1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Türk Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?
Türk Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?

Türk Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?

Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 19.6.2012 tarihinde aldığı kararla “4+4+4” sistemine göre ilkokul ve ortaokullarda okutulacak haftalık dersleri ve sayılarını belirledi. Değişiklik 2012-13 öğretim yılında birinc

A+A-

 

 

Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 19.6.2012 tarihinde aldığı kararla “4+4+4” sistemine göre ilkokul ve ortaokullarda okutulacak haftalık dersleri ve sayılarını belirledi. Değişiklik 2012-13 öğretim yılında birinci ve beşinci sınıflardan başlayarak uygulanacak.

Haftalık ders saatleri ilkokullarda 30 saat olarak kalırken, ortaokullarda daha önce 30 olan ders sayısı beşinci ve altıncı sınıflarda 36’ya; yedinci ve sekizinci sınıflarda 37’ye yükseltildi.

Esas değişikliklerin ortaokullarda yapıldığı görülmektedir. Zorunlu derslerin yanı sıra her sınıf düzeyine 8 saatlik seçmeli ders getirildi. Seçmeli dersler altı ana gurupta toplandı. Din, Ahlak ve Değerler, Dil ve Anlatım, Yabancı Dil, Fen Bilimleri ve Matematik, Sanat ve Spor, Sosyal Bilimler. Dördüncü sınıftan sonra öğrenciler bu gruplardan hangi dersleri almak istediklerine karar vererek seçim yapacaklar. Tabi on yaşında bir çocuk ne kadar sağlıklı ve doğru bir seçim yapabilecek ki!..

5.,6.,7. ve 8. sınıflardan oluşan ortaokuldaki ders saatlerine %21,66 artış getirilerek 120’den 146’ya çıkarıldı. Zorunlu derslerden olan matematik birer saat, Türkçe ise altıncı sınıfta bir saat artırıldı. Rehberlik ve Sosyal Etkinlikler dersi kaldırılarak, sadece 8. sınıflarda haftada bir saat olmak üzere Rehberlik ve Kariyer dersi kondu. Teknoloji ve Tasarım dersi 6. sınıflardan kaldırıldı, 7. ve 8. Sınıflarda haftada 2 saat olarak okutulacak.

En çok artış haftada sekiz saatle seçmeli derslere getirlildi. Seçmeli ders saatlerinin haftalık programdaki oranı %6.66’iken, bu oran %21.91’e yükseltildi.

Zorunlu ve mihver dersler olarak kabul edilen Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler’in haftalık çizelgedeki ders oranı %45,89’dur. Bu oran 5.,6.,7.,8. sınıflar için 2005’de %51,66; 1997’de ise %50,83 idi.

Zorunlu bu derslerin yanı sıra bir öğrenci Din, Ahlak ve Değerler grubundaki tüm dersleri (Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler) ve Arapça’yı seçerse, zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle birlikte mezun oluncaya kadar okuyacağı derslerin %24,65 dini içerikli olacaktır. Bu oran 2005 ve 1997’de %6,66 idi.

T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin oranı ise %1,36’dır. Bu oran 2005’te %2,5, 1997’de %1,66 idi.

Seçmeli ders gruplarından Din, Ahlak ve Değerler ile ilgili ders saatlerinin oranı %15,08’dir. Seçmeli Arapça’yla birlikte bu oran %19,17’ye çıkmaktadır. Fen Bilimleri ve Matematik grubundaki seçmeli ders saatlerinin oranı ise %17.8’dir.

Bu bulgulara göre 2012-13 öğretim yılından itibaren ortaokul beşinci sınıfta öğrenim görmeye başlayan bir öğrenci mezun oluncaya kadar alacağı derslerin %45,89’u Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler; %24,65’i dini dersler, %1,36’sı da T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersleri olacaktır. Resim, Müzik, İngilizce, Beden Eğitimi, Teknoloji Tasarım gibi derslerin oranı ise %28.1’dir.

Eğer bir öğrenci dini gruptan değil de Fen Bilimleri ve Matematik grubundan derslerini serçerse mezun oluncaya kadar okuyacağı derslerin %63,69 Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler derslerinden oluşacaktır. Zorunu din dersleri ise %5,47 olacaktır.

Ders dağılımları bu yapısıyla öğrencilerin birbirinden dünya görüşü, yaşam biçimi, bilgiyi yapılandırması... bakımından farklı eğitimler alınacağını göstermektedir. Seçmeli ders sayılarının artırılması elbette olumlu bir gelişmedir. Na var ki modern eğitim anlayışlarında seçmeli dersler öğrencilere destek veya daha ileri gitmelerini sağlayacak ya da belirli bir alanda yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. Örneğin bir öğrenci matematik dersinde zayıfsa destek, iyiyse geliştirici ya da resim, müzik, spor... gibi alanlarda yeteneğini geliştirmek amacıyla seçmeli ders uygulaması yapılmaktadır.

Oysa buradaki seçmeli dersler, dini bilgileri artırmak, inanışları kuvvetlendirmek, yaşam biçimine dönüştürmek için kullanılmaktadır.

“Seçmeli ders” anlayışı bu haliyle öğrenciye bireysel destek vermekten, eğitimine sorunsuzca devam etmesine katkı koymaktan uzaklaşmakta, zorunlu eğitim çağında dinsel eğitimi ön plana çıkarmaktadır.

Seçmeli ders sistemi Din, Ahlak ve Değerler grubunu seçen bir öğrenciye Türkçe, Fen Bilimleri, Matematik gibi derslerde zayıfsa destek vermeyi ön görmemektedir. Bu durum din grubundan ders seçen öğrencilerin, diğer gruplardan ders seçen öğrencilere göre geride kalmasına neden olacaktır.

Getirilen bir başka yeni uygulama ise beşinci sınıfta Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin 20 saat olması ve seçmeli derslerden en az 4 saat alınması koşuyluyla uygun olan okullarda 18 saate kadar Yabancı dil öğretimi yapılabilecektir. Yabancı dil kapsamında Arapça da bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu’nun 8 Nisan 2010 tarihinde aldığı bir kararla İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Çince, İspanyolca, Japonca ve Rusça’nın yanı sıra Arapça’nın da okullarda seçmeli yabancı dil dersi olarak okutulmasına karar verilmişti. Buna göre bazı okullarda beşinci sınıflarda haftada 18 saat Arapça dersi alınabilecektir. Tabi ki olanaklar dahilinde seçmeli yabancı dilerden olan Çince, İspanyolca, Japonca da alınabilecektir...

“Dindar gençlik yetiştirme” hevesiyle zorunlu eğitim çağında cemaat ruhu, anne-baba baskısı altındaki çocuklara “seçmeli ders” adı altında dinsel eğitim veriliyor. Bu sosyal ve kültürel yapı içerisinde on yaşındaki bir çocuğun “hayır” deme şansı nekadar vardır? Diyebilse de sesini kendinden başkasına duyuramaz.

Bu uygulamalar demokrasiyi de yaralamaktadır. Yönetme erkini elinde bulunduranlar, devlet aygıtlarını kullanarak sağ eğilimli muhafazakar, dindar nesiller yetiştirerek varlıklarını  ve ideolojilerini sürdürmek için ihtiyaç duydukları insan altyapısını oluşturmaktadırlar. Böyle bir alt yapıdan yükselen ve dinsel duygularla bakılan iktidar temsilcileri yaptıkları ya da yapmadıkları için eleştirilemezler. Çünkü nesilleri eleştiri gücünden yoksunlaştırmışlardır. İtaat ve muhavazakarlık esastır.

Bugün CERN’de yapılan asrın deneyinin sonuçları açıklanacak. Maddenin ve evrenin oluşmasında büyük rol oynayan “Tanrı parçacığı” denen Higgs bozonu ile ilgili açıklama yapılacak. İnsanlığı CERN’e götüren “bilimsel merak”, “bilimsel anlayış” ve “bilimsel bilgi”dir. Tüm bunlar demokratik ve özgür ortamlarda gelişerek insanlığa ışık tutmaktadır.

İnsanlık, Fizik biliminin öncülüğünde Ortaçağ karalnlığından çıkarak iki bin beş yüz yıldan fazla bir süredir merak ettiği evreni anlamak, açıklamak için bilimsel mücadelesini sürdürmektedir.

Dünya nereye gidiyor?

Türkiye nereye gidiyor?

Biz nereye sürükleniyoruz?

 

 

 

 



 

 

  1.  
Bu haber toplam 1033 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler