1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TOPALOĞLU'NUN HAMLESİ GALİBİYETİ GETİRDİ
TOPALOĞLUNUN HAMLESİ GALİBİYETİ GETİRDİ

TOPALOĞLU'NUN HAMLESİ GALİBİYETİ GETİRDİ

Hafta içerisinde Hasan Topaloğlu ile anlaşan Göçmenköy, geç de olsa ligde kalma kararı almışa benziyor. Daha önceki maçlarına göz attığımızda, lige havlu atmış, Süper Lig bize göre değil dercesine bir anlayış içerisindeydiler. Dünkü maç belli ki kararlar

A+A-

 

 

 

Hafta içerisinde Hasan Topaloğlu ile anlaşan Göçmenköy, geç de olsa ligde kalma kararı almışa benziyor. Daha önceki maçlarına göz attığımızda, lige havlu atmış, Süper Lig bize göre değil dercesine bir anlayış içerisindeydiler.

Dünkü maç belli ki kararlarının değişmiş olduğunun bir kanıtıydı. Yönetimden tutun da, teknik heyet, futbolcular ve en önemlisi tarafla birlikte toparlanmışlar ve ligde kalmak için hep birlikte karar vermişler.

Süper Lig’de oynamanın ve tutunmanın bedeli elbette ki ağırdır. Ekonomik açıdan zorluk çeken kulüplerin ligde tutunması çok zordur. Futbolcu maaşlarıdır, yabancı oyuncuların giderleridir, doktor paralarıdır, teknik heyetin masraflarıdır, kamplardır, transfer giderleridir vs. bütün bunlar geliri olmayan kulüpler için büyük külfettir. O nedenle Süper Lig’de tutunmak çok zordur.

Göçmenköy, dünkü önemli karşılaşmada yabancısız oynadı. Kabore’nin cezalı olması işlerini zorlaştıracak diye düşünülürken, futbolcuların inancı ve arzuları oyunu kazanmalarına yetmiştir. Belki ilk gol tamamen hakemin hediyesiydi ama ortaya konan oyun ve atılan diğer goller, hem teknik adamın öngörüsüydü ve hem de toparlanan bir kulübün futbolcularının inançlarıydı.

22 hafta penaltı atamayan bir takıma bu kadar ucuz bir penaltı verilmesi bana göre komediydi. Son maçlar yaklaşırken, hakemlerin hata yüzdesi de artmaya başladı. Dünkü maçta hakem çok tartışılacak kararlar verdi. Çağın’ın ikinci sarıdan atılması da yanlış bir karardı. Bu gibi kararlar futbolcuların sinir katsayısını artırır ve sonuç olarak da daha fazla ceza yemelerine neden olur.

Göçmenköy karşılaşmaya inançlı başladı. Özellikle rüzgarı arkasına alarak oyuna başlaması ve ilk yarıda üç gol bulması, ikinci devrede işini kolaylaştırdı. İkinci devrede TOL daha baskılı oynamasına ve Göçmenköy’ün dokuz kişi kalmasına rağmen bundan yararlanamadı, aksine Sesay’ın da kırmızı kartla oyundan atılması ile hem rüzgar, hem de sayısal avantajını kaybetmiş oldu.

Maçın en önemli hareketi, Mehmet Baykent’in savunmadan alınıp forvete gönderilmesiydi. Rüzgar dolayısı ile rakibinin üzerine gelememesinden yararlanan Topaloğlu, güçlü fiziğe sahip Mehmet’i öne çıkardı ve oyunun kaderini değiştirdi. İki gol atan Mehmet hem takımını rahatlattı, hem de antrenörünün verdiği görevi yerine getirmiş oldu.

İşte oyuna müdahale bu olmalı. Topaloğlu bu hamlesi ile hem oyunu kazandı, hem de bir teknik adamın hangi hallerde oyuna müdahale etmesi gerektiğini gösterdi. Bu önemli maçı kazanan futbolculardır belki ama çalıştırıcısının öngörüsünün de hakkını vermek lazım.

Haftayı önemli üç puanla kapatan Göçmenköy, moral açısından da önemli kazanım elde etmiştir. Rakiplerinin puan kaybetmesi, haftayı karlı kapatan takımlar arasına girmesine neden oldu. Puana çok ihtiyacı olduğu bu noktada, elde edilen galibiyet, haftaya Bağcıl deplasmanı için de önemli bir moral olmuştur.

Göçmenköy’ün galibiyeti yanında, maçın hakeminin kararları da haftaya damgasını vuracaktır. Hakem cesur olmalı, ancak doğru kararlar vermelidir. Cesur olmakla doğru karar vermek farklı şeylerdir. Cesur ve yürekli olacaksınız, bunun yanında doğru karar vereceksiniz. Doksan dakika boyunca her iki kulüp de hakem kararlarına itiraz ediyorsa, verilen karalarda bir sorun var demektir. Maalesef hakemlerimiz kusura bakmasınlar her maçta kendilerinde önemli şikayetler olmaya başladı. Ancak görüyorum ki, bu şikayetler onların yönetiminde hiçbir değişikliğe neden olmuyor. Herkes bildiğini yapıyor, maçı izleyenlerin de sinir katsayıları artmaya devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 892 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler