1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Trafikte acı tablo: Güvende değiliz
Trafikte acı tablo: Güvende değiliz

Trafikte acı tablo: Güvende değiliz

Trafik Kazalarını Önleme Derneği, “KKTC’de yol güvenliği bir günde bozulmadı, hep birlikte bozduk ve hepimiz de sorumluyuz”

A+A-

Trafik Kazalarını Önleme Derneği (TKÖD), trafiğin herkes memnun olsun diye gülücük dağıtılarak düzeltilemeyeceğini, yol güvenliğinin böyle sağlanamayacağını vurgulayarak trafikte dünya kurallarını uygulayacak niyet ve kararlılık gösterilmesini istedi.

“KKTC’de yol güvenliği bir günde bozulmadı, hep birlikte bozduk ve hepimiz de sorumluyuz” değerlendirmesinde bulunan TKÖD, yol güvenliğinin sağlanması için Avrupa Birliği ile KKTC hükümeti arasında on yıl önce başlatılan uyum çalışmaları çerçevesinde Mart 2015’te hazırlanan ancak yürürlüğe girişi iki kez ertelenerek Nisan 2020’ye kalan tüzüklerin önemini vurguladı.

Dernek, yol güvenliği için bu tüzüklerin uygulanmasını elzem olduğunu belirterek “Bu tüzükleri uygulamaya koymamak KKTC yol güvenliğine verilebilecek en üst düzey zarardır” yorumunda bulundu.

TKÖD Başkanı Mehmet Zeki Avcı, trafikle ilgili geniş değerlendirmelerinin yer aldığı yazılı bir açıklama yaptı.

Avcı, devlet ve hükümetlerin asli görevinin vatandaşlarının can ve mal güvenliğini koruyarak sağlıklı bir yaşam ortamı sağlamak olduğuna işaret ederek, ülkedeki trafik kazalarının herkesi olumsuz etkilediğini, son zamanlarda yol güvenliğinin adeta kalmadığını, altyapının, yolların yetersizliğinin toplum gündemine gelerek etken ve acil çözümler istendiğini kaydetti.

“Ülkemiz trafiği ve yol güvenliği bir günde bozulmadı. Bozulması yönündeki gelişmeler 2013’ten beri sistematik ve bilinçli olarak başlatıldı” diyen Avcı, kazaların önlenmesi ve yol güvenliği için Meclis, ilgili ve yetkililerin gerekli niyet ve kararlığını göstermediğini veya gösteremediğini belirtti.

“TEPKİ KOYMAYANLAR BOZULMA SÜRECİNE SESSİZ DESTEK VERDİ… TOPLUMSAL DEĞİL BİREYSEL DEĞERLER ÖN PLANDA TUTULDU”

TKÖD Başkanı Avcı, şöyle devam etti:

“Paydaşlar ön planda olumsuz olarak etken olmaya başladı, vatandaş da, tepki koymayarak yol güvenliğinin bozulma sürecine sessiz destek vermiş oldu.

Trafik konusunda da toplumsal değil, bireysel değerler ön planda tutulmuştur. Birçok kararlarının hayata geçirilmemesi/ geçirilmek istenmemesi/engellenmesi bu günkü durumu getirdi.

Tüm bunların sonucunda bugünkü acı tablo ile herkes yolda güvende olmadığı inancı ve gerçeğiyle karşı karşıya kaldı.”

Yol güvenliğinin bozulma sürecindeki ilk adımların Meclis’ten geldiğini savunan Avcı, 2006-2014 arasında sabit hız kameralarının kaydettiği ihlallerden gelen ceza paralarının sadece trafiğe harcandığını ancak 2014’te oy birliğiyle bu gelirlerin kullanımı konusunda “yol güvenliğine öncelik verilerek kullanılır” maddesi ilave edildiğini hatırlattı. Avcı, böylece paranın Maliye Bakanlığı’nın emir ve kullanımına verilerek Ulaştırma Bakanlığı’nın ciddi bir gelirinin elinden alındığını anlattı.

Mehmet Zeki Avcı, yolların bozulmasının bu yasa değişikliğiyle 2014’te başladığı görüşünü belirterek, 2013’teki ana yollarda 24 saat polis devriyesi kurulması kararının araç ve kamera alındığı ancak polis alınmadığı için hayata geçmediğini ifade etti. Avcı, “Polis devriyelerinin yollarda kendini hissettirmemesi, kurallara uymak istemeyenleri, alkolü, sürati sevenleri mutlu etti. Yollarda havada uçan arabalar çoğaldı. Kimse de ses çıkarmadı” dedi.

Araç muayene merkezlerine ağır vasıtalar için teknik aletlerin hiç alınmadığını ve gözle muayene yapıldığını belirten TKÖD Başkanı Avcı, salon araçlar için teknik aletlerin sadece Lefkoşa’da bulunduğunu, diğer merkezlerde olmadığını da kaydetti. Araç sahiplerinin aracının kolayca muayeneden geçmesini memnuniyetle karşıladığını, verdiği ücretin karşılığını sorgulamayarak ses çıkarmadığını belirten Avcı, 2006’daki kamyon ve otobüsler için takometre alımı kararının da yaşama geçmediğini bildirdi.

Ehliyet sınavlarıyla ilgili de eleştirilerde bulunan Avcı, şunları kaydetti:

“Küçük araçlarla sınava girip ertesi gün en büyük aracı kullanma hakkı kazanılmaktadır. Otobüs, yüklü kamyon ve tır kullanma ayrı bir bilgi ve beceri gerektirmektedir. Ama ehliyet veren de alan da memnundur.Ehliyet sınavları yazılıya çevirmedi, ilgili, yetkililer ve paydaşlar sözlü sınavların yazılıya dönmesine direnç gösterdi. Bakanlar Kurulu kararı ile ehliyet sınavında kullanılması emredilen ‘KKTC Karayolları Trafik Kuralları Kitabı’sınavda ve derslerde hiç kullanılmadı.”

TKÖD Başkanı Avcı, şoför okulları için müfredat oluşturulmadığını, ehliyet sınavlarında devlet denetimsiz basılan kitapçıkların kullanıldığını, sözlü sınavlarda başarı oranının yüzde 99’dan fazla olduğunu, bu sonucun hem sınavı geçenleri hem ailelerini mutlu ettiğini ancak vatandaşların bu kolaylığın sebebini hiç sorgulamadığını anlattı.

Yollarda tehlike oluşturan reklam tabelalarının her geçen gün yol kenarlarında arttığını ve görüşü engellediğini, çarpma haline kesin ölüm tehlikesi taşıdıklarını belirten Avcı, 2012’de yürürlüğe giren AB standartlarında düzenlenen emniyet kemeriyle ilgili kuralların da uygulatılmadığını gördüklerini ifade etti.

Avcı, “Çocuklarımız araç içinde ayakta ön koltuğun arasında durarak, önde annenin kucağında seyahat etmektedir. Anne, baba ve çocuk çok mutludurlar ama ilk yara alan çocuk olduğunu kimse konuşmamaktadır. Polis denetimlerinde de öncelik verilmediğinden dolayı herkes mutludur. Ama araç içi çocuk ölüm ve yaralanmaları hepimizi üzmektedir” ifadelerini kullandı.

Toplu taşımacılığın halen, ucuz ve seri olmadığını, tehlikeli otostopların sürdüğünü, taksi sisteminin daha çok turistler üzerine kurulduğunu ve pahalı olduğunu, halk tarafından tercih edilmediğini kaydeden Avcı, tüm bunların herkese bir araba sahibi olma yolunu gösterdiğini belirtti. Araba sahibi olanın da, araba satanın da, vergilerini alan hükümetlerin de bu sistemden memnun olduğunu savunan Avcı, sürücülere sağlık kontrollerinin yetersizliğini de eleştirdi.

SÜRÜCÜLERE SAĞLIK KONTROLÜ

“Avrupa’da kamyon ve otobüs sürücüleri 5 yılda bir sağlık kontrolünden geçirilirken bizde 60 yaşına gelince sağlık kontrolü istenmektedir” diyen Avcı, yine Avrupa’da salon araç sürücüleri 10 yılda bir sağlık kontrolünden geçirilirken KKTC’de ömür boyu böyle bir kontrol istenmediğini ve ciddi sağlık sorunları olanların bile ehliyetlerinin sorgulanmadan uzatıldığını kaydetti.

“SİGORTA SİSTEMİ KAZALARI ÖNLEMEYE YÖNELİK ÇALIŞMIYOR”

Mehmet Avcı açıklamasında, araç sigorta sistemiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu ve “Araç sigorta sistemi kazaları önlemeye yönelik çalışmamaktadır. Kaza ve masraflarının artmasına göre primleri yükseltme konusunda Hükümetlerle uyum içerisindedirler. Kolay sigorta yaptırmak sigorta yapanı da yaptıranı da memnun etmektedir” saptaması yaptı.

Sürücülere uyuşturucu testi için on yıl önce Trafik ve Ulaştırma Hizmetleri Komisyonu’nda alınan ancak uygulanmayan kararın bu yıl uygulanması için Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın cesurca çalıştığını kaydeden Avcı, diğer sorunlarla ilgili de özetle şunları belirtti:

“Yol güvenliğini doğrudan olumsuz etkileyen, insan hayatını tehlikeye atan birçok faktör de bilinerek, paydaşları memnun etmek adına yapılmaktadır.

Kaçak tali yolların kapatılması genellikle hep ötelenmiştir.

Virajlar üzerine araç giriş - çıkışları verilmektedir. Virajlar üzerinde işyeri açma izinleri verilmektedir.

Yol çizgileri hükümetler ve belediyeler tarafından her geçen gün daha da ihmal edilmektedir.”

AB UYUMLU TÜZÜKLER

Avcı, KKTC’de yol güvenliğinin sağlanması için hükümetin onayıyla on yıl önce başlatılan AB uyum çalışmaları çerçevesinde Mat 2015’te hazırlanan “Sürüş Eğitim İzni ve Sürüş Ehliyetleri Sağlık Tüzüğü; Ehliyet, Sınav ve Sürüş Ehliyet Müfettişleri ile ilgili Usul ve Kurallar Tüzüğü; Şoför Okulları ve Eğitmenleri ile İlgili Esas ve Kıstasları Düzenleme Tüzüğü; 1974 Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Tüzüğü”nün Mayıs 2017’de Bakanlar Kurulu’ndan Mayıs 2019’da yürürlüğe girme şartıyla geçtiğini ancak çalışmalar tamamlanamadığı gerekçesiyle önce Ocak 2020’ye sonra Nisan 2020’ye ertelendiğini belirterek bu durumu eleştirdi.

Bu tüzüklerin uygulanmasının yol güvenliği için elzem olduğunu vurgulayan TKÖD Başkanı Avcı, sıraladığı keyfi, herkesi memnun eden ancak herkese zarar veren uygulamaların bu tüzükler sayesinde sona ereceğini ve trafiği güvenli hale getireceğini anlattı.

“TÜZÜKLERİ UYGULAMAYA KOYMAMAK YOL GÜVENLİĞİNE VERİLEBİLECEK EN ÜST DÜZEY ZARARDIR”

“Bu tüzükleri uygulamaya koymamak KKTC yol güvenliğine verilebilecek en üst düzey zarardır” diyen Avcı, tüzüklerin “siyasi gülücük dağıtma ve paydaş baskısı etkileri ile gündemden kaçırıldığını” savundu. Avcı, son dönemde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın kararlı çalışmaları neticesi,tüzüklerin Nisan 2020’de uygulamaya girdiğini görme dileğinde bulundu.

Avcı, Sağlık Tüzüğü’nün uygulamasında Sağlık Bakanlığı’nın devrede olması ve üzerine düşeni yapması gerektiğini kaydetti.

OLUMLU BEKLENTİLER

Yol güvenliğinde son zamanlarda yaşanan gerilemenin herkes tarafından görülüp hissedildiğini belirten TKÖD Başkanı Avcı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın kararlı çalışmalarıyla AB uyumlu tüzüklerin nisanda yürürlüğe girmesi beklentisinin, ehliyet sınavının bilgisayarlı ve yazılı olmasının, “KKTC Karayolları Trafik Kuralları Kitabı”nın yeni baskısının hazırlanmasının, yollardaki eksikliklerin giderilmeye çalışılmasının, tehlikeli sürücülerin ehliyetlerinin Mukayyitlik tarafından anında iptal edilmesinin, Trafik ve Ulaştırma Hizmetleri Komisyonu’nun son yıllarda düzenli toplanması, araç plakalarının standart hale getirilmesi, araç muayenelerinin özelleştirilerek dünya standardında yapılması çalışmalarının başlatılmasının, polis devriyelerinin yollarda görülmeye başlamasının yol güvenliği yapılanması için olumlu beklentiler olduğunu vurguladı.

Bu haber toplam 1162 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler