1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TUTTUĞU KOPAN, ÖPTÜĞÜ KOKAN BİRİSİ İLE NEREYE KADAR?!.
TUTTUĞU KOPAN, ÖPTÜĞÜ KOKAN BİRİSİ İLE NEREYE KADAR?!.

TUTTUĞU KOPAN, ÖPTÜĞÜ KOKAN BİRİSİ İLE NEREYE KADAR?!.

UBP’nin kurultayı, öncesinde ve sonrasında, Başbakan İrsen Küçük marifetiyle ve davranışlarıyla memleket sorunu haline geldi. Kurultay sürecinde tiksindirici ne varsa oldu, halen de devam ediyor… Geçmişi inkar… Birini bırakıp diğeri il

A+A-

 

UBP’nin kurultayı, öncesinde ve sonrasında, Başbakan İrsen Küçük marifetiyle ve davranışlarıyla memleket sorunu haline geldi.

Kurultay sürecinde tiksindirici ne varsa oldu, halen de devam ediyor… Geçmişi inkar… Birini bırakıp diğeri ile bir anda, bir yemekte yar olmak… Birinden umduğunu alamayacağı için, uydurma gerekçeler söyleyip, güçlü gördüğü diğerinden yana olmak, güçlünün yanında olmak, ondan medet ummak, çıkar beklemek, gücüne ortak olmak… Biri ile görünüp, diğeri ile iş kotarmak… Aşağılansa da, horlansa da, eleştirilse de, itibarsızlaşsa da,  kişisel hırsa yenik düşüp başkasının gücüne yamanmak…

Değerler değersizleşmiş, kişiler maskesini çıkarıp gerçek kişiliğinin çirkinlikleri ile dolaşıyor etrafta…’Siyasi kahpelik’ moda olmuş, umulmadık isimler de bu modaya uymuş…  Ve kendilerini savunuyorlar… Bazıları “istikrar”, bazıları “değişim” adına diyor. Ama biliniyor ki, ne o ne bu; kişisel hırs ve ihtiras ve çıkar için duruş alınıyor, tercihler yapılıyor, tavır takınılıyor, bir anda ve bir yemekte ‘teslim’ olunuyor. Gerçekten tiksindirici bir durum… Bir söz vardır, “İki yüzlü insan pazar tezgahı gibidir; öne iyilerini koyar, arkası hep çürüktür”. Bu siyasetlere ve siyasilere yurttaş nasıl güvensin; böylesi siyaseti ve siyasetçileri niye sevsin?!

İrsen Küçük’ün gerek Parti Başkanlığı, gerekse Başbakanlık makamını kullanarak delegeleri, milletvekillerini, belediye başkanlarını, kısacası kurultayda oy kullanacak tüm UBP’lileri avlamaya – tavlamaya çalışması,  yöntemleri, vaatleri artık efsane oldu, dilden dile dolaşıyor, Başbakanlığa son gün son saat istihdam edilenlerin isim listesi gazetelerde yayınlanıyor… Türkiye hükümetinin üyeleri, Küçük’e açık destek vererek, UBP’nin kurultayına yönelik onca mesaj verdi, açıkça “kimya uyuşması” adı altında, kurultay aritmetiğini Küçük lehine çevirmek için fiziki baskı da yaptı... UBP delegelerinin biyolojisini ve genetiğini beğenmemişler, değiştirmek için açıkça “kimya” kullanıldı…

Niye?!. Herhalde, her şeyi doğallığına bıraksalardı, İrsen Küçük’ün bu yarışı kaybedeceğini tespit etmiş olmalılar… Küçük onlara sadık; Kaşif’le ve ardındaki gerçek güç olan ve Ergenekon bağlantısı olduğu iddia edilen Eroğlu ile muhatap olma riskini almak istemediler… Ve “bildiğim şeytan evladır” deyip, kurşun askerleri Küçük’ün kazanması için kurultay sürecine derinliğine daldılar… Özellikle Kaşif’in güçlü olduğu Mağusa bölgesinden olan ve Kaşif’i destekleyen Bakanları Türkiye’ye davet edip, ‘ikna’ edip Küçük’ün saflarına kattılar… Ve onlar da tiksindirici bir politik davranışla, aniden ve ansızın saf değiştiler…  Günah çıkarmak için hacca bile götürdüler adamı, yani AKP tarzında bir türden ödül tatili…

Sadece yedi delegenin yarattığı ondört oy farkı ile kazanan bir Küçük, aslında kazandığı anda kaybetmiştir. Hala daha “kurultay kararına saygı gösterin” deyip şaibeli sonuçta direnen bir Küçük’ün politik itibarı kalmamıştır. UBP’lilerin vicdanı ne derse desin, halkın vicdanı artık İrsen Küçük’ü Başbakan olarak kaldırmıyor. Halk vicdanı onu lanetlemiştir, kazandığını sandığı anda, lanetin gazabına ve uğursuzluğuna uğramıştır…

Küçük, bütün olanlardan sonra ve parti tüzüğünün açık ifadesine rağmen ikinci turu reddederek hala daha parti başkanı ve başbakan olarak devam etmekte ısrar ederse, kurultay sürecinde kendi etrafında olanların, katılanların, bir gecede, bir yemekte ‘sarhoş’ olup, tav olup, saf değişenlerin isteklerini seçimlere gidene kadar yerine getirmesi mümkün olamayacak. Türk hükümetinin mali önlemler, yurttaşlıklar, eğitim, din, Kıbrıslı Türkleri hiçleştirme ve varlığını tehdit etme operasyonları gibi konularda eline verdiği programları, uygulama talimatlarını reddedemeyecek… Sırf iktidar gücünü elinde tutmak ve “yaranmak ve bağlılığını ispat” için, kendi kişiliğini ve özünü ve kimliğini inkar edecek… Ama öğrenecek ki, o güç de kendisine ait değil, başkasının tasarrufunda ve ansızın “maaşın kaç para” benzeri sorular ve yorumlarla uluorta horlanacak ve ses çıkaramayacak… Ve canları sıkıldığında da, siyaseten ‘tartaklayıp’, çaput edip atacaklar…

Değer mi? Aslında, ‘değerler’ kavramı yitirilmişse, bu soru fuzuli kalır… Halk unutur mu? Değerlerini köreltenleri unutmaz ve affetmez de… Yaşanan tiksindirici olayların ve tavırların laneti, tuttuğu kopan – öptüğü kokan bir siyasi güç temsilcisine kamu vicdanında duyulan lanet, UBP’yi seçimlerde yakalayacak… Bu kurultaydan sonra ve ilk seçimde, UBP’nin siyasi defteri seçmen tarafından demokratik olarak dürülecek. İster Küçük, ister Kaşif olsun… Kamu vicdanının siyasi laneti için fark etmeyecek; layığı ne ise bulacak…    

E yani, buna da mı maraz?!..

(Özel Not: Kurban bayramı kutlu olsun; ne insanların, ne hayvanların, ne doğanın ve ne de hakların kurban olmadığı bir dünya olsun…)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 736 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler