1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Travma tiryakileri
Travma tiryakileri

Travma tiryakileri

“Travma, genel anlamda, bir kişinin maruz kaldığı ve psikolojik dengesini bozan bir olay olarak tanımlanabilir. Travma yaşayan birey, duygusal olarak derinden etkilenmektedir. Psikanalitik açıdan travma, entegre edilemeyen, özümsenemeyen ağır bir ol

A+A-

 

 

“Travma, genel anlamda, bir kişinin maruz kaldığı ve psikolojik dengesini bozan bir olay olarak tanımlanabilir. Travma yaşayan birey, duygusal olarak derinden etkilenmektedir. Psikanalitik açıdan travma, entegre edilemeyen, özümsenemeyen ağır bir olay anlamında kullanılmaktadır.
Travma, bireylerin psikolojik direnç ya da toparlanma (resilience) kapasitelerine göre kolay ya da zor başa çıkılan bir yara olarak yaşanmaktadır.”

***

Psikolojide aşağı yukarı hep böyle tanımlanmaktadır travma sözcüğü… Tabii travmanın sadece psikolojik açıdan değil, fizyolojik açıdan etkisi olanları da var. O yüzden de Ortopedi ve Travmotoloji gibi bir tıp birimi bulunuyor. Psikolojik anlamda tanımlamaya baktığımızda ‘bir’ olaydan söz edilir ve bu bir olaydan kurtulmak için de bireyin psikolojik direnç ve toparlanma kapasitesinin önemi büyüktür.

***

İyi, güzel de ya bu travmalar birden fazlaysa!.. Bizim ülkede hiç travma yaşamayan ya da  sadece bir travma yaşayan kaç kişi var ki! Yani travmalardan söz ederken herkesin yaşayabileceği travmalar vardır; aileden birilerinin veya çok yakın arkadaş, dostların ölümü zaten bir travmadır. Ama bu normal! travmaların dışında biz neredeyse her gün bir travma yaşıyoruz.

***

Doğası, havası, tarihi, insani ilişkileri ve Ada olmanın avantajlarının yanında bulunduğu coğrafi konum nedeniyle de tarihten bugüne hep önemli olduğundan bu Ada’da yaşayanlar bu durumun dezavantajını da sürekli yaşadılar ve yaşıyorlar. İşte bu yüzden de bizim travmalarımız birden çok fazla… Sürekli yaşıyoruz travmaları…

***

Ne diyor tanımda; “Psikanalitik açıdan travma, entegre edilemeyen, özümsenemeyen ağır bir olay…” Hayatımızda ne kadar entegre edemediğimiz veya edemeyeceğimiz ve ne kadar özümsemediğimiz veya özümseyemeyeceğimiz olayın olduğunu şöyle bir durup düşünürsek yaşadığımız travmaların sayısının en azından oldukça çok olduğunu söyleyebiliriz. Bu travmaları saymak mümkün olmaz herhalde!.. Peki böyle bir durumda toplum sağlığı ne kadar sağlamdır? Yani psikolojik durumuzun sağlıklı olduğunu söylemek doğru olur mu? Bunu söyleyebilen birileri çıkabilir mi? Bunu söyleyebilecek kişinin psikolojik durumu hakkında ‘normaldir’ demek doğru olabilir mi?

***

Öyle travmalar yaşamışız ki; Zaten böyle bir hükümet tarafından idare edilmeye çalışılmak bile başlı başına bir travma… 200 dönümlük arazinin Külliye için verilmesi, eko-turizm bölgesine petrol dolum tesisi izni verilmesi, neredeyse her gün zam gelirken, maaşlar erirken, alım gücü düşerken, mahkemeler alacak-verecek davalarıyla boğulurken Başbakan’ın ve Maliye Bakanı’nın “ekonomik gelişmeler iyi” demeleri zaten birer travma… 60’ları yaşayanların, ardından 74 savaşını yaşayanların yaşadıkları travmayı anlatmaya gerek yok.

***

74’ten sonra gelen giden çözüm planlarının boşa çıkması, bu çabaların boşa çıkarılması için iki taraflı verilen uğraşıların, ‘anlaştık’ açıklamasını bekleyen insanların ‘olmadı’ açıklamalarında yaşadıkları travmaları gençlerimiz bile yaşadılar, hatırlıyorlar.

***

Travmatik bir toplum olduk çıktık. Neredeyse sakin geçen bir günün ardından “bugün de hiçbir şey olmadı, çok sıkıcıydı” der duruma geldik. Travmaların tiryakisi olduk. Travma yaşamazsak anormal bir durum varmış gibi oluyoruz.

***

Esrarkeş gibi, alkolik gibi… Bir de travma tiryakileri doğdu. İyi ki böyle ‘sevgililer günü’ gibi günler var da travmaların arasında hoş saatler geçirilebilecek saatler, günler girmiş. Tabii bu da, bu günü değerlendirmesini bilenlere…  

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 860 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler