1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Torundan dedeye “kayıp” şiiri…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Torundan dedeye “kayıp” şiiri…

A+A-

 

Geçtiğimiz hafta İsveçli bir okurumuzun bize göndermiş olduğu “kayıp” Halil Ziya Desteban’ın öldürüldüğü gün Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne bağlı İsveç Kontenjanı’ndan sivil polislerin 52 yıl önce çekmiş olduğu fotoğraflar ve tuttukları notları yayımlamıştık… Bu yayınımız geniş yankı yarattı… Konuyla ilgili olarak Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerine de bir mektup yazarak onlara da bu resimleri ve notları gönderdik…

“Kayıp” Halil Ziya Desteban’ın torunu Bedia Balses, bir süre önce bize dedesi için kaleme almış olduğu bir şiir göndermişti. Balses bize göndermiş olduğu notta şöyle demişti:
“Güzel insan Sevgül Uludağ... Toprağımın cesur ve güzel yürekli kadını. Şiirlerimi kitaplaştırmaya hazırlandığım bu günlerde bir tanesini hazırlarken sizi anımsadım. Kayıp dedem Desdeban Halil'in öyküsünü yazmıştınız, henüz bulunmadı yeri... O yazınızın ardından yazmıştım  bu şiiri. Kayıp otobüs de karışmıştı duygularıma. Sevgiyle kalın.
Bedia Balses”

Bedia Balses’in “kayıp” dedesi için kaleme aldığı şiiri bu vesileyle bugün bu sayfalardan paylaşıyoruz…


KAYIP

Söz bitti
Kuruldu soframıza jan-janlı umutlar
Kırık tabak ortada
Kurtlu bakla  sofrada
Gübrelenen adada
Yeni bir soy-suzluk kapıda

Kıbrıslılar
Kayıp bir otobüse binip gittiler
Dimilliler, Şöför Ahmetler
Ve bir uğursuz günde
Kayboldu Desteban Halil
Menevi ovalarındaki şinyalar
Gördüler ama diyemediler

O gün bugündür
Bilinmez bir hikayenin
Torunları olarak
Taktık madalyaları
Ve kayıp bir gelecek teslim aldık
Miras olarak dedemizden

Bedia Balses

-------------------------------------------------------------

***  “Kayıp” Halil Ziya Desteban’ın oğlu Hasan Halil’in mezarı da “kayıp”…

Geride gözü yaşlı bir eş ve altı aylık bir bebek bırakmıştı…

1974’te Larnaka’da Kıbrıslırumlar tarafından tutuklandıktan sonra hastalanan ve Larnaka’da Kıbrıslırum Hastanesi’ne kaldırıldıktan sonra burada ölen veya öldürüldüğü sanılan “kayıp” Halil Ziya Desteban’ın oğlu Hasan Halil’in mezarı da “kayıp”.

Larnaka Kıbrıslırum Hastanesi’ne esirken yatırılan ve bağırsak düğümlenmesi olduğu sanılan ancak gerekli tedavisinin tam olarak yapılmadığı tahmin edilen Hasan Halil, burada vefat ettikten sonra, Kıbrıslırum askerler eşliğinde Larnaka Kıbrıslıtürk mezarlığında bir noktaya defnedilmiş, ailesi de bu konuda bilgilendirilmemişti.
Hasan Halil, mücahitken diğer mücahitlerle birlikte bazı Kıbrıslırum askerler tarafından tutuklanmış ve bir süre esir tutulmuştu. Esir tutulduğu esnada hastalanarak hastaneye kaldırılmıştı.

Hastanedeki tek “kuşkulu ölüm” Hasan Halil’in ölümü değildi – Hasan Halil’in sevgili kızkardeşi Nurten Öztürk’ün anlattığına göre birkaç Kıbrıslıtürk daha hastanede kuşkulu biçimde ölünce, konu dönemin lideri Rauf Denktaş tarafından Birleşmiş Milletler nezdinde gündeme getirilmiş ve BM askerleri, kalan hastaları Larnaka Kıbrıslırum hastanesinden alarak Larnaka’nın Kıbrıslıtürk kesimine götürmüşlerdi.

Nurten Öztürk, o günlerde kardeşleri Hasan Halil’in mezarını bulmak için çok uğraştıklarını, tahmin edilen noktanın Larnaka Kıbrıslıtürk mezarlığının hemen girişinde sol tarafta olabileceğini anlattı. Nurten Hanım  Hasan Halil’in ve buraya defnedilmiş, hastanede ölmüş birkaç kişinin daha mezarlarının yaptırılmadığını, buna fırsat bulunamadan ailelerin güneyden kuzeye göç etmeleri nedeniyle yerin belirsizleştiğini anlattı.

Hasan Halil, 1974’te vefat ettiği zaman Nermin Hanım’la henüz birbuçuk yıldır evliydi… Hasan Halil, 1974’te vefat ettiğinde geride sevgili eşi Nermin Hasan Tokel’i ve altı aylık kızı Senar Tokel’i bırakmıştı. Hasan Halil’in eşi Nermin Hasan Tokel, barikatlar henüz açılmadan 2003 yılında vefat etmişti. Şimdi kızı Senar Tokel, hem dedesi “kayıp” Halil Ziya Desteban’ın, hem de sevgili babacığı Hasan Halil’in mezarlarının bulunmasını istiyor.

Bu konuda bilgisi olan okurlarımıza çağrımızdır: İsimli veya isimsiz olarak bizi 0542 853 8436 numaralı telefondan arayın ve lütfen bildiklerinizi paylaşın. Bu çok acılı aileye bir nebzecik de olsa yardımcı olmaya çalışalım lütfen…

 

 

Bu yazı toplam 1245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar