1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'UBP, BU TOPLUMA NE VAAT ETTİ NE YAPTI?'
UBP, BU TOPLUMA NE VAAT ETTİ NE YAPTI?

'UBP, BU TOPLUMA NE VAAT ETTİ NE YAPTI?'

KTAMS, gönderdiği basın açıklamasıyla maaşlarını gerilediğini, zamların ise devam ettiğini ifade ederek hükümeti eleştirdi.

A+A-

 

 

 

 

 

KTAMS, gönderdiği basın açıklamasıyla maaşlarını gerilediğini, zamların ise devam ettiğini ifade ederek hükümeti eleştirdi.

KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan imzasıyla gönderilen basın açıklamasını tam metni şöyle;

 

 

“2009 Nisanında yalanla, baskıyla ve binbir türlü entrika ile AKP hükümetinin icazetini alarak hükümet olan işbirlikçi UBP hükümeti Kıbrıs Türk toplumuna zulmetmeye devam etmektedir.

         Krizi bahane eden UBP hükümeti hükümet olduğu süre içerisinde bugüne kadar zam yapmadığı hiçbir şey kalmamıştır. Geçtiğimiz bir yıl içinde ülkemizde yapılan zamlar çalışanları günden güne daha da kötü duruma düşürmektedir. Sadece benzine bir yıl içinde defalarca zam yapılmıştır. Aynı şekilde mazota, elektriğe ve diğer tüketim mallarına yıl içinde üst üste yapılan zamlar emekçilerin yaşamlarını her geçen gün zorlaştırmaktadır. Buna karşılık işbirlikçi UBP hükümetinin işbaşına geldiği iki yıldan fazla bir süredir çalışanların maaşları tek kuruş artmamıştır. DPÖ’nün açıkladığı hayat pahalılığı çalışanlara yansıtılmamıştır. Eşel mobilin de ortadan kaldırılması ile yapılan zamlar çalışanların üzerinde daha ağır bir yük oluşturmuştur. Bu durum yalnız ücretli kesimi değil genel ekonomiyi de olumsuz etkilenmiştir.  Alım güçleri gerileyen  ücretli kesimin mal ve hizmet talebi gerilemiş dolayısıyla esnaf ve üretici kesimde bundan olumsuz etkilenmiştir.

         Yasa gereği yılda en az iki kez belirlenmesi gereken asgari ücret hükümetin duyarsızlığı ve yasa tanımaz tavrı nedeni ile Asgari Ücret Tesbit Komisyonu toplanmamış ve yeni asgari ücret belirlenmemiştir. Temmuz 2010’da görev süresi dolan Komisyonu bile yeniden oluşturmamıştır. Asgari ücretle yaşamaya mahkum edilen binlerce işçi de açlığa mahkum edilmiştir.

         Uzun bir zamandır enflasyon oranında bile genişletilmeyen vergi dilimleri bu hükümet döneminde de sadece bir kez çok kısmi olarak değiştirilmiştir. Bunun yanında geçmiş hükümet döneminde yıllık asgari ücretin % 110’u olan özel indirimin asgari ücret değişmesine rağmen değiştirilmeyerek önce %100 sonrasında ise %95 seviyesine düşürülerek bodrolu vergi mükelleflerinin vergi yükü artırılmıştır. Şimdi hükümet gelirlerin arttığını iddia etmektedir. Evet gelirler arttı ama nasıl? Yukarıda belirttiğimiz gibi 2 yılı aşkındır hiçbir artış almamış olan özel ve  kamu, çalışanlarının vergi yükü arttırıldı, Üstelik de dolaysız vergiler üzerinden de bu kesimden enflasyonun çok üzerinde vergiler alınmak suretiyle gelirler arttırıldı.. Ama yinede 11 aylık bütçe gerçekleşmelerine göre vergi gelirleri sadece % 9,83 artmıştır (tadil edilmiş bütçede bile %11,66) yani artış oranı yıl sonu itibariyle %15’ler seviyesinde olacak olan enflasyonun gerisindedir. Yani hükümetin artış dediği NOMİNAL BİR ARTIŞI İFADE ETMEKTEDİR, REEL DEĞİLDİR olan artışta zaten bordro mahkûmları üzerindendir.  (Barem 13/8’de olan orta düzey bir memur ile yaklaşık 3 kat daha fazla maaşı olan  19/10’da olan müsteşar ayni vergi dilimindedir yani en üst vergi dilimi olan %37’dedir. Çok kazanan ile az kazananın ayni vergi dilimin de bulunması vergi adaleti açısından kabul edilebilir değildir. Tüm bunların yanında temel mal ve hizmetlere 2,5 yılda getirilen zamlarla ALIM GÜCÜNÜN ne kadar gerilediğini yakında kamuoyuyla paylaşacağız.  Bakalım o zaman UBP Hükümeti  BİZ MAAŞLARI GERİLETMEDİK DİYEBİLECEK Mİ? Artık yeter diyoruz. Vicdanı kaldıysa UBP kendini sorgulamalıdır. BİZ BU TOPLUMA NE VAAT ETTİK NE YAPTIK.

         Bütün bunların sorunlusu olan UBP hükümetinden çalışanlar, emekçiler, esnaflar, üreticiler bütün kesimler birlikte hareket ederek kurtulmak zorundadır. Bunun başka yolu yoktur. Daha demokratik, emekten yana, kendi öz iradesini ortaya koyabilecek bir yapının oluşturulması için bıkmadan usanmadan ve yılmadan mücadelenin yükseltilmesi zorunludur. Hayatın her alanında bu mücadele örgütlenmeli ve dayanışma içinde olunmalıdır.

         KTAMS olarak biz bu mücadelenin en ön saflarında olacağız. Hayatın her alanında ve her yerde bu mücadeleyi yükseltmek ve Kıbrıs’ta barışa ulaşıncaya kadar birlik ve dayanışmayı diğer dost, ilerici sendikalar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte  sonuna kadar sürdüreceğimize kimsenin kuşkusu olmasın.”   

 

 

                                     

                                                                                    

 

 

 

 

Bu haber toplam 770 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler