1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. UBP KURULTAYI KARAKTERLERI
UBP KURULTAYI KARAKTERLERI

UBP KURULTAYI KARAKTERLERI

Aşağıdaki yazıda sözü geçen karakterler; neredeyse bir yıldır memleketin gündemini yok yere işgal eden, UBP kurultayı esnasında ortaya çıkabilme ihtimali yüksek insan profillleri olup, tamamen hayal ürünüdürler. Ya da en azından tamamen hayal ürünü olma i

A+A-

 

 

Aşağıdaki yazıda sözü geçen karakterler; neredeyse bir yıldır memleketin gündemini yok yere işgal eden, UBP kurultayı esnasında ortaya çıkabilme ihtimali yüksek insan profillleri olup, tamamen hayal ürünüdürler. Ya da en azından tamamen hayal ürünü olma ihtimalleri memleket açısından daha hayırlı bir ihtimaldir.

 

 

HEM NALA HEM MIHA NECATI BEY

 

Necati Bey, 55 yıllık hayatının büyük bir kısmını UBP saflarında geçirmekten çoğu zaman gurur duyardı ama son zamanlarda yaşanan rezillikler onun da kanına dokunmaya başladı. Tüm CTP hükümetleri boyunca kendisine verilen görev gereği her sabah radyo ve televizyonları arayarak “Ben geçen seçim CTP’ye oy verdim! Keşke hiç vermeseydim, UBP daha iyiydi!” dese bile, aslında ömrü boyunca hep UBP’ye oy vermiş ve bunun karşılığını da arsa ve torpil olarak almıştı. Hayatından memnundu! Ta ki UBP, Derviş Bey ve İrsen Bey hattından ortadan ikiye bölünene kadar. Necati Bey eşini, Derviş Bey’in başbakanlığı döneminde işe sokmuştu, Meral Hanım’ın bu istihdamda katkısı büyüktü. Gelinini ise İrsen Bey işe almış ve alırken de “Gün gele bizim de sana ihtiyacımız olur!” demişti. O gün geldi geleli Necati Bey’i bir türlü uyku tutmuyordu. En iyisi telefonları açmamaktı!

 

CEMAL PEKDÜRÜST

 

Cemal Bey, UBP, 2009 seçimlerini kazandığı zaman kabinedeki yerinden adı gibi emindi. Derviş Bey ilçe sınırlarına girdiği an itibariyle Cemal Bey anında orada bulunur, Derviş Bey’e ağzı kulaklarında, saçlarındaki jölenin parlaklığı ile eşlik ederdi. Nitekim; Cemal Bey, Derviş Bey’in kabinesinde yerini almakta pek gecikmedi. Ayna karşısında “parlak turuncu” kravatını düzeltirken, Cemal Bey’in kafasındaki soru şuydu: Kendisini kabineye sokan, parti tabanına hakim Derviş Bey’e mi daha sadık olacaktı, yoksa UBP’nin başında durmakta hayli kararlı olan İrsen Bey’e mi? Cemal Bey kurnaz adamdı. “Bu hükümet bu gidişle zaten dibe vuracak... Mesele bundan sonraki UBP hükümetinde yeniden kabineye girebilmekte...” diye düşündü ve telefonu açtı: “ Alo... Derviş Abi... Tamamdır abi... Yazdım istifamı...”

 

NIMET VE MINNET HANIM

 

Minnet Hanım, ilk kez UBP çay partilerine katıldığında henüz 19 yaşındaydı. Anne ve babasının, kendisini, devlet dairesine sokmaya karar vermesinin ardından, babasının yaptığı temaslar sonucu çıkan sonuç şu oldu: “Yarınki çay partisinde Meral Hanım’ın yanına otursun da bir çaresine bakılacak...” O gün çay partisinde Meral Hanım’ın yanına oturmakla Minnet Hanım’ın hayatı değişmişti. O günden sonra kendisinden beklenen her görevi harfiyen yerine getiren Minnet Hanım, UBP aşkına, sırf eşi CTP’li olduğu için kardeşi Nimet Hanım’a bile yıllardır küstü. Nimet Hanım, kardeşiyle bir iki sefer barışmaya kalksa da Minnet Hanım böyle bir lekeyi asla kaldıramazdı ve tepkisi sert olmuştu: “O rumcu gocan ilan versin gazeteye o partiynan alakası olmadığını önce!” Minnet Hanım, çay partisinde yanına oturduğu günden itibaren Meral Hanım’ın sözünden çıkmamıştı ancak artık çay partilerinde Meral Hanım yoktu. Bu yüzden Minnet Hanım, Mağusa İlçe Kongresi öncesi telefonunda Meral Hanım’ın adını görünce, telefonu açmamayı tercih etti. Bir yıldır çocuklarına ikinci kez kırsal kesim arsası aldırmaya çalışıyordu, çay partisinde aldığı cevap “Kurultaydan sonra söz!” olmuştu.

 

İNÖNÜ MEYDANI’NDAN SERKAN BEY

 

Serkan, henüz lisedeyken okuldan kaçarak katıldığı “Annan Planı mitingleri” yüzünden babası ile kavga etmişti. Serkan’ı ordan almak bahanesiyle bir iki kez miting alanına giden babası Ercüment Bey, Serkan’a mahana oralarda yer yapmış ve otuzbeş yıllık UBP’li olmasına karşın, CTP hükümeti boyunca “Biz da çözüm isterik” kılığında dolaşmıştı. Serkan’ın babasından öğrendiği en büyük ders, “duruma göre hareket etmek” olmuştu. Henüz üniversiteyi bitirmesine iki yıl vardı, ancak üniversiteden sonra ne iş yapacağı daha şimdiden sorundu. Eve sürekli birileri gidip geliyor, kurultay için destek istiyordu. Serkan artık babasından herhangi bir tutarlı tavır beklemediği için, babasının herkese “Tabii ki size oy vereceğiz!” demesini yadırgamıyordu. Babasının stresinin kurultay yaklaştıkça arttığını gören Serkan kurultaydan bir gece önce babasına tek bir cümle kurdu: “Ben arkadaşlarnan Ayia Napa’ya gidiyorum... Para ver biraz bana...”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2021 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler