1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. UBP’DE SON DURUM
UBP’DE SON DURUM

UBP’DE SON DURUM

UBP Kurultayı için bir işaret fişeği olan Güzelyurt İlçe Kongresi seçimlerinde ibre, İrsen Küçük’ten yana işaret verdi. Küçük’ün adayı, Ahmet Çaluda’nın seçimi alması, önceki gün İskele’de seçimi alan Ali Rıza Usluer’in de K

A+A-

 

 

UBP Kurultayı için bir işaret fişeği olan Güzelyurt İlçe Kongresi seçimlerinde ibre, İrsen Küçük’ten yana işaret verdi.

Küçük’ün adayı, Ahmet Çaluda’nın seçimi alması, önceki gün İskele’de seçimi alan Ali Rıza Usluer’in de Küçük’e destek beyanında bulunması, çekişmeli geçecek kurultayda Küçük’ün şansını güçlendiren faktörler.

Cuma günü ani bir kararla, rakibi Kaşif’i ve rakibini destekleyen Dürüst’ü, bakanlık görevlerinden alan Başbakan Küçük, UBP tarihinin diktatörlük alanında yeni bir sayfa açtı.

Kendi deyimiyle, Eroğlu’nun karşısına çıkan partide barınamazken, şimdi İrsen Küçük’ün karşısına çıkmak da zorlaşıyor.

Kurultay depremi sonrasında parti bu kez kan kaybı yaşar mı birlikte göreceğiz.

Ancak sadece bir ilçe seçiminin neredeyse bir yerel seçim havasında geçmesine, bir kurultayın bir genel seçim havasına girmesine bakılırsa, ülke demokrasisi açısından da bir utanç yaşanıyor.

Uzun süredir, hükümet kanadında bütün işler durdu.

Ne teknik kadro ne de bakanlık düzeyinde tek satırlık iş yapılabiliyor.

Bunlar bir eleştiriden öte, bizzat UBP’lilerin kendi yaşadıklarının anlatımıdır. Dışişleri Bakanı Özgürgün, bizzat kendisi, KANAL T kameralarına konuşurken, İçişleri Çavuşoğlu ile birlikte parti içindeki gerginlikleri, kırgınlıkları ortadan kaldırmak için uğraştıklarını söyledi.

Özgürgün bu çabayı, “günlerdir canımız çıkıyor” ifadeleriyle anlattı.

Ama sırf bir partinin kurultay yarışı nedeniyle, bir anda kabine değiştirmek, her şeyden önce topluma bir saygısızlıktır.

Kurultay sonrası yeni bir değişikliğine daha sahne olacak UBP kabinesi. Sanırsınız ki, devlet Sayın Başbakan’ın arka odası.

O istediği gibi yönetiyor.

Yönetmek ise, sırf kendi güç dengelerini şekillendirmekten ibaret. Yoksa bu hükümet döneminde bu ülkenin yönetildiğini, en azından UBP hükümeti tarafından yönetildiğini söylemek de zor.

Hükümetin yapması gereken işlerin önemli bir kısmı, TC Yardım Heyeti tarafından yapılıyor.

İstatistik çalışmaları, raporlamalar ve gelecek programlamalar tamamen Yardım Heyeti’nin çalışmalarıyla yürütülüyor.

Bunların hiçbiri bu hükümetin gündeminde değil. Gündemde kurultay var.

Yeni eğitim yılına eksik öğretmenle başlayacak öğrenciler, kimyasal kalıntılı sebzelerin iç piyasada tüketilmesi de gündeminde değil, hükümetin. Daha doğrusu, kurultay hesapları ve dengeleri dışında bu başlıklar hiçbir anlam ifade etmiyor.

Bu kurultay UBP için olduğundan fazla, Küçük için önemli bir kurultay. Çünkü ilk kez Eroğlu’nu saf dışı bırakabilme şansıyla karşı karşıya. Ancak bunun da ötesinde, bu kurultayı alamaması durumunda, sadece tarihte kendi partisinin sandığında kalan ilk Başbakan olmayacak, aynı zamanda siyasi kariyeri de hezimetle sonlanıp, Cumhurbaşkanlığı şansını yitirecek.

Oysa son döneminde olduğu düşünülen Eroğlu’nun ardından, ilk kez Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturma şansı var, İrsen Küçük’ün.

Bu şans, normal seyrindeki siyasi hayatında son derece olasılıksız bir şans üstelik.

Vekaleten Başbakanlığa getirilmese, bu süreci bu kadar hırslı yönetmese, bugün bu durumda olmayacağı açık.

Ancak bütün bunların hiçbiri, UBP’nin de tek başına kendisi için bir anlam ifade etmiyor.

Ne siyasi, ne de ideolojik olarak UBP için bu kurultay bir şeyi değiştirecek.

Bu kurultay sadece bir siyasi aktörün kariyerinde bir basamak taşı olacak.

Toplum içinse demokraside yaşanan bir başka hezimet örneği olacak, yaşananlar.

Ne olursa olsun, bu kadarını ne UBP’liler ne de toplumun geri kalanı hakediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1029 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler