1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Toparlanmak
Toparlanmak

Toparlanmak

Çok da “anlamadan” yazmayım demiştim, “Toparlanıyoruz” grubunu ya da hareketini!.. Ancak, devletin “tepesine” dair bir mesele haline gelince de, yazmak şart oldu!.. *** Böylesi “gruplar” oluşması,

A+A-

 

 

 

 

Çok da “anlamadan” yazmayım demiştim,  “Toparlanıyoruz” grubunu ya da hareketini!..

Ancak, devletin “tepesine” dair bir mesele haline gelince de, yazmak şart oldu!..

 

***

 

Böylesi “gruplar” oluşması, çok olumlu...

İnsanlar ‘fikir’ üretmek için bir araya geliyorsa...

Geleceğe dair arayışları varsa...

Söylenmek, didişmek ya da “kayıtsız” kalmak yerine kafa yoruyorlarsa...

Umutlanmak gerekiyor...

Hele de pek çoğu “siyasete” temkinli bireylerse...Uzak dursalar da, siyaseti yaşamlarının her alanında hissediyorlarsa sonuçta, artık “sahaya inmeleri” sevindirici.

Eğer yanlış okumamışsam, bu “toparlanma”, siyasetin “sağ” yanına dair bir ağırlık içeriyor.

İlk önerinin “KKTC’ye milli marş”  olmasından öyle çıkarıyorum en azından.

Doğrusu, “başlangıç noktası” beni heyecanlandırmasa da, yine de önemli.

Niye?

Çünkü siyasetin “sağ” yanında fikir, proje ve entelektüel üretim anlamında bir kabızlık vardı, yıllardır...

 

***

 

Böylesi hareketlerden bir “seçim başarısı” ya da “sandık sonucu” beklemek, en azından kısa vadede hayalcilik olur.

Çünkü siyasetin “partisel” boyutu çok daha farklıdır, ayrı bir disiplindir.

Bu nedenle de tartışma kültürümüze getireceği demokratik zenginlik ve fikirsel üretim, alternatif arayışlar, siyasete yeni katılımlar anlamında önemsiyorum...

Bir heyecan yarattığı da kesin...

Söylenenler ne kadar “pratiğe” yansır, tahmin yürütmek henüz çok erken...

Kimi denemelerde gördük ki, böylesi hareketlerde yol alındıkça “beklentiler” farklılaşıyor, “hesaplar” değişiyor, “kişisel” hedefler öne çıkıyor, hele de arada “egolar” kabarırsa, birileri “makam” sahibi oluyor, birileri de “sahi biz niçin bu yola çıkmıştık” diye sorguluyor.

Bunu, “yine böyle olacak” anlamında yazmıyorum...

Onca yıllık gazetecilik geçmişimdeki tanıklığımı aktarıyorum sadece...

 

***

 

Meselenin “Özel Temsilci Kudret Özersay” boyutu, ayrı bir tartışmadır.

Doğrusu, Özersay eğer böylesi bir harekete “liderlik” edecekse -ki ediyor- , tariflediği “sorunların” bir parçası nasıl olacak ki?

Etik olan “Cumhurbaşkanlığı”na ait sıfatlardan, yetkilerden, sorumluluklardan ve avantajlardan arınmasıdır.

En basitiyle, “Birleşik Kıbrıs” için bir masaya oturmak... Bir diğer masada “KKTC’ye marş” konuşmak, çok “tutarlı” olmayacaktır...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1262 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler