1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Türkiye ile Suriye savaşacak mı?
Türkiye ile Suriye savaşacak mı?

Türkiye ile Suriye savaşacak mı?

Türkiye ile Suriye arasında bir süreden bu yana devam eden gerginlik her geçen gün tırmanıyor. Dün akşam saatlerinde Moskova-Şam seferini yapan Suriye havayollarına ait bir yolcu uçağı Türkiye hava sahasından geçerken F16’lar tarafından zorunlu ol

A+A-

 

 

Türkiye ile Suriye arasında bir süreden bu yana  devam eden gerginlik her geçen gün tırmanıyor.

Dün akşam saatlerinde Moskova-Şam seferini yapan Suriye havayollarına ait bir yolcu uçağı Türkiye hava sahasından geçerken F16’lar tarafından zorunlu olarak Ankara Esenboğa havaalanına indirildi.

Bu olay hem Suriye, hem de Rusya tarafından kınandı. Karşılıklı suçlamalar gün boyu sürdü. Hala da sürüyor.

Şimdi ne olacak?

İki ülke savaşacak mı, yoksa sağduyu galip mi gelecek?

Böyle bir savaşta elbette kazanan olmaz. Ama kaybeden yalnız savaşan ülkeler olmaz, bütün bölge ülkeleri bu savaştan zarar görür. Kıbrıs da hem bölge ülkesi olması nedeniyle, hem de Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkiye’nin “bir alt yönetimi” olarak nitelenmesi sonucu doğrudan tehdit altında olacaktır.

Ama bu kadar yakınımıza gelen bu tehlikeli durumla bu ülkede kimse ilgilenmiyor. Hemen herkes UBP kurultayına konsantre olmuştur. Varsa yoksa kurultay. Kim kimi destekliyor. Kim döndü, kim dönecek, hangi politikacı dönmek istedi de İrsen bey yok dediği için dönemiyor. Maalesef KKTC yurttaşları çok yakınımızda her an alevlenecek bu savaşla değil, yukarıda sıraladığım dedikodularla ilgilenmektedir.

Sanki bu savaş umurumuzda değil. Sanki siyasi döneklikler örneği ve çıkar ilişkilerinin tavan yaptığı bu kurultay sonucunda yaşamında önemli değişiklikler olacakmış gibi hemen herkes buna konsantre oldu.

Aslında kimse böyle bir beklenti içinde değil. Hatta bu vesile ile kişisel “soruncuğunu” halletme beklentisi olanlar dışında kimsenin bir beklentisi yoktur.

Ne yapalım “DEDİKODU”yu seviyoruz işte. En çok okunan köşe yazarlarının dedikodu yazarları olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

***

Aslında Türkiye de, Suriye de savaşmak niyetinde değil. Gelişmeler herkesin dikkatli olmaya çalıştığını gösteriyor.

Ama unutmayın savaşlar bazan çok sağlam nedenlere dayanmayabilir. Dahası savaşlarda provakasyonlar da çok etkilidir. Suriye uçağında bulunduğu iddia edilen ve halen ne olduğu açıklanmayan malzemeler de bu tür provakasyonlardan olabilir.

Bana göre Türkiye, Suriye’de sürmekte olan iç savaşa aşırı müdahalede bulunuyor.

Türkiye’nin Suriye ile uzun bir sınırı var. Bu doğru. Ama bu ona buralara elini sokup karıştırma hakkı vermez. Unutmayalım 10-15 yıl kadar önce PKK lideri Abdullah Öcalan’ın karargahı Suriye’de idi. O günlerde iki ülkenin arası çok çok kötü idi. O günlerde Türkiye, Suriye’yi “iç işlerine karışmakla” suçluyordu.

Suriye muhalefet güçlerinin komuta merkezinin Türkiye’de olduğu, ayrıca mülteci kamplarından birinde muhalif güçlere askeri eğitim verilerek Suriye’ye geri gönderildikleri de basına yansıdı.

Size karşı yapılan bir uygulamayı haksızlık olarak nitelerseniz, benzeri bir uygulamayı siz de komşunuza yapmamalısınız.

Evet Suriye’de kan dökülüyor. Beşar Esad muhalfet güçlerine karşı yalnızca polisi değil, Suriye ordusunu da kullanıyor. Bu doğru. Bu haksız uygulamaya karşı elbette aklı başında herkes karşı çıkıyor. Ama bu size doğrudan müdahale hakkı vermez.

Üstelik ABD ve AB ülkeleri beladan uzak dururken, Rusya ve Çin ile Türkiye’nin komşuları İran ve Irak da Esad’a destek verirken Türkiye’nin bu denli hayişkar biçimde Suriye’ye dalmasının anlamı var mı?

Hele orada devam eden iç savaşın aslında bir demokrasi kavgası değil, artık çağdışı olduğunu düşündüğümüz “mezhep kavgası” olduğu iddiaları ortadayken Türkiye hükümetinin böyle davranmasını anlamak mümkün değil.

Geçen hafta Meclis’ten “Suriye Tezkeresi”ni geçiren AKP hükümeti zaten provakasyon riskini artırmıştı. Dün akşamki uçak olayı da bu riski daha da artırdı.

Bu olayTC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun geliştirdiği “komşularla sıfır sorun” tezini de bitirdi. Türkiye şu anda bir, ikisi hariç bütün komşularıyla sorunludur.

Bu gidiş sağduyulu bir gidiş değil. Birileri Erdoğan’ı ve ekibini uyarmalıdır. Dünya ekonomik krizle boğuşurken, Türkiye tam tersine ekonomik olarak güçleniyor. Ama bu Türkiye’yi bölge lideri yapmaya yetmez. Hele bütün komşularını karşısına alarak kimse bölge lideri olamaz.

  

 

 

Bu haber toplam 885 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler