1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Turizmde çalışanların sadece % 20’si KKTC vatandaşıdır”
“Turizmde çalışanların sadece % 20’si KKTC vatandaşıdır”

“Turizmde çalışanların sadece % 20’si KKTC vatandaşıdır”

Başbakan Tufan Erhürman, turizm sektöründe çalışanların sadece % 20’sinin KKTC vatandaşı olduğunu belirterek, “Burada bir çarpıklık vardır. Ülkede bu kadar işsizlik varken, bu oran kabul edilemez” dedi.

A+A-

 

Başbakan Tufan Erhürman, turizm sektöründe çalışanların sadece % 20’sinin KKTC vatandaşı olduğunu belirterek, “Burada bir çarpıklık vardır. Ülkede bu kadar işsizlik varken, bu oran kabul edilemez” dedi.
Erhürman, dış ticaret açığı ile yaşadığımız uçurumun, turizm ve yükseköğrenim gelirleri ile karşılandığını söyledi. Erhürman, “Özellikle turizm bu nedenle ülkemiz için yaşamsal önemdedir. Turizme bir kimlik kazandırmalıyız” şeklinde konuştu.
Kamu reformunun ekim-kasım ayları gibi Meclis'e gitmesini hedeflediklerini belirten Başbakan Tufan Erhürman, toplumda hemen herkesin kamu reformunu istediğini, ancak iş değişime geldiği zaman fırtınalar kopabildiğini belirtti.
"Şimdi fırtınalar kopacak biliyorum" diyen Erhürman,  "Fırtınalar koparsa da kopsun. Çünkü orada da bir şeylere dokunmak zorundasınız. Kamudaki sendikalar ya da çalışanlar bunu ne kadar istiyor göreceğiz." diye konuştu. 

Erhürman, BRT’de “2’ye1” programına katıldı, gazeteci Damla Soyalp ve Aziz Karaaiz’e açıklamalar yaptı.

 

İşte Erhürman’ın sözlerinde öne çıkanlar:

  • “1 milyar 600 milyon dolar dış ticaret açığımız var. Ada ekonomileri her zaman dış ticaret açığı verir. Ancak, burada ciddi bir uçurum var. Peki biz buna rağmen nasıl ayakta kalıyoruz? İşte turizm ve yüksek öğrenim sektörü burada öne çıkıyor. O nedenle, özellikle turizm bizim için yaşamsal önemde. Turizmde marka oluşturabildik mi? Turizme bir kimlik kazandırabildik mi? En önemli meselelerimizden biri budur. Zeytin yağından tutunuz da zivaniyasına kadar bir kimlik yaratmanız gerekiyor.”
     
  • “Bir insan, bir yıl boyunca çalışacak ve bir hafta, on beş gün tatil yapacaksa, peki niye bu tatilini Antalya’ya ya da Paris’te değil de kuzey Kıbrıs’ta değerlendirecek? İşte turizm için bu soruya yanıt aramalıyız. Ayrıca bizim sınırlı durumlarımız da var, ulaşım gibi… Turizmde biz tam olarak bu kimliği yaratamadık. Şu anda Türkiye’de Kıbrıs denince akla casinolar geliyor. Türkiye’de dahi çevresel güzelliklerimizi, tarihimizi, kültürümüzü tanıtamıyorsak; casino turizmine de karşı değilim, onun da bir geliri var ancak turizmde çeşitlendirme açısından söylüyorum."
     
  • “Turizmde çalışanların sadece % 20’si KKTC vatandaşıdır. İşsizlik oranlarında % 19 genç işsizlik oranı vardır. % 80’i ise başka ülke vatandaşıdır. Burada bir çarpıklık vardır. Bu kadar işsizlik oranı varken ülkede, bu oranlar kabul edilebilir değildir.”

“Bu rakamları hazmedemeyiz”

  • “Ülkede ara eleman yetişmediği söyleniyor. Bangladeş’ten gelen ara eleman olarak mı yetişiyor? Elbette kalifiye eleman yetiştirmede sorunumuz vardır. Ama kalifiye elemana ihtiyaç duyulmayan alanlarda da yabancı tercih ediliyorsa, burada sorunumuz var. Örneğin güneyde ilk kez casino açıldı ve bir sınırlama getirmişler, çalışanların % 75’i Kıbrıslı olacak. Kuzeydeki rakamları hazmetmemiz o nedenle beklenmesin.”

  • “Şimdi turistik tesislerde ne kadar yerli ürün kullanıldığına yönelik de bir çalışma yaptırıyoruz. Ne kadar hellim, bal, narenciye kullanıyoruz. Turizm çevreleri kaliteli ürün bulmakta sorun yaşadıklarını anlatıyorlar. Bir de arz güvenliği…  Tüm bunlar için üreticilerin örgütlenmesi yönünde çalışıyoruz. Kooperatifleşme ya da kümeleşme adımlarını teşvik ediyoruz.”

  • “Oteller genelde tüm ürünlerini tek kaynaktan almak istiyorlar. Tek toptancıyla çalışmak istiyorlar. İşte o tek sepetin içerisine bizim yerli üreticimizin girmesinde sıkıntı yaşıyoruz.”

  • "İnsanlar kendilerini bir turizm şehrinde hissedebiliyor mu? Lefkoşa'da, Girne'de. Örneğin Barcelona'ya gidiyorsunuz, bunu siz de herkes de hisseder. O nedenle kültürel miras, çevre korunur. Biz henüz kendimizi bir turizm ülkesinde hissetmiyoruz. Ya turizm ülkesi olacağız ya da bu ticaret açığı içerisinde boğulacağız."

  • Hükümet nasıl gidiyor?

  • "Hükümette Türk Lirası'nın değer kaybıyla ilgili ciddi sorunlar yaşadık ancak ciddi önlemlerle bunu aştık. Akaryakıta iki kez, bir kez de elektrikte yapılması gereken zamları durdurduk. Sütte de sübvansiyona gittik. Bunu da 4.5 ayda yaptık. Kimi sorunlar yaşadık ancak bunların hiçbiri dört partili koalisyondan kaynaklanmadı."

  • "Şu anda 15'i aşkın yasa tasarısı, ki hepsi reform niteliğindedir Meclis'e sunulmuş durumdadır."

  • "Yılın ilk 6 ayında, savunma dahil ülke tümüyle öz kaynaklarla yönetildi. Hükümetimizin 4.5 aylık kendi görev süresinde, sanki ülkeyi bir yerden alıp bir yere taşımak gibi bir beklenti olduğunu görüyorum. O kadar çok sıkıntı var ki, bunların hemen ortadan kaldırılması mümkün değildir. Sorunlar bugünün sorunu değildir. Kuzey Kıbrıs ekonomisinin döviz karşısındaki kırılganlığı da bugün oluşmadı. Burada, Türkiye'den daha fazla etkileniyoruz. Çünkü Türkiye'de özel okullar ya da kiralar döviz üzerinden değil ki."

  • "50 senede birikmiş sorunların 4.5 ayda giderilmesi herhalde beklenmiyor." 

  • "Cesaretle adım atıldı mı? Elbette atıldı, Başsavcılığa ve polise giden dosyalar vardır ve hukuka saygı duyuyorum. O nedenle de bu bağımsız kurumlara saygımız nedeniyle de izliyoruz. Siyaslerin yargıya talimat verilmesi mi isteniyor? Bunu yapmayız."

  • "T izinleri iptal edilecek mi, diye şikayet edilenler, bu kez de iptal edildi diye şikayet ediyorlar. Partizan istihdamlar gündeme geliyor, bu kez en yakınlarımız dahi arıyor, donunmayınız diye..." 

  • "Değişim hep dillendirilen ancak yeterince istenmeyen bir şeydir. Şikayet çok sevilen ancak içeriği gerçekleşsin istenen bir şey değildir. Yine de doğru bildiğimiz, söz verdiğimiz yolda kararlılıkla ilerliyoruz."

  • "Fırtınalar kopacaksa kopsun"

  • "Kamu Reformu, Meclis'tedir. Şimdi fırtınalar kopacak biliyorum. Fırtınalar koparsa da kopsun. Çünkü orada da bir şeylere dokunmak zorundasınız. Kamudaki sendikalar ya da çalışanlar bunu ne kadar istiyor göreceğiz. Şimdi herkes kamu reformu istediğiniz söylüyor. Bir anket yapsanız, % 95 kamu reformu istiyor. Ama iş tek tek uygulamaya geldiği zaman ne söylenecek? Şimdi örneğin müdürlük ya da amirlik makamlarına dışarıdan da başvuru yapılmasına hazır mıyız? Bir kişi eğer kendini dışarıda geliştirmişse... Niye sınavına başvuramasın... Sınavına diyorum... Madem ki sınav açılacak ve içerideki başvuracak, dışarıdaki niye başvuramasın. Diyorlar ki kamu içindeki hiyerarşi bozulmasın... Oysa görüyorum ki, bazen kamu içindeki birikim yeterli olmuyor ve dışarıdan yetişmiş birisine de ihtiyaç duyulabiliyor."

  • "İnsanların fikriyle zikri, ne zaman ki bir değişim kendilerine dokunuyor, değişebiliyor. Biz hükümete geldik, kendi atadığımız insanlar da biliyor ki artık müşavir olmayacaklar. Oysa... Geçmişte yeni birini daha müdür yapalım da o da müşavir olsun diye uğraşıldı. Biz, kendi atadığımız insanlara müşavirlik hakkı vermedik. Ama ne dediler, müşavirlik böyle mi kaldırılacak. Bunları unutamayız."
     

  • "Kamu reformu en geç Kasım gibi Meclis Genel Kurulu'na gelecektir. Yaz döneminde özellikle birkaç acil ihtiyacımız olan yasa vardır, bunların çalışması yapılacaktır. "

  • "Türkiye'de yeni dönemde nasıl bir düzenleme olacak henüz bilmiyoruz, Kıbrıs'tan sorumlu bir bakanlık mı olacak yoksa farklı mı bir düzenleme mi bunu göreceğiz. Tabii biz sosyal kalkınma için protokol çalışmamızı yapıyoruz, kendi projelerimiz üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Elbette Türkiye'nin de talepleri olacaktır. Ancak biz masaya oturduğumuz zaman kendi projelerimizle, kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda hazırlık yapıyoruz."

  • "Protokol görüşmelerine başlamıştık. Ancak araya seçim girdi. 2.5 ay kaybettik."

  • "İÇ SİYASET"
     

  • "Seçimleri partimiz içerisinde değerlendirmeye başladık. 6 ay önceki seçime göre kendi içimizde başarısız olmadığımız görüyoruz."

  • "Lefkoşa'da Mehmet Harmancı'yı destekleyerek, aslında, başşehrin örneğin Ulusal Birlik Partili bir adaya geçmesi önlenmiştir. Parti meclimizin kararını çok saygın buluyorum. Lefkoşa'da aday göstersek, elbette Belediye Meclisi'ne daha fazla arkadaşımız girecekti. Ancak bu riski yine de göze aldık."
     

Bu haber toplam 2097 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler