1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. UBP başardı...
UBP başardı...

UBP başardı...

Kimse kusura bakmasın UBP başardı. Neyi mi başardı? Bizi içe hapsetti. Gündemimizi daralttı. Önce Kıbrıs sorununu bilinmeze havale etti. Sonra gündemi iç konulara yönlendirdi. Şimdi de iç konuları da bir kenara bıraktık UBP’nin iç meselelerin

A+A-

    

 

Kimse kusura bakmasın UBP başardı.

Neyi mi başardı?

Bizi içe hapsetti.

Gündemimizi daralttı.

Önce Kıbrıs sorununu bilinmeze havale etti.

Sonra gündemi iç konulara yönlendirdi.

Şimdi de iç konuları da bir kenara bıraktık UBP’nin iç meselelerini tartışıyoruz.

Bravo UBP’ye istediğini yaptı.

UBP ile yatıyor, UBP ile kalkıyoruz.

Hükümete eleştirileri UBP’li Cumhurbaşkanı ve ona yakın Milletvekilleri yapıyor.

Eroğlu UBP lideri olarak önce başbakan, 1 yıl sonra da cumhurbaşkanı seçildi. Yaklaşık 30 yıl liderliğini yaptığı UBP’den cumhurbaşkanı seçilmesi dolayısıyle ayrılan Eroğlu yerine başbakan olarak İrsen Küçük’ü bıraktı. İrsen bey de yola hemen hemen Eroğlu’nun kabinesi ile devam etti.

Şimdi Eroğlu çıkıyor ve “halk mutsuzdur” diyor.

Doğru halk mutsuzdur, daha da önemlisi umutsuzdur. Ama bunun sorumlusu en başta sizsiniz.

Allem edip, gallem edip Kıbrıs görüşmelerini bitirdiniz.

Halkın çözüme dönük umutlarını 2 yılda söndürdünüz.

İçeride yerinize bıraktığınız, yarısından fazlası sizin kabinenizden emanet alınan bakanlar kurulu da emir eri gibi hareket ederek halkı mutsuz edecek kararların altına imza atıyor.

Halkı mutsuz edecek yasaların Meclis’ten geçmesi için de sizin liderliğinizde seçilen bütün milletvekilleri ve tabii transfer vekiller  parmak kaldırıyor.

Sonra da televizyonlara çıkıp hep beraber hükümeti eleştiriyorlar.

Ayıp.

Gerçekten ayıp.

Aklımızla dalga geçiliyor.

Hem mecliste parmak kaldırarak onay vereceksiniz, hem de eleştireceksiniz.

Yapmayın sayın vekiller, yani bizi bu denli aptal yerine koymayın ayıp oluyor ama.

***

Eroğlu 2012 yılının ilk günlerinde “B Planı”ndan bahsediyordu. Mart sonunda görüşmelerin 19 Nisan’dan sonra anlamsız olacağını ve bu nedenle katılmayacağını açıklayarak fiilen görüşme sürecini bitirmişti.

1 Temmuz’da başlayacak olan Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı öncesinde de hayal ettiği “herkes kendi yoluna” sonucunu BM’nin açıklamaması halinde B planının yürürlüğe gireceği yönünde efelenmişti.

Tabbi bu efelenmeyi önce TC AB bakanı Egemen Bağış yapmıştı. Eroğlu da bundan cesaret alarak hayalindeki adımları atmıştı.

Sonuç “sıfıra sıfır elde var yine sıfır”.

Önce Egemen Bağış çark etti.

Arkasından Eroğlu sessizliğe büründü.

1 Temmuz geçti.

1 Ağustos geliyor.

Hala tıs yok.

Ama ustaca bunu unutturdu. Dikkatleri UBP’nin 5-6 ay sonra yapılacak kurultayına çevirdi.

Halkta da çıt yok. Hababam tartışıyor.

İrsen mi, Kaşif mi?

Büyükelçi Kaşif’e çekil dedi mi, demedi mi?

Dese ne olacak, demese ne olacak.

Tam 40 yıl önce, BEY yönetimi tarafından “adaylıktan çekil” denilen ve ölümle tehdit edilen Ahmet Mithat Berberoğlu bunu halkıyla paylaşma cesaretini göstermişti.

Berberoğlu’ndan 40 yıl sonra sayın Kaşif bu cesareti gösterebilir mi?

Bu uyarıyı deşifre ederek, bakanlıktan da istifa ederek elçiliğe karşı bayrak açabilir mi?

Elçiliğe “ben adaylıktan çekilmiyorum, sizin önerdiğiniz ekonomik paketi de reddediyorum, kendi ülkemin koşullarına uyan yeni bir reform paketi hazırladım, seçilirsem bunu yürürlüğe koyacağım” diyebilir mi?  Bunu halkla paylaşabilir mi?

Gerisi boş laftır.

O zaman kimin seçileceğinin ne önemi var.

***

UBP bu gidişle istediğini alacak. Halkı bir süre daha kendi iç meseleleri ile meşgul edecek.

Zaten sıcaklar insanımızı bunaltıyor.

UBP’nin iç meseleleri ve bu meseleye yaklaşımları da bunaltıyor.

Ama sıcaklardan mı, yoksa başka nedenlerden mi halk sesini çıkarmıyor.

Herkes rehavet içinde olunca da UBP istediğini alıyor.

Kendi çalıyor, kendi oynuyor.

Kendi yapıyor, kendi eleştiriyor. Sonra yeniden parmaklar kalkıyor. Bu gidişe dur deme zamanı geldi de geçiyor.

 

  

     

 

   

Bu haber toplam 934 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler