1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TÜM BUNLAR BİLEREK Mİ YAPILIYOR?
TÜM BUNLAR BİLEREK Mİ YAPILIYOR?

TÜM BUNLAR BİLEREK Mİ YAPILIYOR?

TC Başbakanlık Kıbrıs İşleri Müşavirliği bir rapor hazırladı. Mayıs ayında hazırlanan rapor, iki ülke arasında imzalanan programın ne kadar uygulandığı nerelerde eksik kaldığını ortaya koyuyor. Son zamanlarda buradaki devletin yapması gereken bütün çalı

A+A-

 

TC Başbakanlık Kıbrıs İşleri Müşavirliği bir rapor hazırladı.

Mayıs ayında hazırlanan rapor, iki ülke arasında imzalanan programın ne kadar uygulandığı nerelerde eksik kaldığını ortaya koyuyor.

Son zamanlarda buradaki devletin yapması gereken bütün çalışmalar, TC Yetkili kurumları tarafından yapılıyor. İstatistikler ve raporların neredeyse hiçbiri ne bir bakanlık ne de hükümetin yetkili bir kurumu tarafından hazırlanıyor.

Ancak Müşavirlik raporunda, özellikle elektrik konusunda devlet kurumu tariflerinde uygulanan 70 kuruşun 48’e indirilmesi gerekliliği üzerinde durulması, KIB-TEK’in bundan sonraki geleceği açısından şimdiden bir işaret fişeği özelliği taşıyor.

Neden?

Çünkü rapor, devlet kurumlarına uygulanan yüksek tarifeyle KIB-TEK’e gereksiz bir sübvansiyon uygulandığının altını çiziyor ve bakın ne diyor;

“…Devlet dairelerine verilen elektriğin kwh tutarı 48 kuruştan 70 kuruşa çıkartılmıştır. Hane halkına uygulanan elektrik kwh bedeli ile devlet dairelerine uygulanan kwh bedeli farklılaştırılmak suretiyle KIB-TEK'e sübvansiyon yapılmaktadır. Programa uygun olmayan bu uygulama yeniden gözden geçirilmelidir…”

Ve bu doğrultuda da Bakanlar Kurulu bir karar üreterek, gerekeni yapıyor.

Ne var ki, Bakanlar Kurulu’nun ürettiği karar, henüz hayata geçmiş değil .

Kıb-Tek Yönetim Kurulu, bu düzenlemeden doğacak açığın konut tarifelerine yansıtılması gerektiğini işaret etti ve bir zam talebinde bulundu.

Bu zam talebi hayata geçerse, son 1 yıl içinde %50’ye yakın bir zam bekliyor, toplumu.

Sürekli kesinti olurken, belli arıza dönemlerinde ciddi mağduriyetler yaşarken, dünyanın en pahalı elektriğini kullanmaya devam ediyoruz.

Peki ya bu zam olmazsa?

KIB-TEK’in zaten varolan açığının daha da büyüyeceği ve batış sürecinin hızlandırılacağı açık.

Devletin yapmadığı çalışmaları sendika yapıyor ve EL-SEN zam yapmadan KIB-TEK’in nasıl iyileştirileceğini ortaya koyuyor. Dahası, zam yapmak yerine tarifelerde %20 ile 30 dolaylarında bir indirimin mümkün olduğunu söylüyor.

Kıb-Tek’in sadece belediyelerden alacağının toplamı 17 milyon TL.

Hükümet BRTK dahil, devlet kurumlarının borçlarının ödenmesini teşvik etmek bir yana, bunu özellikle engelliyor.

Devlet dışında hatırlı kişilerden tahsilat yapılmasında sıkıntılar yaşanıyor.

Sayıştay’ın kurumla ilgili hazırladığı son rapor, AKSA ile olan anlaşmalardan doğan zararı da gözler önüne seriyor.

Buna göre AKSA ile yapılan alım garantili sözleşme nedeniyle Kıb-Tek daha düşük kapasiteyle çalıştığından, fazladan 26 bin ton yakıt harcıyor, bu da yıllık 9 milyon dolara yakın bir zarar demek.

EL-SEN Propaganda Sekreteri Tuluy Kalyoncu, bu rakamın bir santral kapasitesine eşdeğer olduğuna işaret ederek, “bu tasarrufla aslında KIB-TEK kendi eksiklerini giderebilir” diyor.

KIB-TEK şu anda devam eden finans sorunlarından dolayı yakıtı 8 aylık kredili alıyor. Bu da faizlerle birleşerek, kurumun AKSA’dan yaklaşık 70 dolara daha fazla yakıt alması anlamına geliyor.

Sırf bu fark bile 57 milyon TL’lik ek bir rakam çıkarıyor ortaya.

KIB-TEK’in yarısı kadar personel maaşı ödeyen AKSA, 7 kuruş daha pahalı enerji üretiyor.

Sendikanın hesaplamalarına göre, bu yıllık 49 milyon TL’lik bir kar getiriyor, şirkete.

Oysa yatırım kalemi göstererek vergi beyanından bulunmayan şirket, 2003’den 2011’e kadar 117 milyon TL zarar etmiş!.

Ama nedense şirket bu zarara rağmen hala göreve talip. Devlet de bu zarara rağmen, sözleşmeyi alım garantisiyle 2024’e kadar uzatmış durumda.

Şimdi KIB-TEK’in durumuna bakalım;

Kıb-Tek zarar ediyor.

Aslında bu tabloya bakıldığında zarar ettiriliyor.

Alacaklarını toplayamıyor, borç faizi ödüyor ve AKSA ile kendi aleyhine çalışmak durumunda kalıyor. Yatırım yapma kapasitesi eritiliyor.

Oysa sadece tahsilatta devlet alacakları konusunda bir adım atılsa Kıb-Tek’in yaşaması için önemli bir eşik atlanmış olacak.

Peki yılladır yapılmayan bu tahsilatın yapılacağını, AKSA ile aleyhte sözleşme koşullarının değiştirileceğini düşünüyor musunuz?

Hele bir de devlet tarifelerinde gidilecek indirimin de hayata geçeceği düşünülürse…

Hükümet kurultay öncesinde zam yapmak istemiyor. Bunda direnmesi, KIB-EK’in açığını büyütecek. Zam yapması KIB-TEK’i kurtarmayacağı gibi, vatandaşın alım gücünü ve ekonomiyi etkileyecek.

Ama KIB-TEK’in içinde sürüklendiği çıkmaz aşılmazsa, zarar eden kurumun özelleştirilmesinin ve üretiminin tamamının devredilmesinin çok uzak olmadığı ortada.

 İşte bu yüzden de sanki bir yerlerde özellikle, bilerek bir batış süreci yaşandığı hissine kapılmadan edemiyor insan.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 710 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler