BG ağırlıklı hükümet döneminde Taşınmaz Mal Komisyonu Yasası’nın ne sıkıntılar, ne çabalar sonucu değiştirildiğini ve tazminat yanında takas ve iadeyi de kapsadığını, bu nedenle de AİHM tarafından geçerli bir hukuk mercii sayıldığı sürecini yakından takip eden biri olarak o dönemde çaba gösteren herkesi kutlarım.

O günlerde üç adım önünü değil, çok daha ileriyi gören bu insanlar alkışı haketmiştir diye düşünüyorum.

***

Yazık ki bu ülkede gündemler çok erken tüketildiği ve tümümüz de balık hafızalı olduğumuz için bu gelişmeleri hatırlamıyoruz.

Dün bu gelişmeler yaşanır, çözüm için canla başla çalışılır, tuğlalar birer birer örülürken, örülen duvarı yıkmaya çalışanlar görülemedi.

Dahası daha örülen duvar tamamlanamadan “o da aynı, öteki de, nasılsa kararı Türkiye verir” diyerek örülen duvarı yıkmaya çalışanlar yeniden iktidara getirildiler.

Böyelece 5-6 yıllık süreçte sağlanan gelişmeler birer birer geriye götürüldü.

Umarım bu yeni gelişme bizi bir kere daha düşünmeye ve yeni bir değerlendirme yapmaya yönlendirir.

Kıbrıs sorununda Nisan 2010,  iç konularda da Nisan 2009’dan ne kadar uzakta olduğumuzu bir düşünün.

Bu ülkede artık bazı şeylerin değişmesi gerekir.

Böyle yaşamaya devam edemeyiz.

Kendi kendine inanmayan, kendi gücüne ve kendi insanına güvenmeyen toplumlar uzun zaman ayakta kalamazlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 736 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler