1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Türkiye'nin Filozofu Yuanna Kuçuradi
Türkiyenin Filozofu Yuanna Kuçuradi

Türkiye'nin Filozofu Yuanna Kuçuradi

Çetin Altan, “Keşke İstanbul’u fethetmek yerine matbaayı bulsaydık” derdi.. “Türk’ün Türk’e propaganda yapması” ile dalga geçip “hani bizim evrensel filozofumuz, yazarımız, sanatçımız, kâşifimiz?” soru

A+A-

                 

 

Çetin Altan, “Keşke İstanbul’u fethetmek yerine matbaayı bulsaydık” derdi.. “Türk’ün Türk’e propaganda yapması” ile dalga geçip “hani bizim evrensel filozofumuz, yazarımız, sanatçımız, kâşifimiz?” sorusuyla kahkahasını atardı...

Bu eksikliklerin bence en önemlisi felsefedir. Okumak, düşünmek, bilmek, okutmak, yazmak, değerler üretmek, felsefi düşünce ile yaşamak. Yuanna (Ionna) Kuçuradi filozof diyebileceğim ender kişilerden biri Türkiye’de.

 

Geçen hafta bir telefon geldi.. Aksanı tanıdık, incecik ve kibar bir ses; ”Beni hatırladınız mı? Yuanna.. Kıbrıs’a DAÜ’de konferans vermek için geldim.. Sizi bu kısacık kalışımda görmek isterim” dedi. Salamis’te kalıyordu, konuktu. Lefkoşa’yı gezmeye gelince ne yapıp edip yarım saatliğine eczaneme uğradı görüştük. Bunca yıl birbirimizi unutmamıştık. İstanbul’da (Hacettepe’den emekli olup Maltepe üniversitesinde hocalık yapıyor) buluşmak üzere anlaştık.

Onunla bir kez, 1980’lerin ortasında, Ankara’da Türkkaya Ataöv’ün bir yemek davetinde buluşmuştuk. Türkkaya bey ve Candan hanım, Ankara’ya her gidişimizde, bize, Türkiye’nin pek çok sanatçısını, ressamını, diplomatını, entellektüelini, tarihçisini tanıştırdı. Resim kolleksiyonu yapmamızı teşvik etti. Tüm tanıştıklarım arasında beni en etkileyen kişi Yuanna olmuştur. Yaşamımda ilk kez, her anlamda “güzel” bir insanla tanışmıştım.

Bu ismi tanıyordum. Üniversite öğrenciliğimin ilk yıllarındaki felsefe okumalarımda, Yuanna’nın yazdığı iki kitap başucu kitabım olmuştu. 1966’da yayınladığı “Nietzche ve İnsan” ve 1967 de yayınladığı “Schopenhauer ve İnsan”.  1965’te İ.Ü.nde yaptığı doktora bu iki filozof hakkındaydı. Onun etkisiyle, Sokrat’tan sonra modern varoluşçu filozofum Nietzche oldu. Sonra da Sartre...

Türkiye’de “Felsefe Kurumu”nun kuruluşunda çalıştı, sekreterlik ve başkanlık yaptı. Uluslararası Felsefe Kurumu’nun yönetiminde yer aldı.

Kant’ı Türkçeye kazandıran kişidir.

Nietzche, Shopenhaurer yanısıra hocası Takiyettin Mengüşoğlu’nun yolundan giderek “felsefi antropoloji”de yoğunlaşmış “insan ve değerler probleminden” felsefi etik değerlere geçmiş, etik ile ahlâkı birbirinden ayırma çalışmaları yapmıştır. “Felsefi etik için kritik hazırlık”  adlı eserinde “değişen davranışlar”a karşı “değişmez değerler”i etik felsefe olarak tanımlamıştır. Halen insan hakları ve felsefi etik konusunda aktif olarak çalışmaktadır.

Yuanna Kuçuradi, insanlara, tarihteki problemler yanısıra “bugünkü durumu” da anlayabilmek için felsefeyi bir anahtar olarak sunuyor. “Felsefi bilgi”ye dayanarak günümüz hayatında olup bitenleri, “değerler bilgisi ile uyup uymadığını” anlamak için bize yol gösteriyor.

Zaten Nietzsche de insanların kendileri üzerinden düşünmesini önermektedir. “İnsan, değerler yaratan bir varlıktır” demiş ve “iradeyi” ön plana çıkarmıştır. İnsanlara, tanrı, akılcılık, ahlâk kavramlarına kapılmak yerine bugünkü yaşama sarılmalarını salık vermiştir. Düşünce ile yaşam arasında bağ kurmanın önemini vurgulamıştır.

İlk okumamdan itibaren, Nietzsche felsefesinde beni en çok etkileyen şey insanları sınıflandırması olmuştur. Düşünceyi kullanmayan “sürü insanı”, düşünceyi kullanan “özgür insan” ve yaşamı anlayıp değiştirebilen “üstün insan”.

Ben, hayatım boyunca da “özgür insan” olmaya çabaladım..

Yuanna Kuçuradi ise “üstün insan” olmayı hak etmiştir.

   

Nietzche’den bir şiir:

Anladım

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm, cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki

Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de

Bazıları seyrederken hayatı en önden

Kendime bir sahne buldum oynadım

Öyle bir rol vermişler ki

Okudum okudum anlamadım

Kendi kendime konuştum bazen evimde

Hem kızdım hem güldüm halime

Sonra dedim ki “söz ver kendine”

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin

Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman

Hep acele etmem bundandı

ANLADIM

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1967 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler