1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TUTUNAMAMAK VE DÖVME
TUTUNAMAMAK VE DÖVME

TUTUNAMAMAK VE DÖVME

Osman Çerkezler 32 yaşında, Avustralya’da bilgisayar teknisyenliği okumuş ama şimdi Kıbrıs’ta babasının oto yedek parça satış yerinde ona yardım ediyor, araba yıkıyor

A+A-

 

 

Tayfun Çağra

 

Osman Çerkezler 32 yaşında, Avustralya’da bilgisayar teknisyenliği okumuş ama şimdi Kıbrıs’ta babasının oto yedek parça satış yerinde ona yardım ediyor, araba yıkıyor.

 

Kıbrıs-Avustralya arasında gidiş-gelişler çok yaşanmış, şimdi buradalar ama yakında babası gidiyor yine Avustralya’ya çünkü emekliliği gelmiş. Osman da iki ay sonra evleniyor, şimdilik O buralarda ama kalıp kalmayacağı belli değil.

 

GELİŞLER, GİDİŞLER

Çeşitli umutlarla geldikleri Kıbrıs bir türlü bağlayamıyor, temelli buralarda tutamıyor insanını… 1974’ten beri gidip geliyor Osman’ın babası… Osman Çerkezler de 1980’de Avustralya’da doğdu. İlk kez 85’te Kıbrıs’a geldi. Abisi TMK’yı burada bitirirken üniversiteyi Avustralya’da okumak istemiş ve 94’te yeniden ayrılmışlar Ada’dan… Abisi bilgisayar mühendisliği okurken Osman da bilgisayar teknisyenliği okumuş. Avustralya’da çeşitli ünlü şirketlerde işini yapmış. Daha sonraları bir kargo şirketinde çalışmış. Daha çok kazanabilmek için günde 12 saat çalışmak onu yormuş, dayanamamış ve işten ayrılmış.

 

İŞLER DÜZGÜN GİTMİYOR

2000 yılında baba Çerkezler tekrar Kıbrıs’a gelip oto yedek parça dükkânı açmış. Osman da 2002 yılında geldi babasının yanına ve oto yedek parçada yardım etmeye başlamış. 2004 yılında askere gitti Osman ve askerden sonra da oto yedek parça işine araba yıkama da ekleyerek Lefkoşa’daki Organize Sanayi Bölgesi’nde devam ettirmişler işlerini…

Ancak oto-yedek parça işi artık o kadar iyi gitmiyor diye anlatıyor Osman Çerkezler çünkü yeni arabaların gelmesi, oto yedek parça dükkânlarının bollaşması işleri düşürmüş. “İsteyen istediğini yapamamalı” diyor Çerkezler…

 

DÖVMELERE ÖNYARGI

Avustralya-Kıbrıs arasında ailece dokudukları mekik ve Osman’ın özellikle kafasındaki dövmeler onunla bir sohbet yapmak için ideal konular… O da zaten sohbet sırasında dövmeleri nedeniyle insanların önyargılarından sözetmek ve belki de içini boşaltmak için konuşmak ister gibiydi.

 

Açıkçası benim de Osman’ı ilk gördüğümde dikkat çeken şey bedeninin diğer yerlerinde olduğu gibi kafasında da dövmelerin olduğuydu. Dövmeleri sorarken hayat hikâyesinin de iki ülke arasında mekik dokur gibi yaşandığını öğrenmek ilginçti.

 

OYUNDAN KOLUNA DÖVME

İlk kez 1998’de, yani 18 yaşındayken sağ koluna dövme yaptırmış Osman Çerkezler… O dövmedeki finix kuşunu bir oyunda görmüş ve dövme olarak koluna yaptırmış.

“Dövme, bir şeylere isyan mıydı?” diye soruyorum ama öylesine, istediği, beğendiği için yaptırdığını anlatıyor ve devam ediyor.

Daha sonra dövme işini ilerletmiş, hatta bazı dövmelerinin çizimini kendisi yapmış, vücudunun çeşitli yerlerini dövmelerle kapatmış. İkinci dövmesi de kafasına olmuş. Kafasındaki dövme bir ejderhanın hikâyesini anlatıyormuş.

Dövme hakkında Kıbrıs’ta önyargı olduğunu ve dövmesi olanın, biraz da fazla yaptıranın mutlaka kötü alışkanlıkları varmış gibi görüldüğünü anlatıyor Osman Çerkezler…

Kendisi üzerinde de bu önyargıyı çürütmeye çalışıyor ve “önce o insanla konuşmak lazım, konuşarak o insanı tanımak lazım… Örneğin ben umursamaz bir kişi olsam, herhalde işlemezdim, para kazanmaya çalışmazdım, evlenmeye kalkmaz, yuva kurmaya çalışmazdım.” diyor.

 

“DÖVMELERİM SADECE BENİM İÇİN”

“Pişman oldun mu, çıkarmak, temizlemek istedin mi dövmeleri?” diye soruyorum; Hiç düşünmediğini, zaten ilk yaptığı yıllarda çıkarmayı düşünemediğini söylüyor ama sonradan yaş biraz daha ilerleyince dövme yaptıranın bazı çekinceleri olabileceğini anlatıyor;

“Tanıştığın bir kızın ailesi hoş görmeyebilir, iş ararken önyargılar oluşabilir” diye bu düşüncelerini anlatıyor ama yine o insanı anlamak için konuşmak gerektiğini tekrarlıyor.

Ve tavsiyesi de var Osman’ın; “Dövmeyi kendiniz için yaptırın, başkalarına gösteriş yapmak için değil. Ben istediğim için yaptırdım, hepsi benim için…” diye ekliyor Osman Çerkezler…

 

ÖNYARGIDAN ÖNCE KONUŞMAK

Gerçekten de bir insanı herhangi bir konuda tanımak için önce konuşmak gerek. Önyargıyla yaklaşım o insanın kendi kişiliği hakkında yanlış değerlendirmelere yol açabiliyor. Ben de Osman Çerkezler’le konuştuğum için mutluyum. Daha önce dövmeleri nedeniyle dikkatimi çeken Osman’ı o özelliğinin dışında yaşam hikâyesiyle, yaşama dair planlarıyla, kendi felsefesiyle tanıma fırsatı bulmuş oldum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 615 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler